Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/7944 E. 2017/20924 K. 11.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7944
KARAR NO : 2017/20924
KARAR TARİHİ : 11.12.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 01.10.2004 tarihinde çalışmaya başladığını, işe girişinin SGK’ya bildirilmemesi ve daha sonrasında da hiçbir priminin ödenmemesi nedeniyle 01.07.2009 tarihinde işten haklı nedenle ayrıldığını, davalının daha sonra müvekkilini işe geri çağırdığını, o zamanlar müvekkilinin abisi de davalı işyerinde çalışmakta olduğu için 21.10.2010 tarihinde tekrar çalışmaya başladığını, fakat yine müvekkilinin işe girişinin SGK’ya bildirilmediğini ve devamında primlerinin de ödenmediğini, bu nedenle iş akdini haklı nedenle 14.12.2013 tarihinde feshettiğini, davacının simit ve poğaça ustası olarak aylık net 1.500,00 TL ücret aldığını, yemek sosyal hakkından faydalandığını, haftanın 6 günü 22.00-08.30 saatleri arasında çalıştığını ancak fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günlerinde de çalıştığını ancak ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkilinden hiçbir alacağının bulunmadığını, davacının … ilçesine 2006 yılında geldiğini, bu nedenle 01.10.2004 tarihinde işe başlamasının mümkün olmadığını, davacının abisi …’un 2006 yılının Temmuz ayında müvekkiline ait simit fırınında çalışmaktayken rahatsızlandığını ve kısa bir süreliğine ayrılması gerektiğini, bu nedenle kendi yerine kardeşi davacının çalışacağını davalı müvekkiline beyan ettiğini, bu şekilde işyerinde 10 gün çalışan davacının başka fırında çalışacağını beyan ederek işten ayrıldığını, davacının 2012 yılının Haziran ayında davalı müvekkilin yanında çalışmaya başladığını ancak yine 2012 yılının yaz aylarında kendisinin düğününü gerekçe göstererek Van’a gittiğini, SGK tarafından 18.03.2013 ve 01.11.2013 tarihli davalı işyerinde yapılan denetlemelerde işyerinde sadece davalı müvekkilinin ve kardeşi …’in çalıştığının tespit edildiğini, davacının bu kısa çalışması döneminde SGK primlerinin ödenmediğini ancak bunun sebebinin davalı müvekkili olmayıp davacı asilin beyanları olduğunu, zira davacının “… Kaymakamlığı, … Belediyesi ve … Mahallesi Muhtarlığı’ndan erzak, kömür, nakit yardımları aldığını, yeşil kartının bulunduğunu eğer bir işyerinde çalışıyor gözüküyorsa ilgili resmi kurumların bu yardımları keseceğini ve yeşil kartını iptal edileceğini” beyan ederek SGK primlerinin yatırılmasını istemediğini, bu şekilde çalışmaya devam edeceğini beyan ettiğini, davacıya günlük olarak yevmiye usulü 40,00 TL ödendiğini, çalışmaya 23.30 saatinde başladıklarını ve sabah saat 06.30’da işyerinden ayrıldıklarını, işyerinde haftada 6 gün çalışıldığını bu nedenle davacının hafta tatili alacağının bulunmadığını, yıllık izinlerini toplu olarak kullandığını, bu nedenle de yıllık izin alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yıllık izin, fazla çalışma ve genel tatil ücret alacaklarına hangi tarihten itibaren faiz işletileceği noktasında toplanmaktadır.
Kıdem tazminatı fesih tarihi itibarı ile muaccel olan bir alacak olup, kıdem tazminatının tamamına ( faiz talep edilmek koşulu ile ) fesihten itibaren faiz yürütülür.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme yada TİS yok ise kıdem tazminatı dışındaki alacaklara kural olarak dava dilekçesindeki miktarlara dava tarihinden, ıslah ile artırılan kıdem tazminatı dışındaki alacaklara ise ıslah tarihinde faiz yürütülmelidir. Bu kuralın yegane istisnası davacının davalıyı davadan önce temerrüde düşürmesidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı 18.12.2013 tarihli ihtarname ile ödenmeyen kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücretlerinin 2 gün içinde ödenmesini talep etmiş, davalıya ihtarname 21.12.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı dava ve ıslah dilekçelerinde kıdem tazminatı dışındaki alacakları için faizlerin temerrüt tarihinden yürütülmesini talep etmiştir. Dava 21.12.2013 tarihinde açıldıktan sonra işveren temerrüde düşürüldüğünden, davacının kıdem tazminatı dışındaki alacaklarının dava ile talep edilen kısımlarına dava tarihinden, ıslah ile artırılan kısımlarına ise temerrüt tarihi olan 24.12.2013 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, ıslah ile artırılan kısımlarına ıslah tarihinden faiz yürütülmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Hüküm fıkrasının 2, 3 ve 4 numaralı bendlerindeki “ıslah tarihi olan 24/04/2015” tarih ve sözcüklerinin çıkarılarak, yerlerine “temerrüt tarihi olan 24/12/2013” tarih ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 11.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.