YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4967
KARAR NO : 2017/10012
KARAR TARİHİ : 08.06.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, hiç bir neden yokken davacının işine davalı tarafından son verildiğini, davacının garson olarak haftanın 7 günü resmi ve dini bayramlarda izin kullanmadan 08:00-23:00 saatleri arasında çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, tüm haklarının ödendiğini, iddia ettiği çalışma saatlerinin hayatın olağan akışına uymadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı işverenin davacının 29.12.2009 tarihli istifa dilekçesi ile kendi isteğiyle işten ayrıldığını ileri sürdüğü, davacı asılın 6.1.2015 tarihli celsede istifa dilekçesiyle ilgili beyanlarının alındığı, davacı asılın imzaya itirazı olmadığı, her ne kadar davacı tarihin sonradan atıldığını ileri sürmüşse de bu iddiasını ispatlayamadığı, istifa dilekçesi incelendiğinde dilekçede ilk bakışta tarihin sonradan atıldığına dair bir kanaatin oluşmadığı, dilekçede yazı, tarih ve imza arasında anormal boşluklar bulunmadığı, davalı işveren tarafından 29.12.2009 tarihi itibariyle davacının işten ayrılışı kuruma bildirildiği, davacının 2010 yılı Ocak ayına kadar hizmetinin bulunduğunu da ispat edemediği, dinlenen davacı tanıklarının 2010 yılında çalışması bulunmadığı, davacının istifa dilekçesi içeriğinde özel sebeplerden dolayı işten ayrılmak istediğini ifade ettiği, istifa dilekçesinde genel bir sebep gösterildiği, bu nedenle davacı işçinin istifaya dayanak somut vakıaları dava dilekçesinde açıklamasının mümkün olduğu, davacının bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini dava dilekçesinde belirttiği, davacının bir kısım işçilik alacakları hüküm altına alındığı, davacının ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshettiği anlaşıldığından davacının kıdem tazminatı talebinin kabulüne ihbar tazminatı talebinin reddine karar verildiği, davacının tanık beyanlarına ve yaptığı işin ve işyerinin özelliklerine göre turizm sezonlarında fazla mesai yaptığının kabulü ile haftada 21 saat fazla mesai yaparak çalıştığı, tanık beyanlarına göre ispat edilen fazla mesai ücreti alacağı talebinin kabulüne, %30 oranında takdiri indirim uygulanmasına karar verildiği, davacının haftanın 7 günü, resmi tatil ve dini bayramlarda çalıştığı tanık beyanlarıyla ispat edildiği, davalı işverenin ücretlerin ödendiğini ispat edemediği, tanık beyanlarına göre ispat edilen bu alacaklardan %30 oranında takdiri indirim yapıldığı, davalı işverenin zamanaşımı defi dikkate alınarak 10.09.2007 tarihinden sonraki alacakların hesaplandığı, davacının hizmet döküm cetveline göre 2 tam yıl hizmetinin bulunduğu ve 28 gün yıllık izin hakkı bulunduğu, davalı işveren 13 gün yıllık izin kullandırıldığını izin belgesi ile ispat ettiği, davacının bakiye 15 gün yıllık izin ücreti alacağı talebinin kabulüne karar verildiği gerekçesi ile ihbar tazminatı haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fesih olgusunu davalı işveren ispatlamalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, ihbar tazminatı bakımından; davacı asıl duruşmada istifa dilekçesi hakkında; “Bana göstermiş olduğunuz 29/12/2009 tarihli dilekçedeki yazı ve imza bana aittir ancak ben bu dilekçeyi yazıp imzaladığımda tarih yazmıyordu. Ayrıca bu dilekçeyi beni işten çıkarmadan önceki sezonlardan birinin sonunda almışlardı. Her sezon sonunda istifa ettiğimize dair bizden yazılı belge alırlardı. ancak hiçbirinde tarih yazılı olmazdı. İşten çıkarıldığım 2009 yılı sonunda ben den böyle bir belge alınmamıştı. 2009 yılı sezon sonunda görevlendirme adı altında bize bir belge imzalattırdılar bu belgeye istinaden bizi otelde değil bahçe işlerinde bir buçuk ay kadar çalıştırmışlardı. 15/01/2010 tarihine kadar bu bahçe işlerinde çalıştırdılar daha sonra 15/01/2010 tarihinde beni işten çıkardılar. Ben istifa ederek işten ayrılmadım sezon sonlarında maaşlarımızın ödenmeyeceği tehdidi ile böyle dilekçeler imzalamak zorunda kalmıştım” yönünde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanıklarından biri “2009 sezon başında işe başlamadı, dayısı Dim Suit oteli satın almıştı, o otelde çalışacağını söyleyip bizim otelin çağrısını kabul etmedi,” yönünde beynada bulunmuş ise de davacının istifa dilekçesinin tarihi 29/12/2009 olduğundan, davalı tanığının beyanı bu tarihle çelişki içinde olduğundan bu davalı tanığı ifadesine itibar etmek mümkün değildir. Diğer davalı tanığı “2009 yılının sezon sonuna kadar çalıştı, dayısı otel kiraladığı için dayısının otelinde çalışmak için bizim işi bıraktı, 2010 sezon başında gelmedi,” yönünde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanıklarından biri ” Davacı benden birkaç yıl önce davalı işveren tarafından işten çıkartıldı. Davacının hangi sebeple işten çıkartıldığını bilmiyorum … çalıştığımız işyerinde özellikle sezon başlarında ve sezon sonlarındaki maaş ödemelerinde ücret bordrolarının dışında bize başka bazı evraklarda imzalatılıyordu. Bu evrakları ve ücret bordrolarını okumamıza fırsat verilmiyordu. Okumak istediğimizde maaşımızın ödenmeyeceği söyleniyordu” yönünde beyanda bulunurken diğer davacı tanığı “Bu nedenle davacının iş akdinin hangi tarihte ve ne sebeple sonlandığına ilişkin görgüye dayalı herhangi bir bilgiye sahip değilim. Ancak otelde çalışan personelden duyduğum kadarı ile davacı davalı işveren tarafından işten çıkartılmış. Davacının hangi sebeple işten çıkartıldığını bilmiyorum. … çalıştığımız işyerinde özellikle sezon başlarında ve sezon sonlarındaki maaş ödemelerinde ücret bordrolarının dışında bize başka bazı evraklarda imzalatılıyordu. Bu evrakları ve ücret bordrolarını okumamıza fırsat verilmiyordu. Okumak istediğimizde maaşımızın ödenmeyeceği söyleniyordu” yönünde beyanda bulunmuştur.
İstifa dilekçesi aslının Mahkeme’ye sunulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Mahkeme tarafından yapılacak iş, istifa dilekçesi üzerindeki düzenleme tarihinin davacı asılın el yazısı olup olmadığını ehil bilirkişi incelemesi ile tespit ederek davacı lehine ihbar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceğine karar vermektir.
3-Fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti bakımından; davalı tanığı kışın da mesaisinin aynı olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle hesaba esas hizmet süresi içinde olup da sezon dışı kalan dönemler için de sezon dönemi için yapılan hesaplamanın yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hatalıdır.
4-Dosyadaki delillerden davacının sezonluk değil aralıklı çalıştığı anlaşıldığından, toplamda 4 yıl kıdemi olmasına rağmen 2 yıllık kıdeme göre hesaplama yapılması hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, 08/06/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.