YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7336
KARAR NO : 2017/19697
KARAR TARİHİ : 04.12.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 29/12/1997-02/05/2013 tarihleri arasında döküm ustası ve ustabaşı olarak askerlik haricinde aralıksız ve en son 1.200,00- TL maaşla çalıştığını, iş akdine davalı tarafından son verildiğini ve kıdem tazminatı olarak sadece 2.000,00-TL ödendiğini ve baskıyla ibraname imzalatıldığını, ibraname karşılığı gösterilen çekin ise sonradan alındığını, resmi-dini bayram günleri de dahil haftada 6 gün günde 12 saat çalıştığını ancak hak ettiği işçilik alacaklarını alamadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkil şirkete ait işyerinde 06/04/2006 ila 02/05/2013 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığını, davacının işten ayrılmak istemesi karşısında iyiniyetli olarak elden 2.000,00-TL ihbar tazminatı ödemesi yapıldığını, davacının ibraname imzalayarak ayrıca kıdem tazminatına karşılık olarak 6.870,05-TL bedelli çek aldığını, günlük 12 saat çalışma iddiasının gerçek dışı olduğunu ve talep edilen işçilik alacaklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacının hizmet süresi uyuşmazlık konusudur.
İş hukukunda çalışma olgusunu, iddia eden işçi kanıtlamalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille kanıtlanabilir. Çalışmanın ispatı konusunda, SSK ve işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Özellikle iddia edilen çalışma döneminde SSK kayıtlarındaki işverenlerin araştırılması ve kayden görünen işverenlerle işçi arasında iş görme ediminin yerine getirilip getirilmediği, kaydın ne şekilde oluştuğu araştırılmalıdır.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, SGK kayıtlarına göre davacı davalı işyerinde 21/09/2004-28/01/2006 ve 06/04/2006-02/05/2013 tarihleri arasında iki dönem çalışması bulunduğu, yine dosya arasında bulunan Mesleki Eğitim Merkezi kayıtlarına göre, davacının 13/09/1999 tarihinden itibaren davalı işyerinde çıraklık sözleşmesi kapsamında çalıştığı, 30/09/2002 tarihinde kalfalık belgesi aldığı, ayrıca yine dosya arasında bulunan askerlik durumuna ilişkin belgelerden davacının 21/02/2003 ila 21/05/2004 tarihleri arasında askerlik yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında hükme esas alınan raporu hazırlayan bilirkişi tarafından davacının 18 yaşını bitirdiği tarih olan 17/06/2001 tarihi ile askere gittiği tarih arasındaki dönem yani 17/06/2001 ila 20/02/2003 tarihleri arasında da davalı işyerinde çalıştığı kabul edilerek bu dönemde hesaplamaya esas hizmet süresine eklenmiştir. Ancak, davacının iş akdi 4857 sayılı yasa döneminde sona ermiştir. Onsekiz yaşını bitirmemiş çıraklar 1475 sayılı Yasa kapsamı dışında sayılmışken, 4857 sayılı Yasada böyle bir sınırlama getirilmemiştir. Dolayısıyla 4857 sayılı Kanun döneminde kişi 18 yaşını bitirse dahi, mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını almaya devam ediyor ve gelişmesini sürdürüyor ise çıraklık konumu değişmeyecektir. Davacı 30/09/2002 tarihinde kalfalık belgesi aldığına göre, davacının hesaplamaya esas hizmet süresinin bu tarihten başlatılması yerine, çırak olarak çalıştığı 17/06/2001 tarihinden başlatılması hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.