Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/6361 E. 2017/16057 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6361
KARAR NO : 2017/16057
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde, 05/12/2005 tarihinden itibaren kesintisiz olarak çalıştığını, … saatlerinin 08:30-17:30 saatleri arasında olduğunu, Pazar gününün hafta tatili olup, diğer günlerde çalıştığını, ulusal ve dini bayramlarda çalıştığını, … dönemi boyunca hiç yıllık izin kullanmadığını, net maaşının 1.350,00 TL olduğunu, asgari ücret kadarının banka aracılığıyla geri kalan kısmının elden ödendiğini, davacıya … tarafından gönderilen yazıda emekli olmaya hak kazandığının belirtildiğini, davacının gerek … şartları gerekse de emekliliğe hak kazanması nedeniyle davalıya gönderdiği ihtarname ile işçilik alacaklarının kendisine ödenmesini talep ettiğini, bu ihtara rağmen davacıya ödeme yapılmadığını, ayrıca 17 günlük ücretinin davacıya ödenmediğini ileri sürerek ücret alacağı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işyerinden kendisinin ayrıldığını, bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatı hakkı olmadığını, davacının 17,18,19/02/2014 tarihlerinde işe gelmediğini, buna dair tutanakların tutulduğunu, davacıya işe dönmesi için davet yapıldığını ve durumun noter marifetiyle davacıya ihtar edildiğini, davacının davete riayet etmeyip işe gelmediğini, davacının kendilerine sunduğu emekli olmayı hak ettiğine dair belge olmadığını, davacının 17/02/2014 tarihinde işten ayrıldığını, davacının geri dönebileceği ihtimali düşünülerek ücret ödemesinin bekletildiğini, davanın açılmasının ardından hak ettiği ücretin banka hesabına yatırıldığını, davacının fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacağı olmadığını, davacının ücretinin asgari ücret olduğunu, davacının işten ayrıldıktan sonra benzer işi yapan başka bir şirkette çalışmaya başlayarak, dürüstlük kurallarına ve rekabet kurallarına aykırı davrandığını, imzaladığı kefaletname ve taahhütnameye aykırı davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin işçi tarafından emekliliğe hak kazanılması nedeniyle feshedildiği, davacının kıdem tazminatı hak kazandığı ancak ihbar tazminatına hak kazanamadığı, davacının haftalık 3 saat fazla çalışmasının bulunduğu ve karşılığı ücretlerinin ödenmediği, dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanlarına göre davacının hafta tatili olan Pazar gününe karşılık gelmeyen dini bayramlarda bir gün çalışmayıp, diğer günlerde çalıştığı, resmi bayramlarda çalıştığı ve karşılığı ücretin ödenmediği, davacının kullandırılmayan ve karşılığı ücreti ödenmeyen 130 günlük izin süresinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı yıllık ücretli izin alacaklarını talep etmiş, davalı işveren bir kısım izinlerin kullandırıldığını savunarak “İşçi Yıllık Ücretli İzin İzlenimi” başlıklı izin kullanımına ilişkin davacı tarafından imzalı belge sunmuştur.
Mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda davacının 130 gün izin hakkı olduğu belirtilip izin ücreti hesaplanmış ise de izin kullanım belgesinin değerlendirilmediği anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılama aşamasında sunulan temyiz dilekçesine de eklenen izin belgesinin davacıya gösterilip sorularak değerlendirilip sonuca gidilmesi gerekirken izin belgeleri değerlendirilmeden ve nasıl hesaplandığı anlaşılmayan rapor dayanak alınarak hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.