Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2018/3010 E. 2019/18665 K. 23.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3010
KARAR NO : 2019/18665
KARAR TARİHİ : 23.10.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(İŞ)

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette 2011 yılının Mart ayından itibaren tır şoförü olarak çalışmaya başladığını, 2012 yılının Aralık ayında kullandığı araca başka bir aracın çarpması sonucu meydana gelen kaza sebep gösterilerek iş akdinin haksız feshedildiğini, resmi kayıtlarda asgari ücret alıyormuş gibi görülmesine rağmen asıl maaşının 1.500,00 TL olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ailevi sebeplerle işten ayrıldığını, fazla mesai yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece,toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak,iş akdinin kıdem tazmiantı gerektirmeyecek şekilde feshedildiğinin ispatlanamadığı, işverence haksız fesih yapıldığı, davacının fazla mesai yaptığına dair tanıkların somut bir beyanları olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine kapatılan 7. Hukuk Dairesinin 08/12/2015 tarih ve 2014/22397 Esas ve 2015/24600 Karar, sayılı ilamıyla “… tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine…Mahkeme tarafından da davacı tanıklarının hesaplamaya elverişli beyanda bulunulmadığını belirtilerek fazla mesai ücret alacağı talebinin reddine karar verilmişse de dosyaya sunulan takograf kayıtlarının uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek davacının fazla mesai yapıp yapmadığı hususu açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde fazla mesai ücret alacağının reddine karar verilmesi hatalıdır… Mahkemece davacının ücretinin tespiti bakımından yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak ücret bakımından araştırma yapılmadan tarafların, tanıkların ve bordroda görünen ücretin ortalaması alınarak ücretin tespiti hususu hatalı olup bozma nedenidir. …. davacının davalı … yanında çalıştığı Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarından ve işe giriş bildirgelerinden görüldüğü ve davalı … da bu hususu kabul ettiği halde mahkemece karar başlığında tüzel kişiliği bulunmayan …’in davalı olarak gösterilmiş olması hatalı olmuştur….” gerekçeleriyle bozulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında bozma sonrası alınan rapor üzerine davacı vekili 19.09.2017 harç tarihli dilekçesini dosyaya sunarak davasını ıslah etmiş ve Mahkemece ıslaha değer verilmiştir.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’ nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK.nın  değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu’nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu’nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “ Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacı vekilinin bozmadan sonra yaptığı ıslaha değer verilmesi HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın  değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.