Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/4717 E. 2017/8455 K. 11.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4717
KARAR NO : 2017/8455
KARAR TARİHİ : 11.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, iş aktinin davalı tarafından haksız feshedildiğini, davacının çalışma süresi boyunca 07:15-17:30 saatleri arasında günde 10 saat, otelin gala günlerinde ise günde 12 saat fazla çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının istifa ettiğini, imzalı bordrolardan anlaşılacağı üzere davacının fazla çalışma alacağı olmadığını, yaptığı fazla çalışmaların bordrolara yansıtılarak ödendiğini, davacının 08:00-16:00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmesi ile çalıştığını, davalıda 3’lü vardiya sistemi uygulandığından fazla çalışma yapılamayacağını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, dinlenen tanıklar davalı işyerinde aynı sezonda yaklaşık 25 kişinin toplu olarak işten çıkarıldığını ifade ettiği, Mahkeme tarafından değişik esaslarında görülen ve aynı işverene karşı açılmış davalar incelendiğinde de davacıların 2013 yılına kadar çalıştıklarını ifade ettikleri, Mahkeme’de dinlenen davacı tanıklarının davalı işverene karşı davalarının bulunduğu ancak hepsinin aynı sezonda işten çıkarıldıkları, bu tanıklar dışında da aynı sezonda işten çıkarıldığını iddia eden işçilerin Mahkeme’de görülmekte olan davalarının bulunduğunu, bu durumda davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmesi gerektiği, davacının ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle dosyaya sunulan 2.9.2013 tarihli istifa dilekçesini imzaladığı, ayrıca istifa dilekçesinde ” tüm haklarımı almak kaydıyla” şeklinde bir ibarenin bulunduğu, davacının istifa dilekçesinde bir kısım işçilik haklarının ödenmediğini ifade ettiğinin anlaşıldığı, bu nedenle istifanın ardındaki gerçek niyeti ispatlamasının mümkün olduğu,şarta bağlı istifa dilekçesinin geçersiz olduğu, kaldı ki Mahkeme tarafından davacının ödenmeyen kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti alacaklarının hüküm altına alındığı, istifa dilekçesindeki şartın da yerine getirilmediği,tüm bu nedenle istifa dilekçesine itibar edilemeyeceği anlaşıldığından davacının iş akdini ücretlerin ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiği sonu ve kanaatiyle davacının kıdem tazminatı talebinin kabulüne, ihbar tazminatı talebinin reddine karar verildiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 4.4.2008 tarih, 2007/29744 esas, 2008/7440 karar sayılı ilamında; ”…. Öte yandan davacının istifası yasal haklarının ödenmesi şartına bağlıdır. İşveren tarafından kıdem-ihbar tazminatlarının ödenmemesi halinde şart yerine gelmediğinden, istifa da geçerli hale gelmeyecektir. Bu anlamda davalının yasal hakları ödeyip ödemediği de araştırılmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. ” denildiği, tanık beyanlarına göre davacının haftanın 5 günü 07:30-17:30 arası ve haftada 1 gün gala gecelerinde ise 08:000-23:30 arası çalıştığı( gala gecesinde antreli olarak), davalı tanıklarının halen aynı işyerinde çalışan ve işverenin baskı ve etkisi altında olmaları muhtemel olan tanıklar olduğu, davalı tanıklarının gala gecelerinde yapılan çalışmayan ilişkin çelişkili beyanlarda bulunduğu, davacı tanıklarının ise iddiayı destekleyen ve kendi içlerinde tutarlı beyanlarda bulunduğu, işyerinden toplu olarak aynı sezonda birden fazla işçinin çıkarıldığı, toplu işçi çıkarılması durumlarında husumetli tanık beyanlarına yapılan işin vasıf ve mahiyetine uygun düştüğü ölçüde değer verilmesi gerektiği, davacı tanıklarının özellikle gala gecelerinde antreli çalışıldığına dair çalışma hayatının gerçekleriyle uyumlu beyanlarının bulunduğu, davacı tanıklarının beyanlarına bu nedenle itibar edilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda izinli olunan ve imzalı bordroya yansıyan dönemlerin dışlanması suretiyle hesaplama yapıldığı anlaşıldığından davacının; ıslah edilen fazla mesai ücreti alacağına karşı ileri sürülen zamanaşımı defi dikkate alınarak ek bilirkişi raporunda hesap edilen fazla mesai ücreti alacağı talebinin kabulüne karar verildiği, dosyaya davalı işveren tarafından süresinden sonra işe giriş çıkış çizelgeleri sunulduğu, davalı işveren tarafından sunulan belgelerde davacının imzası veya işverenin kaşesi bulunmadığı, ancak belgelerin ek bilirkişi raporunda da tespit olunduğu üzere basit bir bilgisayar çıktısı olmadığı da görüldüğü, sunulan belgelerde belirtilen çalışma saatleri davalı tanıklarınca dahi doğrulanamadığı, söz konusu belgelerde davacının 16:00-16:20 arasında değişen saatlerde işten çıktığı görülmüşse de davalı tanıkları davacının gala geceleri dışında 17:00 ye kadar çalıştığını ifade ettiği, davalı işveren savunmalarında çelişkiye düşmüştüğü, bir başka örnek verilmesi gerekirse; davalı işveren imzalı bordrolarda 2012 yılı Ekim Kasım ve Aralık ayları ve 2013 yılı tamamında fazla mesai ücreti tahakkuku yaparak imzalı bordroya yansıttığı, ancak aynı dönemler itibariyle dosyaya süresinden sonra sunulan çizelgelerde bu dönemlerde dahi 16:30 dan önce mesaisinin bittiği görülmektedir.İşe giriş çıkış kayıtlarının gerçeği yansıtması durumunda bu dönemler için fazla mesai tahakkuku yapılmaması gerekirdi.İmzalı bordro ile işe giriş çıkış kayıtları birbiriyle örtüşmemektedir. Açıklanan nedenlerle bu çizelgelere itibar edilemediği, tanık beyanlarıyla ispat edilen fazla mesai ücreti alacağından %30 oranında takdiri indirim yapıldığı gerekçesi ile ihbar tazminatı haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dava tarihinin 04/09/2013 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 17/09/2013 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi bir hata olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı … davalı tanıkları temalı gecelerin yaz sezonunda yapıldığını belirtmişlerdir. Bu hususun gözetilmemesi hatalı olduğu gibi, dava dilekçesindeki “davacının çalışma süresi boyunca 07:15-17:30 saatleri arasında günde 10 saat, otelin gala günlerinde ise günde 12 saat fazla çalıştığı” şeklindeki taleple bağlı kalınması gerektiğinin gözetilmeyerek gece 23:00 saatine kadar bir kısım günlerde çalışma kabul edilmesi de hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/05/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.