Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/800 E. 2020/16595 K. 24.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/800
KARAR NO : 2020/16595
KARAR TARİHİ : 24.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde Eylül 2008 tarihinden iş sözleşmesinin haksız feshedildiği 31.07.2015 tarihine kadar saha sorumlusu olarak çalıştığını 15 Ekim’den ocak ayı sonuna kadar devam eden sezonda 08.30-22.00, 23.00 saatlerine kadar çalışmasına rağmen fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ödenmediğini, yıllık izin kullandırıllmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunarak, davacının kendisinin işten ayrıldığını, yıllık izin kullandığını, fazla çalışma yapılmadığını tatillerde işyerinin kapalı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında; davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı hususları uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Çalışma düzenin ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş-çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı, ulusal bayram genel tatili ile hafta tatilinde çalışma yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatili ve hafta tatili ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışma alacaklarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davacı 15 Ekim’den Ocak ayı sonuna kadar devam eden sezonda 08.30-22.00, 23.00 saatlerine kadar çalıştığını fazla mesai ücreti ödenmediğini beyan ederek dava açmış davacı ve davalı tanıkları sezonda 08.00-22.00 saatleri arasında günlük 14 saat çalışıldığını doğrulamıştır. Sezon dışındaki çalışmasına dair 08.00-20.00 arası çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de davacı tanıklarının yılın her ayında çalışan işçiler olmadıkları ancak davalı tanık beyanında da davacının sezon dışı dönemde 08.00-18.00 arası çalıştığı ifade edildiğinden 10 saatlik çalışma süresinden 1 saat ara dinlenme süresi düşülerek 9×6=54-45=9 saat sezon dışı dönemde fazla çalışma yaptığı dosya kapsamına uygun düşecektir.
Hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24/11/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.