Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/5402 E. 2018/7718 K. 05.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5402
KARAR NO : 2018/7718
KARAR TARİHİ : 05.04.2018

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait markette belirsiz süreli iş sözleşmesiyle 16.11.2008 tarihinden itibaren 1.364,00 TL net ücretle haftanın 6 günü 09:00 – 19:00 saatleri arasında ulusal bayramların tümünde, dini bayramlardan kurban bayramında ilk iki gün dışında şeker bayramında ilk gün dışında, yılda üç kere 00.00 saatine kadar çalıştığını, fazla çalışma alacaklarının ödenmemesi sebebiyle 19.11.2012 tarihinde 4857 sayılı Kanunun 24. maddesi uyarınca davalı işverenliğe bildirerek feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak davacının iş akdinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini, 23/24/25.11.2012 tarihlerinde devamsızlık yaptığını ve tutanak tutulduğunu, davacı tarafından fesih bildiriminde bulunmadığını, davacının dilekçesinde istifa ettiğini bildirdiğini, kıdem tazminatına hak kazanamayacağım, davacının vardiya sisteminde aylık 195 saat çalıştığını, davacının iş sözleşmesinde fazla çalışmanın aylık ücrete dahil olduğunun kararlaştırılmış olduğunu, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı sürelere ilişkin ücretlerin ödendiğini, ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığını ve bordrolarda sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek alacak talebinde bulunmuş, ispat noktasında tanık deliline dayanmıştır.
Yerel Mahkemece dinlenen davacı tanıklardan birisi davacının komşusu ve arkadaşı iken, diğer tanık ise davalı işyerine ekmek getiren bir kişidir. Davacı tanıkları davalı işyeri çalışanı olmadıkları gibi, komşu işyeri çalışanı da olmadıklarından davacının günlük çalışma düzenini bilemeyecekleri açıktır.
Diğer taraftan, davalı tanıklarının davacının işyerinde günlük 7,5 saatlik vardiyalar ile çalıştığını beyan ettikleri görülmüştür.
Davalı tarafından dosyaya ibraz edilen imzalı mesai çizelgeleri incelendiğinde, davacının haftalık 45 saati aşacak şekilde çalışmasının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; fazla çalışmanın kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalar olduğu hususu gözden kaçırılarak, davacının işyerinde ayda 195 saat çalıştığı belirlenip, yasal olarak çalışılması gereken aylık sürenin 180 saat olduğu kabul edilerek aylık 15 saat üzerinden fazla mesai hesabı yapılması hatalıdır. Ayrıca, bir ayda 4 hafta değil, 4 hafta + 2 gün vardır ve aylık 195 saatlik çalışmada fazla mesai söz konusu değildir.
Sonuç itibariyle, dosya kapsamına göre davacı fazla mesai yaptığını kanıtlayamadığından fazla mesai ücreti talebinin reddi yerine, yerinde olmayan gerekçe ile talebin kabulü hatalıdır.
2- 4857 sayılı Yasanın 24/II-e maddesine göre işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, işçi iş sözleşmesini haklı olarak feshetme hakkı kazanır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi, fazla mesai alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedene dayanarak 19.11.2012 tarihinde feshetmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davacının fazla mesai ücretlerine hak kazandığını kanıtlayamadığı dolayısı ile iş akdinin feshinde haksız olduğu anlaşıldığından, kıdem tazminatına yönelik talebin de reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile talebin kabulü isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.