Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/6032 E. 2020/18308 K. 14.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6032
KARAR NO : 2020/18308
KARAR TARİHİ : 14.12.2020

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı İdare emrinde 03.01.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, 17.07.2014 tarihine kadar çalıştığını, 18.04.2014 tarihinde görev yerinin değiştirilmesi üzerine 11.06.2014 tarihinde ihbar öneline uyarak ayrılmak istediğine dair ihbarname düzenlediğini, bunun da davalıya 13.06.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, 17.07.2014 tarihinde kadar çalışmaya devam ettiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalılardan müştereken alınarak kendilerine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı hakkında devamsızlık tutanakları tutulduğunu, davacının yıllık izin ücreti alacağının banka hesabına ödendiğini, davacının çalıştığı süre boyunca görevini layıkı ile yapmaması sebebi ile hakkında soruşturma açıldığını ve içdenetim birimince yapılan inceleme sonucunda rapor düzenlenmesi üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç durusunda bulunulduğunu, davacı hakkında iddianame düzenlenerek … Ağır Ceza Mahkemesi’ne dava açıldığını, davanın … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/67 esas sayılı dava dosyası ile derdest olduğunu, davacının iş akdinin haklı nedenle derhal ve tazminatsız olarak feshedildiğini, fazla mesai iddiasının gerçek dışı olduğunu, fazla çalışma yapıldığında bordrolara yansıtılarak ödendiğini, kıdem ve ihbar tazminatı, genel tatil ve fazla mesai v.s. alacaklarının bulunmadığını savunarak haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesi tarafından … yönünden; davacının kıdem tazminatı alacağına hak kazandığına, davacı iş akdini eylemli olarak feshettiği kanaati ile ihbar tazminatı alacağının reddine, davacının fazla çalışma, hafta sonu ve genel tatil alacaklarının kabulüne, yıllık izin alacağının reddine karar verilmiştir.
Dava Dilekçesinde davalı Olarak Gösterilen … Yönünden: davalı işletme müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceğinden, söz konusu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, “…bilirkişinin dışladığı ödemelere ilişkin rapor üzerinde sağlıklı denetleme yapılmasının mümkün olmadığı, ödemelerin ve dışlanan bölümün ay ay gösterecek şekilde raporda belirtilmesinin gerektiği, bahsedilen fazla mesai ücret tahakkukları ve banka kanalı ile yapılan ödemeler delilinin bilirkişi raporunda irdelenmediği, cevap dilekçesinde iddia edilen savunmaların karşılanmadığı, raporun denetime elverişli ve tatmin edici olmadığı, bu hali ile bu raporun hükme esas alınmayacağının gözetilmediği şeklinde usul ve yasaya aykırılık sonuç ve kanaati ile … İş Mahkemesi’nin 2015/245 esas, 2016/409 karar sayılı ilamının kaldırılmasına, diğer istinaf sebeplerinin belirtilen husus giderildikten sonra değerlendirilmesine, bilirkişiden belirtilen eksiklikler yönünden ek rapor alınması ve davanın yeniden görülmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine” şeklinde karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
6100 sayılı Kanun’un Kanun Yolları başlıklı sekizinci kısmın İsnafa ilişkin birinci bölümünde yer alan “Duruşma yapılmadan verilecek kararlar” başlıklı 353. maddesinde,
“(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa;
a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygungöreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:
1) Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması.
2) İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması.
3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olmasıveya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması
4) Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması.
5) Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, karar verilmiş olması.
6) Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması.
b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak;
1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine,
2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında,
3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.” hükümleri yer almaktadır.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince, “…bilirkişinin dışladığı ödemelere ilişkin rapor üzerinde sağlıklı denetleme yapılmasının mümkün olmadığı, ödemelerin ve dışlanan bölümün ay ay gösterecek şekilde raporda belirtilmesinin gerektiği, bahsedilen fazla mesai ücret tahakkukları ve banka kanalı ile yapılan ödemeler delilinin bilirkişi raporunda irdelenmediği, cevap dilekçesinde iddia edilen savunmaların karşılanmadığı, raporun denetime elverişli ve tatmin edici olmadığı, bu hali ile bu raporun hükme esas alınmayacağının gözetilmediği şeklinde usul ve yasaya aykırılık sonuç ve kanaati ile … İş Mahkemesi’nin 2015/245 Esas, 2016/409 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, diğer istinaf sebeplerinin belirtilen husus giderildikten sonra değerlendirilmesine, bilirkişiden belirtilen eksiklikler yönünden ek rapor alınması ve davanın yeniden görülmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine” şeklinde karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda açıklandığı şekilde karar verilmiş ise de bu karar Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun atıfta bulunulan, 353/1-a/6 maddesine uygun değildir. Zira Bölge Adliye Mahkemesince atıfta bulunulan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a/6 maddesi’nde, “Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması” halinde Bölge Adliye Mahkemesince esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, ilgili düzenlemede belirtildiği şekilde, yerel mahkemece davanın esasına ilişkin delillerin hiçbiri toplanmadan yahut deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmesi durumu söz konusu değildir. Bölge Adliye Mahkemesince dosyanın “eksiklikler yönünden ek rapor alınması için mahal mahkemesine gönderilmesine” cevaz veren yasal bir düzenleme de mevcut değildir. Aksine söz konusu düzenlemenin b fıkrasının 3. bendinde, “Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi yer almaktadır. Bu sebeple ilgili düzenlemeler göz önünde bulundurularak Bölge Adliye Mahkemesince, tamamlanabilecek nitelikte eksikliklerin tamamlanmasından sonra esas hakkında karar verilmesi gerekmektedir. Yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı geretirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.