YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7009
KARAR NO : 2017/18405
KARAR TARİHİ : 16.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, ilave tediye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalıya ait hastanede, Üniversite ile dava dışı taşeronlar arasında imzalanan ihale sözleşmesi uyarınca, teknisyen olarak 01/10/1999 tarihinde işe başladığını ve halen aynı işi yaptığını, üyesi bulunduğu.. İş Sendikası’nın başvurusu nedeniyle, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişliği’nce … Üniversitesi Hastanesi işyerinde yapılan inceleme sonucunda, sağlık ve sağlık destek hizmetleri, genel temizlik hizmetleri, tesisatın bakım ve işletmesi hizmetleri, hasta, hasta yakını ve ziyaretçi yönlendirme hizmetleri, bilgisayarlı veri işlem hizmetlerinin asıl işveren ile alt işverenler arasında muvazaa tanımına uygun olarak yapıldığı belirlenerek, asıl işveren ile alt işveren arasındaki sözleşmelerin muvazaalı işlem olduğu ve hukuka aykırı bulunduğu, işyerinde çalıştırılan işçilerin baştan beri asıl işverenin işçisi oldukları yönünde muvazaa raporu düzenlendiğini, raporun taraflara tebliğ edildiğini, davalının ve diğer ilgililerin … 1. İş Mahkemesi’nin 2010/188 Esas sayılı dava dosyası ile itiraz ettiklerini, itirazın reddedildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek muvazaa ve muvazaa kararının kesinleştiğini, işçilerin işe başladıkları tarihten itibaren davalı Üniversite’nin asıl işçisi konumuna geldiklerini, muvazaalı işlem nedeniyle 6772 sayılı Kanun hükümleri gereği ödenmesi gereken yılda 52 gün tutarındaki ilave tediyeden yoksun bırakıldığını, ilave tediyelerin ödenmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu iddia ederek, ilave tediye alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davalı Üniversite tarafından davacı ile hiçbir şekilde sözleşme yapılmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte muvazaa tespiti nedeniyle idareden ilave tediye talep hakkının bulunduğu değerlendirilse bile sadece muvazaa tespiti yapılan sözleşme ilişkisi bakımından ve bu sözleşme ilişkisi ve süresi için talep hakkı olabileceğini, sözleşme süresi öncesi ve sonrasındaki dönem için talep hakkı olamayacağını, ilave tediye alacağı talebine ilişkin olarak zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava niteliği itibariyle kısmi dava olup davacı, davalıyı davadan önce temerrüde düşürmediğinden, kıdem tazminatı dışındaki alacaklarda faiz başlangıcının, dava dilekçesinde istenen miktarlara dava tarihi, ıslah dilekçesinde istenen miktarlara ise ıslah tarihi esas alınarak belirlenmesi gerekirken, ilave tediye alacağının tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi; ayrıca ilave tediye ücreti alacağına yasal faiz yürütülmesi gerekirken bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz yürütülmesi hatalı olup bozma sebebi ise de; bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK’nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, 1 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerlerine;
“1- İlave tediye ücret alacağı talebinin kabulü ile;
8.281,90 TL net ilave tediye ücret alacağının 2.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 05/02/2014 tarihinden itibaren, 6.281,90 TL’sinin ıslah tarihi olan 02/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.