Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/26346 E. 2017/17905 K. 09.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/26346
KARAR NO : 2017/17905
KARAR TARİHİ : 09.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette kategori geliştirme uzmanı olarak çalışmakta iken 28/01/2015 tarihinde fesih edildiğini, fesih sebebi olarak ahlak ve iyi niyet kurallarına uyulmaması gösterildiğini, davacının kullandığı yemek fişlerinin arkasında ne zaman ve kiminle yemek yediğinin yazdığını, günlük olarak 75,00 TL. yemek fişi harcama yetkisi bulunduğunu, işin acil olduğu bazı durumlarda yemek fişinin ne zaman ve kiminle yenildiğini hususlarının anında yazılmayıp sonradan yazıldığının olduğunu, bu sonradan yazımlarda isim hatalarının da yapılabildiğini, bu durumun aynı durumdaki bütün personel için geçerli olduğunu, davalı şirketin bu isim hatalarının zaman zaman olduğunu bilmesine rağmen sadece son bir aylık durumu baz alarak ve uyarı, ikaz yapmadan savunma alınmadan iş akdini sona erdirdiğini iddia ederek; feshin geçersizliğine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirkette son olarak genel müdürlük Taze Gıda satın alma uzmanı olarak çalıştığını, davacının iş akdinin genel gider harcamalarında usulsüzlük yaptığının tespiti üzerine haklı nedenle feshedildiğini, davacının söz konusu fiili neticesinde haksız menfaat sağladığı ve davalı şirketin güvenini kötüye kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Dairemiz’in 2015/31301 Esas, 2016/11767 Karar sayılı “ Davanın 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığına dair” bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı taraf feshe ilişkin olarak …’da 51,50 TL. ve 38,25 TL.lik, …’da 35,00 TL.lik, ….’da ise 49,00 TL.lik yiyecek miktarlarını gerçeği yansıtmadığından bahisle fesih sebebi yaptığı, davacının ise bu hatalarla ilgili olarak zaman içinde acil hallerde yazım işinin ihmal edilmesi nedeniyle sonradan yazılma durumlarında hatalar olabildiğini, esasen hiç bir isim yazmanın dahi gerek olmadığını, günlük toplam 75,00 TL.lik yemek hakkı bulunduğunu belirtip, davalı tarafında bu savunmayı doğrular şekilde ancak 75,00 TL.lik harcamanın bir öğünde değil 3 öğünde yapılabileceğinin kabulü karşısında, dosya bir bütün olarak incelendiğinde işi gereği bir çok yerde benzer uygulamalarla yiyecek fişi sunduğu anlaşılan 7 yıldır aynı yerde çalışan, var ise önceki hataları fesih sebebi yapılmayan davacının fesih bildiriminin gösterilen hatalarının açık bir kasta dayalı olduğu hususu kanıtlanmaksızın fesih sebebi gösterilmesinin esasen iş veren lehine haklı yada geçerli bir neden oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Sadakat borcu, bir başkasının menfaatini koruma ve buna zarar verecek davranışlardan kaçınma borcudur (TBK. Mad. 396/1). İş sözleşmesini diğer sözleşmelerden farklı kılan taraflar arasındaki bağımlılık ilişkisi nedeni ile sadakatin varlığıdır. Sadakat bağı işveren işçiyi gözetme, işçiye ise işverenin menfaatlerini koruma, zarar verebilecek her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğü yükler.
İşçinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir.
İşçinin iş sözleşmesini ihlal edip etmediğinin tespitinde, sadece asli edim yükümlülükleri değil; kanundan veya dürüstlük kuralından doğan yan edim yükümlülükleri ile yan yükümlerin de dikkate alınması gerekir. Sadakat yükümü, sözleşmenin taraflarına sözleşme ilişkisinden doğan borçların ifasında, karşı tarafın şahsına, mülkiyetine ve hukuken korunan diğer varlıklarına zarar vermeme, keza sözleşme ilişkisinin kapsamı dışında sözleşme ile güdülen amacı tehlikeye sokacak özellikle karşılıklı duyulan güveni sarsacak her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğünü yüklemektedir.
İşçinin iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlu olarak ihlal ettiğini işveren ispat etmekle yükümlüdür.
Yan yükümlere itaat borcu, günümüzde dürüstlük kuralından çıkarılmaktadır. Buna göre, iş görme edimi dürüstlük kuralının gerektirdiği şekilde ifa edilmelidir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar (Dairemizin 28.04.2008 gün ve 2007/34009 Esas, 2008/10347 Karar sayılı ilamı).
Dosya içeriğine göre; davacının davalı şirketin genel müdürlüğünde taze gıda uzmanı olarak görev yaptığı, görevi gereği seyahatlere çıkarak davalı şirket müşterileri ile görüşmeler yaptığı, müşteriler için yaptığı yiyecek- içecek ödemelerini davalı şirkete gider olarak bildirdiği, aynı zamanda davacı işçinin günlük 75,00 TL.lik yemek hakkı olduğu tespit edilmiştir. 28.01.2015 tarihli etik araştırma raporu, yemek fişleri ve diğer belgelerden davacının günlük 75,00 TL.lik yemek hakkı olmasına rağmen, müşterileri için yapmadığı harcamaları onlar için yapmış gibi fiş düzenlettirdiği anlaşılmaktadır. Davacının bu davranışları sadakat borcunun açık ihlali olup, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranıştır. Doğruluk ve bağlılığa uyamayan, güveni kötüye kullanan ve sadakat borcunu ihlal eden davacının iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayanmaktadır. Davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasası’nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 150,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile 09.11.2017 tarihinde karar verildi.