Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/5652 E. 2017/13304 K. 14.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5652
KARAR NO : 2017/13304
KARAR TARİHİ : 14.09.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette 01.11.2007-06.09.2011 tarihleri arasında aşçı yardımcısı ve bulaşıkçı olarak asgari ücretle kesintisiz olarak çalıştığını, fazla çalışma ve yıllık izin ücretlerini istemesi sonucunda haksız ve hakaret edilerek işine son verildiğini, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini iddia ederek alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının istifa ettiğini, yıllık izinlerinin kullandığını, tanık … ile şirket arasında da dava olduğunu tanık olarak beyanına itibar edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının 3 yıl 8 ay 9 gün süreyle asgari ücretle çalıştığı, 06.09.2011 tarihli belgede, davacının kendi isteği ile istifa ettiği ve şirketi ibra ettiğinin yazılı olduğu, Adli Tıp Kurumu’nun 29.04.2014 tarihli raporunda, yıllık izin talep belgeleri ile 06.09.2011 tarihli ibranamedeki imzaların davacının eli ürünü olduğunun belirtildiği, ibranamenin tüm yasal unsurları taşıdığı ve itibar edilmesi gerektiği, bu nedenlerle davacının istifasının kendi iradesine dayandığı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hakkının olmadığı, yıllık ücretli izinlerini kullandığı, fazla çalışması, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının bulunduğunu ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmamasına, davanın 1086 sayılı HUMK’un yürürlükte bulunduğu dönemde açılmasına ve özellikle davacı vekilinin, davalının süresinden sonra delil sunma talebine ve delillerin süresinde sunulmadığına açıkça itiraz etmediğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Mahkemece, fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil talebine yönelik olarak bilirkişi raporunda yer alan “Tanık …’in davacı ile aynı dönemde çalışmadığı, tanık …’ın davalı ile husumetli olduğu için tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği” yönündeki görüşe itibarla bu talepler reddedilmiş ise de tanık …’in kısa bir sürede olsa davacı ile birlikte çalıştığı ve özellikle davacı ile birlikte çalışan …’ın davasında verilen kararın kesinleştiği, husumetin bu anlamda yargı kararı ile çözüldüğü anlaşıldığından, tanık beyanlarına itibar edilmemesi yerinde değildir.
Mahkemece yapılacak iş tanık beyanı değerlendirilerek fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil talepleri hakkında karar vermektir.
3- Kabule göre de ret vekalet ücretinin tarifeye göre belirlenmesi gerekirken ıslah ile arttırılan miktarın tamamının vekalet ücreti olarak belirlenmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, 14/09/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.