Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/26999 E. 2020/19318 K. 21.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/26999
KARAR NO : 2020/19318
KARAR TARİHİ : 21.12.2020

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : …. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalı işyerinde 20/09/2004- 05/06/2015 tarihleri arasında aylık 1.400,00 TL net ücret ile makine operatörü olarak çalıştığını, fazla mesai ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, sigorta kaydının geç yapıldığını, ücretinin SGK ya düşük ücret üzerinden bildirildiğini, iş aktinin bu nedenle davacı tarafından haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek; kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve ödenmeyen ücret alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının davalı işyerinde 28/01/2005-08/06/2015 tarihleri arasında en son asgari geçim indirimi dahil 1.023,52 TL net ücret ile çalıştığını, tüm ücretlerinin banka hesabına yatırıldığını, davalı işyerinde üç vardiya halinde haftada 6 gün çalışıldığını, fazla çalışma yapıldığında bordrolarda tahakkuk ettirilerek ödendiğini, davacının genel tatil alacağı iddiasının asılsız olduğunu, iş aktinin 06-08-09/06/2015 tarihlerinde izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmemesi sebebi ile haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının ödenmeyen ücret alacakları nedeniyle iş akdini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının, hafta tatili ücreti hesabındaki hata dışında, usul ve esasa uygun olduğu, davalı vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf başvurusunun kabulü ile bu yanlışlığın düzeltilmesi için yargılama yapılmasına ve duruşma açılmasına gerek olmadığından resen yapılan hesaplama hükme esas alınarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; … 8. İş Mahkemesi 23/12/2016 tarih ve 2015/324 E–2016/573 K sayılı kararın KALDIRILMASINA karar verilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmuştur.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Hafta tatili ücretinin hesabı yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin, hafta tatili ücretinin hesaplanmasında hata olduğu gerekçesiyle, hafta tatili ücretini sadece 01.03.2014 tarihine kadar hesaplaması yerinde ise de; hesaplamada son dönem olan 01.01.2014–28.02.2014 tarihleri arasında 4 hafta tatili gününün hesaplanması gerekirken, 12 hafta tatil gününün hesaplanması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür ve “alacağın dava edilebilme özelliği”ni ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu da incelemesi mümkün değildir.
Kısmi davada ise zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder. Ancak kısmi davadaki miktar, kısmi davanın açıldığı dava tarihine göre geriye doğru belirlenen zamanaşımı süresini kapsar. Bakiye alacak talep edildiği tarihe göre, geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalıyor ise zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir. Kısaca kısmi davadaki alacak miktarı belirlendiği tarihten itibaren öncelikle ileriye doğru gerçekleşen alacak için mahsup edilmeli, bakiye alacak ise ondan sonraki süreyi kapsamalıdır. İlk kısmi davada belirlenen alacak mahsup edildikten sonra bakiyenin talep edildiği tarihten geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalan alacak, alacaklı lehine hüküm altına alınmalıdır.
Dosya içeriğine göre kısmi olarak açılan davada davacı vekili bilirkişi hesap raporundan sonra ıslah sureti ile alacakları arttırmış ve davalı vekili ise süresinde, ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Hüküm altına alınan hafta tatili ücreti alacağının kısmi olarak istenen miktar dışlandığında kalan kısmında ıslah tarihine göre geriye beş yıllık süre dikkate alındığında bu süre dışında kalan miktarların zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Mahkemece ıslaha karşı zamanaşımı itirazı dikkate alınmadan ve bu konuda ek rapor alınmadan hafta tatili ücreti talebinin hüküm altına alınması hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.