YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2615
KARAR NO : 2018/21359
KARAR TARİHİ : 26.11.2018
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
DAVA :Davacı, yargılanmanın yeniden yapılmasına ve taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı vekili, müvekkilinin 12/07/2010 tarihinde davalı TNS Piyasa Araştırma Danışmanlık ve Ticaret A.Ş unvanlı firmada finans müdürü olarak işe başladığını, 16/01/2012 tarihinde işveren tarafından fesih gerekçeleri açıklanmaksızın, haksız ve dayanaksız olarak feshedildiğini, işe iade davası açtığını, reddine karar verildiğini, verilen kararın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, iş akdinin feshedildiği tarihte soruşturma dosyasında gizlilik kararı olması nedeni ile dosya içerinde herhangi bir bilgi alınamazken davalı firmanın denek listelerinin paylaşıldığı iddiası ile iş akdine son vermesinin doğrulukla bağdaşmadığını, hukuka aykırı olduğunu, yalan uydurma dedikodu niteliğindeki gazete haberlerine itibar edilerek iş akdinin feshinin hukuka uygun olmadığını, davacı aleyhine … … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/307 esas saylı dosyası ile açılan ceza davasında 14/03/2017 tarihli karar ile davacının hakkındaki suçlardan beraat ettiğini, reyting operasyonu adı altında soruşturmayı yürüten savcının FETÖ terör örgütünün darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yakalandığını, FETÖ terör örgütü tarafından yapıldığı sonradan anlaşılan reyting soruşturması ile ilgili davacının haksız yere yargılandığını, bu nedenle de davacının terör örgütü tarafından organize edilmiş bir soruşturma kapsamında yargılandığı ceza dosyasında 14/03/2017 tarihi itibari ile beraat etmiş olması sebebi ile HMK.nın 375. maddesi uyarınca yargılamanın iadesini, davacının iş akdinin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedilmesi sebebi ile yargılamanın yeniden yapılmasına ve taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı tarafından açılan feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade davasının yapılan yargılaması sonucunda verilen kararın onanarak kesinleştiğini, dava dilekçesinde ileri sürelen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebepler olmadığını, davacı tarafça yargılamanın iadesi sebebi olarak hakkında yürütülen ceza soruşturmasının FETÖ kumpası olduğunun daha sonra ortaya çıktığını ve kovuşturmayı yürüten mahkemece de beraat karar verildiğini dolayısıyla da yapılan feshin haksız olduğu ve yargılamanın iadesi sebebi olarak gösterilmesinin kanunda yazılan sebeplerden olmadığını, dolayısıyla da davanın esasına girilmeksizin reddinin gerektiğini, davacının eyleminin davalı şirket ile arasındaki güven ilişkisinin onarılamayacak derecede sarstığı sonucuna varıldığını, davacının iş akdinin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları sebebi ile İş Kanunun 25/II. maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, davacı hakkındaki ceza davasının beraat ile sonuçlanmış olmasının sonuca etkisinin bulunmadığını, kaldı ki … … 5 . Ağır Ceza Mahkemesinin 15/03/2017 tarih 2012/307 esas sayılı kararının temyiz edildiğini, kesinleşmiş bir kararın bulunmadığını, davalı şirketin FETÖ/PYD yada başka bir örgütle ilgisi ve ilişkisinin bulunmadığı gibi işe iade davasını karara bağlayan yargıç hakkında da herhangi bir soruşturma bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece Mahkemesince, dava konusu edilen ve yargılamanın iade sebebi gösterilen hususun yargılamanın iadesi sebepleri arasında düzenlenmediği, bu bakımdan “yargılamanın iadesi” nedeninin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesinde, işe iade davasında yapılan yargılama sonucunda, ceza mahkemesindeki yargılamanın uzun sürecek olması nedeni ile feshin haklı olup olmadığının ileride açılacak edime ilişkin davada belirlenmesi gerektiği ve feshin en azından davacıya olan güvenin sarsılması nedeni ile geçerli olduğu belirtilerek davanın reddine karar verildiği, dosyada yargılamanın iadesi davası açıldığı tarihte bahsedilen … 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/307 esas sayılı dosyasında verilen kararın henüz kesinleşmediği, HMK.nın 375 maddesinde yargılamanın yenilenmesine ilişkin olarak belirtilen sebepler de dikkate alındığında, yargılamanın yenilenmesine ilişkin talebin yasal şartları oluşmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b/1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
E) Gerekçe:
6100 sayılı HMK 375. maddesi; ” (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması
b) Davaya bakmak yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciinde kesin olarak kabul edilen hakimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmi makam önünde ikrar edilmiş olması
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması
i) Kararın, İnsan Haklarına ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması…”olarak belirtilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının iş akdinin “Hakkınızda başlatılan adli soruşturma üzerine yaptığımız inceleme ve değerlendirme neticesinde doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarınız tespit edilmiş, şirketimizin size olan güveni ciddi şekilde sarsılmış ve sizinle çalışma imkanı ortadan kalkmıştır.” şeklindeki bildirimle feshedildiği, davacı tarafından açılan işe iade davasında … 9. İş Mahkemesinin 2012/27 Esas, 2013/161 K. sayılı kararı ile davacıya yöneltilen suçlamanın niteliği ve çalıştığı sektör dikkate alındığında, davacıya olan güvenin sarsılmış olduğu, ceza mahkemesindeki yargılamanın uzun sürecek olması nedeni ile feshin haklı olup olmadığının ileride açılacak edime ilişkin davalarda belirlenmesi ve değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu ve bu aşamada feshin haklı olup olmadığı değerlendirilmeden davacı ile iş akdinin devamını işverenden beklemenin imkansız olduğu ve feshin en azından geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, davacı hakkında fesih sebebi yapılan … … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/307 esas sayılı dosyasında davacı hakkında beraat karar verildiği ve henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince davacının yargılamanın iadesi talebi, … … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/307 esas sayılı dosyasında verilen beraat kararı kesinleşmediği gerekçesi ile reddedilmiş ise de, ceza dosyasının incelenmediği ve bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bekletici sorun başlığı altında düzenlenen 165. maddesinin 1. fıkrasına göre, bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.
Bu nedenle, ceza dosyasınının getirtilerek incelenmesi ve HMK’nın 375.maddesindeki koşulların bulunup bulunmadığının belirlenmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
G) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı 6100 sayılı HMK’nın 373. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2018 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.