YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4944
KARAR NO : 2017/8834
KARAR TARİHİ : 24.05.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, derece veya kademe intibakının tespitine, ücret farkı, akdi ve yasal ilave tediye farkı alacağı ve yıpranma prim farkı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı idare bünyesinde çalışmakta iken büro iş kolunda faaliyet gösteren …-İş Sendikası üyesi olduğunu ve mer’i toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının işkolu tespit kararı ile birlikte Aralık 2010 tarihinde … Sendikasına üye olduğunu, bu sendika ile imzalanan toplu iş sözleşmesinden doğan sosyal haklarının ödendiğini ancak kademe ve derecesinin belirlenmesinde ilk işe giriş tarihi ile … sendikası üyeliğine başvuru tarihleri arasındaki hizmet sürelerinin değerlendirilmediğini, yeni işe başlamış gibi kademe ve derecesinin belirlendiğini, eşitlik ve işçi lehine yorum ilkeleri gereğince davalı işyerinde işe başladığı tarihten … Sendikasına üye olduğu tarihe kadar çalıştığı tüm hizmet süresi nazara alınarak derece ve kademe intibakının yapılması gerektiğini ileri sürerek, … Sendikası üyesi olmadan önceki çalışma sürelerinin hesaplanarak belirlenecek derece ve kademe intibakının yapılması gerektiğinin tespitine, belirlenecek kademe ve derecesine göre … Sendikası üyeliğinin kabulü tarihinden dava tarihine kadar eksik ödenen ücret fark alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının idarede 01.12.1993 tarihinde göreve başladığını ve 12.6.1996 tarihinde büro iş kolunda yetkili sendika olan Tez-Koop İş Sendikasına üye olarak çalışmakta iken istifa etmeden 09.12.2010 tarihinde … Sendikasına üye olduğunu, TİS’nin 17. ve geçici 4.maddeleri ile TÜHİS’in görüş yazısına istinaden yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, davacının yevmiyesinin yükseltildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davalı işyerinde çalışma süresinin 01.12.1993-01.03.2011 tarihleri arasında 17 yıl 3 ay olduğu, davacının pozisyonunun düz işçi olup pozisyon derecesinin 1-10′ dur. Buna göre mevcut derecesi-kademesinin 01.03.20133 intibak tarihine göre 1.derece, 1.kademe, 01.03.2013 intibak tarihine göre 1.derece, 2.kademe olduğu, intibakı yapılması gereken derece-kademesinin ise 01.03.2011 tarihine göre 10. derece, 18. kademe, 01.03.2012 intibak tarihine göre ise 10. derece, 19. kademe olduğu, buna göre fark ücret, ikramiye, ilave tediye ve sözleşmeden kaynaklanan alacakları olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların ve yükümlülüklerin gerekçeye uygun olarak açıkça belirtilmesi, birden fazla davalı var ise sorumluluklarının belirlenmesi gerekir. Aksi durum infazda tereddüte yol açacaktır.
Dosya kapsamına göre; davacı vekili davasını açıkça ve ayrıca belirtmek sureti ile belirsiz alacak davası olarak açmamış, aksine davacının derece ve kademesinin tespitine ve buna bağlı olarak bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve alacaklarının bir kısmını dava konusu etmiştir. 26.05.2014 harç tarihli dilekçesi ile de davasını ıslah ettiğini bildirmiştir. Görüldüğü üzere dava, kısmi dava olarak açılmıştır. Bu hali ile Mahkemece davacı vekilinden her bir alacak için ne miktar talepte bulunduğu hususu da açıklattırılarak hükmedilen alacaklar yönünden dava ve ıslah tarihinden itibaren ayrı ayrı faize hükmedilmesi yerine tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olduğu gibi kabul edilen alacak miktarlarının ayrı ayrı belirtilmeksizin toplam miktar üzerinden hüküm kurulması da infazda tereddüde yol açacağından usule aykırıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 24/05/2017 tarihinde oybirliği ile kabul edildi.