Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/7020 E. 2017/18252 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7020
KARAR NO : 2017/18252
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, sigorta primlerinin karşılığı ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde 08/03/2014-30/05/2014 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından feshedildiğini, 52 günlük sigorta priminin ödenmediğini ileri sürerek, sigorta primlerinin karşılığı ile ücret alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının, davaya konu dönemde (08/03/2014-30/05/2015)…. ve… Ltd. Şti. ve …. Ltd. adı ort. ünvanlı işyerlerinde çalıştığının anlaşıldığı, davacının davaya konu dönemde hizmet akdi ile davalı işverenlikte çalıştığı hususunun sabit olmadığı, bu nedenle taraflar arasında hizmet akdi ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Bir davanın tarafları (veya taraflardan biri) o davada gerçekten (davacı veya davalı olarak) taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme, taraf sıfatına haiz olmayan kişi yönünden, dava konusu hakkın esası (mevcut olup olmadığı) hakkında inceleme yapıp karar veremez.
Mahkeme, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddine karar verir. Kimin işçi ve işveren olduğu, İş Kanunu’nun kapsamında bulunduğu, maddi hukuk sorunu olup, husumet çerçevesinde “sıfat”a ilişkin bu sorunun hâkim tarafından kendiliğinden “resen” nazara alınması gerekir. Diğer taraftan özellikle davalının taraf sıfatı olup olmadığında yanılgı, bir başka anlatımla husumetin tevcihinde hata yapılması halinde, dava husumetten reddedilmemeli, davacıya dava dilekçesini taraf olan davalıya yöneltme olanağı tanınmalıdır.
6100 sayılı HMK.’un 124/4 maddesi uyarınca “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir”.
Somut uyuşmazlıkta, davacı, dava dilekçesinde davalıyı aynen “… Otomotif yetkili….” şeklinde göstermiş, 25.02.2015 tarihli duruşmada ise davacı; “Benim işverenim dava dilekçemde davalı olarak göstermiş olduğum…’dır. Ancak kullandığım tırlar davalı … Otomotiv Ltd. Şti.’nindir. Araçların asıl sahibi ve işverenim…’dır. Araçların sahibi olarak gözüken … Otomotiv Ltd. Şti.’nin ortağı ölmüştür. … Otomotiv Ltd. Şti.’nin ölen ortağının çocuğu küçük olduğu için araçların asıl sahibi… araçları kendi üzerine alamamıştır…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı davalı şirkete karşı işgörme edimini yerine getirdiğini iddia etmiş, davacı tanığı beyanında; …’de çalışırken davalı işyerinin imkanlarının iyi olması nedeniyle davacının işten ayrıldığını ve davalı işyerinde tır şoförü olarak çalışmaya başladığını, davalı işyerinde 2-2.5 ay çalıştıktan sonra … kargoda yeniden çalışmaya başladığını, ücretini alamadığı için davalı … Otomotiv isimli işyerine beraber gittiklerini, işyerinde alacak verecek meselesinin konuşulduğunu, davacıya 500,00 TL ücret verdiklerini, davacının bunu kabul etmediğini ve parayı almadığını, beraber oradan çıktıklarını belirterek davacıyı doğrulamıştır.
Mahkemece, gerekirse araç kayıtları da getirtilmeli, davacı vekilinden sorularak gerçek işveren tespit edilmeli, taraf teşkilinde bir maddi hata olması halinde dava dilekçesi işveren olan bu kişiye tebliğ edilmek sureti ile eksiklik giderilip taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların delilleri toplanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.