YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9566
KARAR NO : 2018/13490
KARAR TARİHİ : 21.06.2018
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.07.2002-31.12.2012 tarihleri arası toplam 10 yıl, 5 ay, 29 gün iş akdinin feshi tarihine kadar davalıya ait işyerinde vasıflı işçi olarak, asgari ücretin ve yasal fazla çalışma sürelerinin üzerinde hizmet akdi ile çalıştığını, hizmet akdinin 4857 sayılı İş Yasası’nın 17. maddesi gereği işveren tarafından feshedildiğini, davalı işveren tarafından ihbar önellerine uyulmaksızın ve haklı ya da geçerli bir neden gösterilmeksizin iş akdinin feshedildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı asil beyanında, davacının dava dilekçesinde zikredilen sürede işyerinde çalıştığını, işlerinin bozulduğu için davacıyı kendisinin işten çıkardığını, davacıya en son haftalık 550,00 TL verdiğini, sabah 8.00’den akşam 17.30’a kadar çalıştığını, yıllık izninin blok olarak verilmediğini ama marezet izni şeklinde bir yılda 10-15 gün izin verdiğini ve gelmediği günlerde bile para verdiğini, çıkarken herhangi bir tazminat ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının, davalının yanında 01.07.2002-31.12.2012 tarihleri arasında toplam 10 yıl, 5 ay, 29 gün işçi olarak çalıştığı; davacının davalı tarafından işten çıkarıldığı; iş akdinin ihbar ve kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde son bulduğunu ispat külfetinin işverene ait olduğu, işverenin bunu ispat edemediği, bu itibarla davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı sonucuna varılmış; yeminli olarak dinlenen davacı tanıklarının beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının günde 3 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek yıllık izinlerin kullanıldığının ya da ücretlerinin ödendiğinin ispat külfetinin işverene ait olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tanıklarından ikisi davacının kuzeni, biri ise davacının kardeşidir. Davacı tanıklarının gerek beyanları arasındaki çelişki, gerek davacı ile yakın akrabalıkları nedeni ile Mahkeme tarafından kabul edilen günlük 3 saat, haftalık 18 saat fazla mesai hesaplanması yerinde değildir. Davalı asilin duruşmadaki beyanına göre haftalık 6 saat fazla mesai yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacının haftada 6 saat fazla mesai yaptığının kabulü ile fazla mesai ücreti hesaplanmalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21/06/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.