Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/6566 E. 2017/17048 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6566
KARAR NO : 2017/17048
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, resmi tatil, dini bayram çalışma ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı iş yerinde 16.08.2010 -22.03.2012 tarihleri arasında manav bölümünde sorumlu olarak çalıştığını; iş akdinin haksız feshedildiğini ileri sürerek,kıdem tazminatı, ihbar tazminatı , fazla mesai ücreti ,resmi tatil, dini bayram çalışma ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette 16.08.2010 tarihinde çalışmaya başladığını,22.03.2013 tarihinde işten ayrıldığını, bu durumun … kayıtları ile sabit olduğunu; Davacının yatırım amacıyla iş makinası (kepçe) satın aldığını, kendisine iş kurduğu için işten ayrılmak istediğini, kendi rızasıyla işten ayrıldığını,fazla mesai ücretinin imzalı ücret hesap pusulaları ile davacıya ödendiğini savunarak,davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; dosyadaki tüm bilgi ve belgeler,… kayıtları,tanık beyanları ve tüm delillerin değerlendirilmesi neticesinde;davacı tarafından gönderilen ücretlerinin bordrolarında doğru şekilde gösterilmemesi, işçilik ücretlerinin ödenmemesi ve yıllık izinlerinin kullandırılmaması haklı nedenine dayanan fesih ihbarının 26.03.2013 tarihinde davalı şirkete ulaştığı,fesih ihbarı karşı tarafa ulaşmakta hüküm ifade edeceğinden akdin bu tarihte 26.03.2013 tarihinde sona erdiği kabul edildiği, davacının aylık brüt 1.356,82 TL ücretle çalıştığı kabul edilmiş olup … hizmet döküm cetveline göre davalı tarafça davacının aylık 1.000,00 TL üzerinde tahakkuk ettirilen ücret ve fazla mesai ücretlerine göre …’ya bildirimde bulunduğunun anlaşıldığı,buna göre davacının ücretleri … ya eksik bildirilmiş durumunda olduğu ve iş akdinin davacı tarafından feshedildiğinden kıdem tazminatının kabulüne,davacının fazla mesai,hafta tatili,resmi tatil çalışma alacak taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosya içerisinde bulunan bodrolarda ödenen fazla mesai ücretleri ile ilgili olarak ihtirazı kayıt bulunmadığından ve yine bodrolarda gösterilen fazla mesailerden daha çok fazla mesai yapıldığına dair yazılı delil sunulmadığından davacı için fazla mesai ücreti hesaplanmadığı belirtilmiş ise de; bodroların incelenmesinde fazla mesainin aylık 4 veya 5 saat olarak sabit bir şekilde gösterildiği ve cüzi ödeme olduğu görülmektedir.
Davacı tanıklarının beyanlarının değerlendirilmesinde; davacı işçinin iki vardiya halinde çalıştıkları,ilk vardiyanın 08:00-19:00,ikinci vardiyanın 12:00-22:30 tarihleri olmak üzere ara dinlemenin düşümü ile günlük 10 saat fazla mesai yaptığı anlaşıldığından, davacının bodrolarda gösterildiğinden daha fazla çalıştığı sabittir. İşçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğunun anlaşılması halinde,işçinin çalışmaları karşılığı tam olarak bodroda gösterilmediği halde tahakkuk belgesinde imzası alınmak suretiyle hakkın ortadan kaldırılması söz konusu değildir. Dolayısıyla ücret bodrolarının imzalı olmasının sonuca etkisi yoktur.
Mahkemece yapılacak iş,tanık beyanları değerlendirilerek,davacının 45 saati aşan fazla mesai ücreti alacağının hesap edilip,imzalı ücret bodrolarındaki ödemeler mahsup edildikten sonra fazla mesai alacağı talebinin hüküm altına alınmasıdır.
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı)
Davacı dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile resmi tatil ve dini bayram ücreti alacağını da talep etmiş olup,mahkemece bu alacak hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması da hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 31.10.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.