YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4973
KARAR NO : 2017/10027
KARAR TARİHİ : 08.06.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 11.06.2008 tarihinde davalı şirket tarafından işletilen otelde barmen olarak çalışmaya başladığını, en son ücretinin 1.515,00 TL olduğunu, davacının 08:00-18:00 veya 16:00-03:00 vardiyalarında çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı defi ileri sürdüklerini, davacının kendi isteğiyle işi bıraktığını, davacının çalıştığı dönemdeki tüm alacaklarının eksiksiz ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş akdini 4857 sayılı Yasa’nın 24/II-e maddesi uyarınca haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 63 üncü maddesinde çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Ancak tarafların anlaşması ile bu normal çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ilkesi benimsenmiştir. Yasanın 41 inci maddesine göre fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalar olup, 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam 45 saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına itibarla davacının yaz dönemlerinde haftada 6 saat fazla mesai yaptığı kabul edilip fazla çalışma ücreti alacakları hesaplanmış ise de, davacı tanık beyanları arasındaki kısmi çelişki dikkate alındığında yapılan hesaplama dosya içeriğine uygun değildir.
Davacı tanığı …, davacının haftanın 3 günü 07:30-18:00 veya 16:00-03:00 saatleri arasında, diğer 3 gün ise 07:30-16:00 veya 16:00-24:00 saatleri arasında çalıştığını beyan etmiştir. Buna göre fazla mesai çalışmasında yaz dönemleri için, davacının sabahları mesaiye saat 08:00’de başladığı beyanı da dikkate alındığında; haftanın 3 günü 08:00-16:00 veya 16:00-24:00 saatleri arasında, diğer 3 gün ise 08:00-18:00 veya 16:00-03:00 saatleri arasında birer saatlik ara dinlenme ile çalıştığı anlaşılmaktadır. O halde, davacının haftanın 3 günü 16.00-03.00 saatleri arasında çalıştığı haftalarda haftada 6 saat fazla mesai yaptığı, haftanın 3 günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı haftalarda ise haftada 3 saat fazla mesai yaptığı kabulüyle fazla mesai ücreti alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, tüm yaz dönemleri için haftada 6 saat üzerinden hesaplama yapılması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.