Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2018/2351 E. 2019/7114 K. 28.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2351
KARAR NO : 2019/7114
KARAR TARİHİ : 28.03.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 28/07/2005 tarihinde davalı şirkette şoför olarak çalışmaya başladığını, iş akdinin ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle … Noterliğinin 03/03/2014 tarihli ihtarnamesi ile feshedildiğini, davalının 2013 yılı Aralık ayı maaşını 24 Ocak 2014′ tarihinde gecikerek ödediğini, Ocak ayı maaşı ile Şubat maaşının ise davanın açıldığı tarih itibariyle henüz ödenmediğini ileri sürerek, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal buyram ve genel tatil ücreti ile 2014 yılı Ocak ve Şubat ayı maaşlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının 28.02.2014 tarihinde istifa ettiğini, 03.04.2014 tarihinde gönderdiğini, ibraname imzaladığını, hiçbir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, 01.10.2015 tarihli ve … E., 2015/485 K. sayılı kararla davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 16.02.2016 tarih ve 2015/35554 E, 2016/2664 K. sayılı karar ile “… gider avansının yatırılmaması durumunda mahkemece yapılacak iş “davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine…” karar vermektir. Mahkemece kararına dayanak yapılan ara karar usulüne uygun olmadığı gibi davacı tarafından avansın tamamlandığı da nazara alındığında, hatalı tespit ve değerlendirmeler ile yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının 28/02/2014 tarihinde işverene vermiş olduğu istifa dilekçesi ile iş akdini sona erdirdiğinin kabulünün gerektiği, kıdem tazminatı talep edemeyeceği, keza dosya kapsamına göre davacının fazla çalışma yaptığına, hafta tatil ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin davalı işverenle aynı mahiyette davası olan davacı tanıklarının beyanı haricinde iddiasını tarafsız tanık beyanları ve başkaca yasal delillerle ispat edememesi nedeniyle davalı işverenden fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil alacağı talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosyada yer alan davacı tarafından … Noterliği aracılığıyla gönderilen 03.03.2014 tarihli ihtarnamede, Aralık maaşının gecikerek ödendiği, Ocak maaşının ise ödenmediği şirket araçlarda yada taşınılan araçlarda meydana gelen hasarların araçları kullanan şoförlerden kesildiği, fazla yakıt harcaması yapıldığı gerekçesiyle maaşlardan yakıt kesintisi yapıldığı, fazla mesailerin ödenmediği, çalışanlar üzerinde baskı kurularak istifaya zorlandığı belirtilerek iş akdinin İş Kanunu’nun 24/II. maddesi gereğince feshedildiği, dava dilekçesinde ise ücret alacaklarının ve fazla çalışma alacaklarının ödenmemesi, çalışanlar üzerinde baskı kurulması nedeniyle feshedildiği gerekçesiyle tazminat ve alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacının imzasını havi bila tarihli matbu dilekçede “28.07.2005 tarihinde başladığım firmanızdaki tır şoförlüğü görevimden 28.02.2014 tarihi itibarıyla kendi isteğimle istifa ederek ayrılıyorum” açıklamasına yer verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, her ne kadar davacının 28/02/2014 tarihinde işverene verdiği istifa dilekçesi ile iş akdini sona erdirdiğinin kabulüne karar verilerek davacının kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de bayi giriş saati 22:30, bayi çıkış saati tam okunaklı olmamakla birlikte 22:– olan 28.02.2014 tarih ve 103826 numaralı irsaliye ve 01.03.2014 tarihli 2014/103922 ve 103861 sevk numaralı irsaliyelerde davacının isminin yer aldığı, davacının istifa dilekçesinden sonra davalı işyerinde çalışmaya devam ettiği anlaşılmakla dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yukarıda belirtilen sevk irsaliyelerinin birlikte değerlendirilerek davacının kıdem tazminatına yönelik talebi hakkında karar verilmelidir.
Diğer taraftan davacının fazla çalışmaya yönelik alacak talebi Mahkemece “.. davalı işverenle aynı mahiyette davası olan davacı tanıklarının beyanı haricinde iddiasını tarafsız tanık beyanları ve başkaca yasal delillerle ispat edememesi .. “ nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalı tanığı … 19.02.2015 tarihli duruşmada “İşyerinde davacı İstanbul’daki bayilere sıfır araç götürdüğü ve boğazdaki köprülerin yasaklı süreler olan 06:00-10:00 arası ve 16:00-22:00 arası davacının herhangi bir çalışması yoktu. Davacı bu nedenle yasaklı sürelere uygun bir şekilde sabah aracını yükler. 09:30-10:00 arası işyerine gelirler. Aracı kendi kullandıkları kamyona yüklerler ve saat 10:00 dan sonra aracı bayiye götürüp teslim eder. O gün yine iş varsa saat 16:00 a kadar yine aracına götürülecek sıfır araçları yükler. Yasaklı saatten sonra yola çıkar ve aracı teslim eder. Davacının bu şekilde ilk yükleme sabah kabul edilir ise ilk araç tesliminde geçen süre 3 saat, saat 16:00 dan sonrada ikinci aracı yükleme teslim süresi yaklaşık 2 saat olur. Davacı günde bu şekilde 5-6 saatten fazla herhangi bir çalışması olmaz. Sadece yasaklı saatlerde evine gider ve yasaklı saatin dolmasını bekler.” beyanında bulunmuştur. Tanık, beyanında davacının günde 5-6 saatten fazla çalışması bulunmadığını belirtmiş ise de “Aracı kendi kullandıkları kamyona yüklerler ve saat 10:00 dan sonra aracı bayiye götürüp teslim eder. O gün yine iş varsa saat 16:00 a kadar yine aracına götürülecek sıfır araçları yükler. Yasaklı saatten sonra yola çıkar ve aracı teslim eder.” şeklindeki beyanından iş olduğu zaman, davacının işyerinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Kaldı ki örneğin 17.02.2014 tarihli sevk irsaliyesi incelendiğinde bayi çıkış saati 18:27, 15.02.2014 tarihli irsaliyede bayi çıkış saati 17:40, 11.02.2014 tarihli irsaliyede bayi çıkış saati 18:25 olarak gösterilmiş başka bir anlatımla yasaklı süre olan 16:00-22;00 saatleri arasında da bir çalışma olduğu görülmüştür. Bu itibarla gerekirse davalı tanıklarının yeniden dinlenilerek, sevk irsaliyeleri ile birlikte değerlendirilmesi, çalışma saatlerinin açıklığa kavuşturulması, davacının fazla çalışmaya ilişkin talebine yönelik karar verilmesi gerekir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.