YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5612
KARAR NO : 2017/13750
KARAR TARİHİ : 20.09.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti, izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı vekili, davalı işyerinde bekçi olarak asgari ücretle çalıştığını, 2009 yılında emekli olduğunu ve işveren tarafından kıdem tazminatına mahsuben ödeme yapıldığını, emekli olduktan sonra da işyerinde çalışmaya devam ettiğini ancak sigortasının yapılmadığını, iş akdinin haksız olarak işveren tarafından feshedildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının faizleri ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili,zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının da tüm hakları eksiksiz olarak ödenmesi nedeniyle her seferinde çalışmaya devam ettiğini, davacının çalışma süreleri ve şirketler arası boşta geçen süreler dikkate alındığında sigortasız gösterilmesinin söz konusu olmadığını, toplamda 9 yıldan fazla çalışması olan davacının 9 yıl sigorta yapılıp 3 ay sigortasız çalıştırılarak bu durumdan menfaat elde edilmek istenmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, hafta tatili, ulusal bayram ve yıllık izin ücreti alacaklarının tamamının ödendiğini, davacının çalışma koşularının tamamen işyerindeki gece bekçiliği ile alakalı olduğunu, emekli olan davacıya kıdem tazminatı ödendiğini ve davacının müvekkili şirketi ibra ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Taraf bu hak kapsamında açıklama ve ispat hakkını kullanır ve ispat için delillerini bildirir. Bildirilen delillerin de kural olarak toplaması gerekir.
Diğer taraftan 6100 sayılı HMK.’un 241. Maddesine göre “Mahkeme, gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde, geri kalanların dinlenilmemesine karar verebilir”. Bu hüküm gereği, mahkeme bildirilen tanıkları başlangıçta sınırlayamaz. Ancak ispat istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edinirse geri kalanların dinlenmemesine karar verebilir. Aksi durum hukuki dinlenilme hakkının ihlalidir.
Dosya içeriğine göre mahkemece ön inceleme duruşmasında taraf vekillerine iki tanık seçip bildirmek üzere kesin süre verilmiş ve davacı tanıklarının ikisi dinlenildikten sonra 01.04.2014 tarihli duruşmada davacı vekilinin dinlenilmeyen tanıklarının dinlenilmesini talep etmiş, mahkemece HMK’nın 241. maddesi gereğince talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin dört tanık bildirdiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin bildirilen tanıkları “ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edinmeden sınırlaması” 6100 sayılı HMK.’nın 241 ve 27. Maddesine açıkça aykırıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 20.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.