YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6237
KARAR NO : 2017/16438
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA : Davacı, gece zammı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, sendika üyesi olan davacı işçinin, … Belediye Başkanlığı İtfaiye Müdürlüğü bünyesinde 1985 yılından itibaren şoför olarak çalıştığını, Toplu İş Sözleşmesinin 42, 45 ve 46. Maddeleri gereği ödenmesi gereken bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, gece zammı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklı olarak ve alacakların başlangıcı olarak 2001 yılı belirtilerek davanın açıldığı, davanın öncelikle zamanaşımından reddi gerektiği, ayrıca fazla … ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmasının olmadığı, gece çalışmasının ise Toplu İş Sözleşmesine aykırı hesaplanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Karar başlığında dava tarihinin 07/05/2008 yerine 01/07/20017 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
Duruşmada tefhim edilen ve hükmün esasını teşkil eden hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki olması 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırıdır.
6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK 297. Maddesi uyarınca gerekçe ile hüküm fıkrasının çelişmemesi, 298. Maddesine göre ise, gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna (kısa karara) aykırı olmaması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece tefhim edilen hüküm özetinde (kısa kararda) aynen “1-Davacı vekilinin davasının kısmen kabulü ile genel tatil ulusal bayram alacağı 400,00 TL’sinin dava tarihi, 71,72 TL’sine ıslah tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte, gece zammı alacağının 400,00 TL’lik kısmını dava tarihi, 4.430,66 TL’sini ıslah tarihinden itibaren bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Fazla mesai ve hafta tatiline ilişkin talebin REDDİNE,” denilmesine rağmen, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “1-Davacı vekilinin davasının kısmen kabulü ile genel tatil, ulusal bayram alacağının 400,00 TL’sinin dava tarihi, 1.417,60 TL’sini ıslah tarihinden itibaren, fazla mesai ücreti 107,23 TL’nin dava tarihinden itibaren, bankalarca mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte, gece zammı alacağının 400,00 TL’lik kısmını dava tarihi, 34.097,90 TL’sini ıslah tarihinden itibaren bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” denilerek kısa kararda 471,72-TL olarak hüküm altına alınan ulusal bayram ve genel tatil alacağı gerekçeli kararın hüküm fıkrasında 1.817,60-TL olarak, yine kısa kararda gece zammı 4.830,66-TL olarak hüküm altına alınmasına rağmen, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında 34.497,90-TL olarak ve kısa kararda tamamen reddedilen fazla mesai alacağı, gerekçeli kararda 107.23-TL olarak hüküm altına alınarak hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında açık çelişki oluşturulmuştur. Hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında oluşan çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, işin esası incelenmeksizin hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre, işin esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.