Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/27179 E. 2018/13725 K. 25.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/27179
KARAR NO : 2018/13725
KARAR TARİHİ : 25.06.2018

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 2. İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı banka bünyesinde Finansbank … … Şubesinde 06/11/2012 tarihinden 27/01/2017 tarihine kadar aralıksız çalıştığını,davalı banka bünyesindeki çalışması,iş akdinin fesih tarihi olan 27/01/2017 tarihine kadar sürekli ve başarılı bir çizgide devam ettiğini,davacının bu süre boyunca, QNB Finansbank … Şubesi Kitle Bankacılığı müşteri ilişkisi yöneticisi olarak çalıştığını,iş akdinin feshinin davacıya 27/01/2017 tarihinde işten çıkarma tutanağının imzalatılması yolu ile yapıldığını iddia ederek; davacının iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespitine, davacının işe iadesine, boşta geçen sürelere ilişkin olarak 4 aylık bürüt maaşı ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin ve işe iadesinin gerçekleşmemesi halinde 8 aylık brüt maaşı tutarında tazminatın davacıya ödenmesi gerektiğinin tespite karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacıya 19.12.2016 – 23.12.2016 -02.01.2017 -06.01.2017 – 11.01.2017- 17.01.2017 tarihleri için davacıya yazılı olarak verilen hedefleri yerine getirmediği savunmasının yeterli görülmediği ve ayrıca sarf ettiği “bu durumdan dolayı zarar görürsem ben yapacağımı biliyorum, ben bu olayı bölge müdürüne ileteceğim, herkese yayacağım, sizi Allaha havale ediyorum” şeklindeki sözleri nedeniyle İş Kanunu’nun 25/II maddesinin h ve e bentleri gereğince haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davacının iş akdinin davalının performans değerlendirilmesine ve söylenen sözlere dayanarak iş akdini haklı sebeple feshettiğini belirtmiş ise de; öncelikle davacı tarafından sarf edilen sözlerin herhangi bir şekilde hakaret içermediği sadece bir olay sebebiyle şikayet hakkını kullanacağını belirtir serzeniş içeren beyan niteliğinde olduğu ve ayrıca davalı işveren tarafından soyut içerikli hedeflerin tam olarak belirlenmediği ve sadece üç haftalık performans değerlendirmesiyle işçi çıkartılmasının olağan hayat koşulları ve davalı işyerinin banka olması gözetildiğinde davalı taraf için geçerli fesih sebebi oluşturulmayacağı, 3 haftalık performans düşüklüğü olduğu kabul edilse dahi fesih son çare ilkesi gereğince davacının başka bir pozisyonda değerlendirilme olasılığı hiç gözetilmeden direk iş akdinin feshedilmesi de davalı tarafça yapılan feshi geçersiz kıldığı “gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf başvurusunda; fesih haklı nedene dayandığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, davacının iş akdinin 27/01/2017 tarihli fesih ihbarnamesi ile 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesinin h ve e bendi gereğince feshedildiği, fesih ihbarnamesinde ileri sürülen “Buna ek olarak şube müdürünüzün savunmayı tebliğ etmesi sırasında, kendisine, diğer personelinde duyacağı şekilde, bu durumdan dolayı zarar görürsem ben yapacağımı biliyorum, bu olayı bölge müdürüne ileteceği, herkese yazacağım, sizi Allah’a havale ediyorum şeklinde sözler ilettiğiniz 24/01/2017 tarihli tutanak ile tarafımıza iletilmiştir.” iddiası yönünden davacının savunmasının alınmadığı ve davacının iş bu sözlerinin 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesindeki h ve e bentlerindeki haklı fesih sebebini oluşturmadığı,ayrıca davalı işyerinde objektif bir performans değerlendirme sisteminin bulunmadığı, yapılan değerlendirmenin ölçülebilir nitelikte olmadığı, davacının şahsından kaynaklanmayan dış etkenlere bağlı veriler performans değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, feshin geçerli nedene dayandığının davalı işverence kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G) Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.
Kanunun 243. maddesinin 1. fıkrasına göre “ Tanık davetiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. Şu kadar ki, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir.”
Somut uyuşmazlıkta davacının iş akdi 27.01.2017 tarihli fesih bildirimi ile 19.12.2016 – 23.12.2016 -02.01.2017 -06.01.2017 – 11.01.2017- 17.01.2017 tarihleri için davacıya yazılı olarak verilen hedefleri yerine getirmediği ve savunma yazısını tebliği sırasında “bu durumdan dolayı zarar görürsem ben yapacağımı biliyorum, ben bu olayı bölge müdürüne ileteceğim, herkese yayacağım, sizi Allaha havale ediyorum” şeklindeki sözler sarf etmesi nedeniyle İş Kanunu’nun 25/II maddesinin h ve e bentleri gereğince haklı nedenle feshedildiği ve işten ayrılış bildirgesinde de ‘’kod 29 İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih’’ bildirilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacı tarafından sarf edilen sözlerin herhangi bir şekilde hakaret içermediği sadece bir olay sebebiyle şikayet hakkını kullanacağını belirtir serzeniş içeren beyan niteliğinde olduğu ve ayrıca davalı işveren tarafından soyut içerikli hedeflerin tam olarak belirlenmediği ve sadece üç haftalık performans değerlendirmesiyle işçi çıkartılmasının olağan hayat koşulları ve davalı işyerinin banka olması gözetildiğinde davalı taraf için geçerli fesih sebebi oluşturulmayacağı gerekçesiyle feshin geçersiz olduğu kabul edilmişse de davacının iş akdi yazılı fesih yazısındaki sözleri nedeniyle haklı nedenle denilerek feshedilmiş olup bu hususun istinaf talebi yapılması sonrasında bölge adliye mahkemesince istinaf talebinin yukarıda yazılı gerekçeyle reddi yerinde değildir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davalı tarafın cevap dilekçesinde tanık deliline dayandığını bildirdiği halde davalıya tanık listesini sunması için süre verilmediği ve tanıklarının dinlenmediği anlaşılmaktadır. Davalıya tanık listesini sunması için süre verilmesine , davalı tanıklarının HMK’nun 240/3. maddesi uyarınca davetiye tebliğine ve davetiye tebliğine rağmen hazır bulunmadıkları taktirde HMK’nın 245. maddesi uyarınca zorla getirmeye yönelik usuli işlemlerin yerine getirilmesine karar verilmesi gerekirken bu usule riayet edilmeden ve davalı tanıkları dinlenmeden yargılamanın bitirilip sonuçlandırılması hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olup bozmayı gerektirmiştir.
H) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.