Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2018/1473 E. 2018/20133 K. 08.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1473
KARAR NO : 2018/20133
KARAR TARİHİ : 08.11.2018

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/04/2012 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalışmaya başladığını; işyerinde makina oparatörü olarak çalışan müvekkilinin bu çalışmasının 01/06/2015 günü mesai saatinin bitimine kadar kesintisiz sürdüğünü; müvekkilinin iş akdinin 01/06/2015 günü tarihinde davalı işveren tarafından fesih nedeninin “İşverenliğimizin bölümünüz ile ilgili aldığı küçülme kararı” nedenine dayandırıldığını; ancak davalı işverenin fesih bildiriminde dayanmış olduğu nedenin tümden gerçek dışı olduğunu; zira davalı işyerinde kalıcı bir ekonomik kriz, bölüm kapanması, sipariş azalması gibi durumların söz konusu olmadığı; müvekkili işten çıkarıldığında dahi yerine yeni işçiler alımına devam ettirildiğini; hatta işyerinin bekçi kulübesine işçi alım ilanı dahi asıldığını; yine fesih tarihine kadar işyerinde işçilere sürekli fazla mesai yaptırılıp yıllık izinlerinin kullandırılmadığını; ücretsiz izin, esnek çalışma gibi işçiler yönündende alınabilecek hiçbir tedbir alınmadığını; feshin gerçek nedeninin başka olduğunu; feshin hemen öncesinde ülke genelinde …Renault Fabrikasında başlayan ve Gebze’de ki diğer fabrikalara sıçrayan önemli gelişmeler yaşandığını; işçilerin birçok fabrikada … Grup Sendikasından istifa etmeye başladıklarını; müvekkilinin bu süreçte etkin rol oynadığını; davalı tarafından adeti işçilerin ele başı olarak nitelendirdiğini; bundan dolayı da işyerinde bir takım baskılara maruz kaldığını; müvekkilinin bir kaç arkadaşı ile haklarını yeterince savunmayan Türk Metal İş Sendikasından istifa ettiğini ve hemen ertesi gün sendikanın etkisiyle işten çıkarıldığını; feshin sendikal çalışma dışında bir neden olmadığını belirterek feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine; boşta geçen sürelere ait encok 4 aya kadar olan ücret ve işçilik haklarının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine; fesih sendikal nedene dayandığından 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu Sözleşme Kanunun 25. Maddesinin 5. Bendi uyarınca iş bu dava sonunda müvekkilinin başvurusu işverinin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın müvekkilinin en az 12 aylık brüt ücreti tutarında sendikal tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının çalıştığı bölüm ile ilgili olarak alınan küçülme kararı sonucu iş akdinin işletmesel nedenlerle feshedildiğini, dava dilekçesinde sendikal faaliyet olarak nitelendirilen durumun sendikal faaliyet ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, sendikal sebeple davacının iş akdinin fesih edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, işyerinde davalı işveren tarafından kurumsal ve yapısal küçülmeye gidildiğine dair bir ibareye rastlanmadığı, yönetim kurulunun 15/02/2015 tarihinde aldığı istihdam sayısında azaltma kararı sonrasında işyerine 228 yeni personel alımının yapıldığı; davacının çalıştığı otomasyon bölümünde 7 olan işçi sayısının fesih sonrası 5’e, şirkette fesih tarihinde 588 olan personel sayısının fesih sonrası 39 kişi artarak 627’ye yükseldiği; keza davacının çalıştığı montaj bölümünde personel sayısının ise 32 kişi arttığı; davalı şirketin davacının iş akdi feshi öncesi ve sonrasında davacının çalıştığı bölüme ve kadro ünvanına 10, yine diğer bölümlerde ise davacının çalıştığı kadro ünvanına 72 yeni personel alımının yapıldığı; davalı şirketin Terma ve diğer bölümlerde iş gücü fazlalılığını fazla çalışma ile karşıladığı; davacının iş akdi feshedildiği tarihte iş gücü fazlalığı oluşturmadığı; işyerinde küçülme kararının tutarlı bir şekilde uygulanmadığı; dolayısıyla fesih bildiriminde belirtilen nedenleri davalı işverenin ispat edemediği; sendikal yönünden yapılan incelemede ise davacının sendikadan istifa ettiği; fesihten hemen sonra çok sayıda işçinin iş sözleşmelerinin ikale sözleşmeleri ile sona erdirildiği; sendikanın cevabi yazısına göre 01-03 Haziran 2015 tarihinde 47 