Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/6221 E. 2017/16430 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6221
KARAR NO : 2017/16430
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.06.1998-25.11.2013 tarihleri arasında davalı idareye hizmet sunan alt işveren firmaların işçisi olarak davalı idareye ait işyerinde çalıştığını ve iş akdini emeklilik nedeniyle sonlandırıldığını ancak davalı tarafından hak edilen tazminatın ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkil idarenin işçisi olmaması nedeniyle kıdem tazminatından müvekkil idarenin sorumlu tutulamayacağını ve taşeron firmanın da davaya dahil edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, emeklilik sebebiyle iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda kıdem tazminatı faizinin hangi tarihten itibaren başlatılması gerektiği yönlerinde toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120’nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasanın 14’üncü maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı 08/10//2013 tarihli istifa dilekçesiyle iş akdini emeklilik nedeniyle sonlandırdığını bildirmiştir. Dosyada davacının istifa tarihinde veya daha önce işverene emekliliğe ilişkin belge sunduğuna dair kanıt yoktur. Bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, kıdem tazminatına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, fesih tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının birinci bendinin ikinci satırında yer alan “… davacının emeklilik nedeniyle istifasını bildirdiği 08/10/2013…” şeklindeki sözcük ve tarih çıkartılarak, yerine “dava tarihi olan 24/03/2014…” sözcük ve tarihin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.