YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5622
KARAR NO : 2017/14389
KARAR TARİHİ : 27.09.2017
MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, izin ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan … … A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 13.08.2007 tarihinde davalı … … … Koruma ve Eğitim Hiz. Ltd. Şirket elemanı olarak diğer davalıya ait işyerinde 30.09.2011 tarihine kadar çalıştığını, davalıların 30.09.2011 tarihinde yollarını ayırdıklarını, müvekkilinin güvenlik görevlisi olarak anılan işyerinde devamlı çalıştığını, 13.06.2012 tarihinde apar topar işten çıkarıldığını belirterek, kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai, hafta tatili ve resmi tatil ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …vekili zamanaşımı itirazında bulunarak; davalı şirketin güvenlik hizmetini sağlama amacı ile diğer davalı … …Şti. ile anlaştığını, bu anlaşmanın… ilişkisinden ibaret olduğunu, asıl-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının da güvenlik işinde çalıştırıldığını, asıl işte çalıştırılmadığını, yeri geldiğinde… firmanın güvenlik hizmetini sağlamak amacıyla başka elemanlar da gönderdiğini yani davacının sürekli olarak müvekkili işyerinde çalışmadığını, güvenlik hizmetinin tamamen diğer davalı şirkete devredildiğini, diğer davalı şirketin alt işveren değil bağımsız bir işveren olduğunu, diğer davalı şirketin işçilerini sadece müvekkili şirkette görevlendirmediğini, böyle bir zorunluluğun olmadığını, bu nedenlerle husumet itirazında bulunduklarını,… şirketi ile sözleşme süresinin dolmasından sonra çalışılmadığını ve bu firmaya ait hiçbir personelin de çalışmadığını, davacının 30.09.2011 tarihli sözleşme bitiminden sonra çalışmasının olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, diğer davalı tebliğe rağmen yargılamayı takip etmemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi kabul edilerek, davacının… Şirketinden çıkışının verilmesinden sonra …A.Ş.’nin işçisi olarak çalışmaya devam ettiği kurum kayıtlarından anlaşıldığı, davacının iş yeri devri ile çalışmasına devam ettiği, iş akdinin tazminata hak kazanmayacak şekilde sona erdiğinin ispatı ve talep ettiği ücretlerinin ödendiğinin işveren üzerinde olduğu, davacının kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı … şirket vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı …Ş.’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 maddesi uyarınca, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”
Bu maddeye göre, “bir işverenden, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan, bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar alt işveren olarak belirtilmektedir.
Halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14/2 maddesi hükmü, 4857 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde belirtilen işyeri devrini de içine alan daha geniş bir düzenleme olarak değerlendirilebilir. Gerçekten maddede işyerlerinin devir veya intikalinden söz edildikten sonra “…yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli…” denilmek suretiyle uygulama alanı 4857 sayılı İş Kanununun 6 ncı maddesine göre daha geniş biçimde çizilmiştir.
İşçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde, işyeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi gerekmektedir.
1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir.
Devir hükümlerine göre ise; feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır.
Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumlu olacaktır.
Bu durumda değişen alt işverenler işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını da devralmış sayılırlar. İş sözleşmesinin tarafı olan işçi veya alt işveren tarafından bir fesih bildirimi yapılmadığı sürece, iş sözleşmeleri değişen alt işverenle devam edeceğinden, işyerinde çalışması devam eden işçi açısından, feshe bağlı haklar olan ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücreti talep koşulları gerçekleşmiş sayılmaz. Daha sonra gerçekleşen fesihten dolayı ise asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından işyerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren arasında hukukî veya fiilî bir bağlantı olsun ya da olmasın, kıdem tazminatı açısından önceki işverenin devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu, ihbar tazminatı ve yıllık izin dışında iki yılla sınırlı olmak üzere o dönemde gerçekleşen işçilik alacaklarından sorumluluğu, son alt işveren ise tüm dönemden ve fesih haksız ise kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin ile hem devredilen hem de kendi döneminde gerçekleşen işçilik alacaklarından sorumluluğu kabul edilmelidir.
Alt işveren işçisi, alt işveren tarafından alt işverenin aldığı işten dolayı bu süre zarfında sadece bu işte çalışmış ve alt ve asıl işveren arasındaki ilişki sona erdiğinde veya asıl işveren alt işveren ilişkisi devam ederken iş ilişkisi sonlanmış ise, işçinin feshe bağlı alacakları dahil tüm işçilik alacaklarından asıl işveren, son alt işverenle birlikte sorumludur. İşçi asıl işveren ilişkisi başlamadan önce de alt işveren işçisi olarak, alt işverenin kendi işinde veya alt işverenin üstlendiği farklı bir asıl işverende çalışmış ve işçinin iş sözleşmesi sonra kurulan asıl alt işveren ilişkisi sırasında veya bitiminde sonlanmış ise, alt işveren tüm süre üzerinden işçilik alacaklardan sorumlu iken, asıl işveren sadece kendi dönemindeki süre ve ücret üzerinden alt işverenle birlikte sorumludur. Asıl işveren ilişkisi sona ermesine rağmen, işçi alt işverenin kendi veya alt işverenin yeni yüklendiği farklı bir asıl işverene ait işte çalışıyor ise, fesih olgusuna bağlı haklar hariç, asıl işverenin kendi dönemindeki ücret ve süre üzerinden ücret ve diğer işçilik alacaklarından alt işverenle birlikte sorumluluğu devam eder. İşçinin iş sözleşmesinin daha sonra sonlandırılması halinde ise asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona erdiği tarihteki süre ve ücret üzerinden, sadece kıdem tazminatı ve gerçekleşen işçilik alacaklarından alt işverenle birlikte sorumlu olacaktır. Fesih olgusu asıl alt işveren ilişkisi sona erdikten sonra gerçekleştiği için, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağından asıl işveren sorumlu tutulamayacaktır.
Dosya içeriğine ve gönderilen … Hizmet döküm cetveline göre davacı işçi iddia ettiği hizmet süresine göre 01,062005-02.11.2011 ile 03.11.2015-10.11.2015 tarihleri arası davalı… Özel Güvenlik Ldt. Şirketinde, 11.11.2011-30.04.2012 arası dava dışı …Soğutma Şirketinde ve 01.05.2012-13.06.2012 tarihleri arasında dava dışı … Şirketinde çalışmıştır. Davalılar arasında imzalanan ihale sözleşmesi sunulmadığı gibi dava dışı kayıtlarda görünen şirketlerin davalı şirketlerle bağlantıları araştırılmamış, …ve … şirketlerinin de davalı asıl işveren olduğu iddia edilen … şirketi ile hizmet alım sözleşmesi imzalanıp imzalanmadığı, davacının iddia edilen tüm hizmet süresinde asıl işveren olduğu iddia edilen davalı … şirket işyerinde çalışmasının geçip geçmediği incelenmemiştir. Sözleşmeler ve bağlantılar araştırılarak yukarda belirtilen sorumluluk ilkelerine göre davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.