işçinin istifa ettiği; 03 Hazirandan sonra istifa edip tekrar işe alınan işçi olmadığı; Türk Metal Sendikası’ndan istifa edip tekrar Türk Metal Sendikasına üye olup çalışmaya devam eden işçi sayısının 15 olduğu; sendikanın 05/08/2006 tarihinden itibaren işyerinde yetkili olduğu; TİS imzalandığı; sendikadan istifa eden işçilerin iş akitlerinin bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ya ikale ile ya da işverenin feshi ile sona eren işçiler olduğu; istifasını geri alan işçilerin işyerinde halen çalışmaya devam ettiklerinin belirtildiği; bilirkişi kurulunun bu belirlemelerinin dosya kapsamına uygun olduğu; davalı işverenin davacının iş akdinin ve davacı ile aynı dönemde bir çok işçinin iş akdini feshetmesinin gerçek nedeninin işyerinde Türk Metal Sendikasına üye olan çalışanların bu sendikadan istifa edip başka sendikaya üye olmak istemesinin önüne geçmek olduğu; davacı ve davacı ile birlikte hareket eden Türk Metal Sendikasından istifa edip başka bir sendikaya üye olmak isteyenlerin iş akitleri davalı işverence küçülme bahanesiyle sendikal özgürlüğün kısıtlanmaya çalışıldığı; feshin sendikal nedenlere dayandığı gerekçesiyle davacının işe iadesine ve sendikal tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (04.04.2008 gün ve 2007/29752 Esas, 2008/7448 Karar sayılı ilamımız).

İşçi fesihte sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında bulunacaktır. İspat yükü ise işverendedir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatla yükümlüdür (m. 20/f.2). 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25/6 maddesi uyarınca da “İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür”.
Fesih dışında işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren davranışının nedenini ispat etmekle yükümlüdür.
İşçinin feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi ve bunu ispatlaması, işverenin geçerli fesihle ispat yükünü ortadan kaldırmaz. (Dairemizin 01.12.2008 gün ve 2008/6294 Esas, 2008/32601 Karar sayılı ilamı).
Sendika özgürlüğü olarak belirtilen sendikaya üye olma ve sendikal faaliyette bulunma hakkı, normatif dayanağını yukarda anılan hükümlerden almaktadır. Sendika özgürlüğü kavramı geniş bir kavram olup, işçinin sendika kurma özgürlüğünü kapsadığı gibi, sendikaya üye olma, üye olmama, üyelikten çekilme ve yasal sınırlar içinde sendikal faaliyetlere katılma özgürlüğünü de içerir. İşverenin fesih hakkını işçinin sendikal hak ve özgürlüklerinden yararlanmasını engellemek amacı ile kullanması fesih hakkının kötüye kullanılmasının en önemli örneğidir(Süzek, S. Fesih hakkının kötüye kullanılması. S:132-139).
Somut uyuşmazlıkta davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshettiğini ispat yükü kendisinde olan davalı işveren kanıtlayamadığından, mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmesi isabetlidir. Bu nedenle davalı tarafın bu yöne ilişkin temyizi yerinde değildir.
Ancak fesih sendikal nedene dayandığı yönünde yapılan değerlendirme dosya içeriğine uygun olmadığından davalının bu yöndeki temyizi yerinde bulunmuştur.
Zira, her ne kadar davacı sendikal tazminat talep etmiş ise de davacının sendikadan istifa ettiğini davalı işverenin bildiğine ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, işyerinde sendikalı ve sendikasız çalışan işçilerin bulunduğu, bu sebeple davacının sendikal fesih iddiasını ispatlayamadığı, ayrıca temyiz incelemesi dairemizce yapılan 2016/21231 esas sayılı dosyasında davacı ile aynı tarihte aynı nedenle işten çıkartılan işçinin sendikal tazminat talebinin mahkemece reddine dair verilen kararın onandığı anlaşılmaktadır. Davacı sendikal nedeni kanıtlayamadığından, sendikal tazminat talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
Bu nedenlerle 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞİNE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalı tarafından ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 83,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 2.180,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, Kesin olarak 08.11.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.