Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/7826 E. 2017/21102 K. 12.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7826
KARAR NO : 2017/21102
KARAR TARİHİ : 12.12.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde idari personel olarak 28.05.2003 tarihinden iş akdinin sözlü feshedildiği 18.08.2010 tarihine kadar aralık olarak çalıştığını, müvekkilinin aldığı net maaşının 1.100,00 TL olduğunu, müvekkilinin iş akdinin haksız ve mesnetsiz olarak feshedildiğini, fesih sırasında yasal ihbar önellerine uyulmadığını, kıdem ve ihbar tazminatlarının müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin çalışma saatlerinin balık sezonu olan Ekim-Kasım-Aralık-Ocak ayları haricinde kalan dönemlerde Cumartesi ve Pazar hariç sabah 08.30 ile akşam 18.00 saatleri arasında olduğunu, ancak müvekkilinin çalıştığı dönemde her yıl balık sezonu olan Ekim-Kasım-Aralık-Ocak aylarında 4 ay boyunca Cumartesi ve Pazar günleri de dahil olmak üzere sabah 08.00 gece 24.00 saatlerine kadar çalıştığını, bu çalışmalar sırasında ertesi gün kullanmadığını ve müvekkiline fazla çalışma ücreti ödenmediğini, müvekkilinin yine çalıştığı süre boyunca yıllık izin kullanmadığını, kullanmadığı izinler için müvekkiline bir ödeme yapılmadığını beyan etmiş ve sonuç olarak, fazla dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 7.000,00 TL kıdem tazminatı alacağının fesih tarihi olan 18.08.2010 tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte tahsilini, şimdilik 1.000,00 TL ihbar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, 3.000,00 TL fazla çalışma alacağının dava tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte tahsilini, 1.000,00 TL yıllık ücretli izin alacağının dava tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı usulüne uygun tebligatlara rağmen davaya cevap vermemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacının ıslahı da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili süresinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Mahkemece 19.02.2013 tarihli oturumda dinlenilen tanık …’nun isminin ” … ” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Taraflar arasında davacının fazla çalışmaya ücretine hakkazanıp, kazanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının idari personel olarak çalıştığını belirtmiş, dinlenilen davacı tanıkları davacının ” Fabrika Müdürü ” olduğunu beyan etmişlerdir.
Mahkemece dava dosyası, 06.05.2014 tarihli ara kararı ile ” davacının fabrika müdürü olarak çalıştığı anlaşıldığından fazla mesai ücretine hak kazanıp,kazanamayacağı noktasında tekrar değerlendirme için ” bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Öncelikle Mahkeme hakimi tarafından değerlendirilecek olan bu husus açısından dosyanın bilirkişiye gönderilmesi ” hakimin hukuki bilgisi ile çözeceği hususlarda bilirkişi incelemesi yaptırılamaz ” kuralına aykırıdır.
Mahkemenin bu ara kararından sonra davacı tanıkları üçüncü kez dinlenilmiş, ilk ifadelerinde davacının ” Fabrika Müdürü ” olduğunu beyan eden davacı tanıkları bu kez “…kendisi müdür falan değildi,….idari binada çalıştığı için biz arkadaşlar ona müdür diye hitap etmekteydik…. işçi alma çıkarma yetkisi yoktu..” şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Davacı vekili tanıkların davacının ” Fabrika Müdürü ” olduğuna ilişkin beyanlarına bir diyeceğinin olmadığını beyan etmiştir. Bu beyan davacı tarafı bağlar.
Tanıkların son ifadelerinin, davacının üst düzey yönetici olmadığını ispatlamaya yönelik, samimi ifadeler olmadığı ortadadır.
Bu durumda davacının, davacı tanıklarının ilk ifadelerinde belirttikleri gibi ” Fabrika Müdürü ” olduğunun kabulü ile, işyerinde fabrika müdürü olarak çalışan davacının kendi mesaisini kendisinin belirlediği anlaşıldığından, fazla çalışma ücreti talebinin reddi yerine kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının ilgilisine iadesine, 12.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.