Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2018/3279 E. 2018/22152 K. 03.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3279
KARAR NO : 2018/22152
KARAR TARİHİ : 03.12.2018

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
…Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunun esastan kabulü ile Bakırköy 11. İş Mahkemesinin 03/02/2017 tarih ve 2016/464 E, 2017/40 K sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir
…Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 13.08.2013-28.07.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde ekipman olarak çalışmakta iken davalı işveren tarafından davacı müvekkilinin “hasta olmadığı halde sık sık rapor almasından” dolayı iş akdini feshettiği , davacının Toleyis sendikası üyesi olduğu 01.10.2015-30.09.2017 tarihleri arasında yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmesinin 22 md. uyarınca disiplin kurulu kararı olmadan iş akdine son verilemeyeceği, rapor alan başka işçilerin hala işyerinde çalışıyor olduğunu belirterek davacının işe iadesine karar verilmesini ve iş kanununun 21. Maddesindeki haklarına ilişkin olarak 8 aylık işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ilişkin tazminatlarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının hasta olmadığı halde farklı sağlık kurumlarından rapor aldığını, davalı işyerinde işyeri hekimi olduğunu, işçinin öncelikle burada muayene olması gerektiği, iş yeri hekiminin gerek görmesi halinde başka hastaneye sevk edilerek tedavi edilmesi gerektiği , davacının sürekli rapor alması nedeniyle işyerinde diğer çalışanların davacının işini yaptığı , hasta olmadığı halde rapor almasından dolayı disiplin kurulu kararı alınmasına gerek olmadığı iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesi tarafından, 4857 sayılı yasanın 20/2 md uyarınca feshin geçerli nedene dayandığını ispat külfetinin iş verende olduğunu ,iş verenin ispat yükünü yerine getirirken öncelikle biçimsel koşullara uymasının daha sonra içerik yönünden feshin geçerli yada haklı olduğunu ispatlaması gerektiği, ayrıca feshin son çare olması ilkesine uyulup uyulmadığını denetlenmesi açısından işçinin başka bir işte değerlendirme imkanı varsa feshin geçerliliğinden söz edilemeyeceğini , somut olayda davacının TİS hükümleri gereği disiplin kurulunun kararına dayalı olarak iş akdinin feshedilebileceği ancak; Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine aykırı şeklinde disiplin kurulu kararı olmadan iş akdinin feshedildiği bu şekilde geçerli bir fesihten söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulü ile feshin geçersizliğine davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E)İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; Davacının sürekli rapor aldığı işyerinde işyeri hekiminin olduğu, davacı işçinin ilk önce iş yeri hekimine gitmesi gerektiği, işyeri hekiminin gerek görmesi halinde başka bir sağlık kurumuna sevkinin yapılacağı , rapor alanların maaşlarının ödenmeye devam edildiği , rapor alınmasının ücreti etkileyen bir durum olmadığı , yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmesinin 22.maddesinin çalışanların disipline aykırı davranışları ile ilgili olduğu , davacının feshe konu olayı ise disiplin suçu ile ilgili olmayıp sağlık raporlarına dayandığı, sağlık raporlarına istinaden yapılan fesihte disiplin kurulu yetkili olmadığından yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince; dosyada davacının sahte rapor aldığının kanıtlanamadığı, ancak; davacının sık sık hastalanarak rapor aldığı ve bu raporlar sebebi ile işverenin, işçinin iş görme ediminden faydalanamadığı, sık sık hastalanan ve rapor alan işçinin bu devamsızlığının iş yerinde olumsuzluklara yol açacağı işyerinin çalışma düzenini bozacağı, davacının yapacağı işi, işverenin başka işçilere yaptırmak zorunda kalacağı buna dayalı olarak diğer işçilerin daha fazla emek, zaman harcaması gerekeceği böylece fazla çalıştırılan işçiler için ekstradan fazla mesai ücreti ödeneceği, çalışma düzeninde ve organizasyonda bozukluklara yol açacağı anlaşılmakla bunun haklı fesih şartlarını oluşturmasa da geçerli fesih sebebi oluşturduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
C) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı taraf vekilleri tarafından temyiz yasa yoluna başvurulmuştur.
D) Gerekçe:
Davacının almış olduğu istirahat raporları kısa süreli olup, raporların bir kısmının iş kazaları sonrasında meydana gelen rahatsızlıklara ilişkin olduğu, çalışılan süre ve istirahatte geçen kısa süreler dikkate alındığında işyerinde olumsuzluklara neden oluşturmayacağı , davalı işveren tarafından da sık sık rapor alındığı iddiasına dayalı olarak işyerinde olumsuz bir durum ortaya çıktığı hususunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla feshin geçerli nedene dayanmadığının kabulü ile; Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın kabulü ile, feshin geçersizliğine, davacının davalı işveren nezdindeki işine iadesine,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işveren tarafından işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının tahsilinin gerektiğinin TESPİTİNE,
5- Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca belirlenen 2.180 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6- Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
7- Davacının yaptığı toplam 337,00 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yarğılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
9- Davacının yatırdığı peşin temyiz harcının isteği halinde iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 03/12/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

MB