Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2018/5471 E. 2018/20240 K. 12.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5471
KARAR NO : 2018/20240
KARAR TARİHİ : 12.11.2018

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu kabul etmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının diş hekimi (Yard. Doç. Dr.) olduğunu, davalı üniversite hastanesinin Otodonti ana bilim dalında 15/04/2013 tarihinden beri hem Akademisyen hem klinisyen olarak çalışmakta olduğunu, çarpıcı bir özgeçmişi bulunan müvekkilinin genç yaşına rağmen ilgili camiada, gerek ilmi çalışmaları gerek ise beyefendi kişiliği ile tanınmakta ve bilinmekte olduğunu, müvekkilinin 16 Mart günü aniden idari bölüme çağrıldığını, fakülteye yeni atanan dekanın ve kurum avukatının bulunduğunu, kapısında ise güvenlik görevlilerinin beklediği bir odada kendisine, ” baskı ve gözdağı ile istifa dilekçesi imzalatıldığını, bu şekilde iş akdinin gerçek iradesine aykırı bir şekilde feshedildiğini iddia ederek; feshin geçersizliğinin tespitini, davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının 8 aylık ücreti tutarında belirlenmesine, boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 16/03/2017 tarihinde kendi isteği ile kurumdan istifa ederek ayrıldığını, dosyaya sunulan davacıya ait sicil dosyasında yer aldığı üzere davacının istifa dilekçesi vererek kurumdan ayrıldığının belli olduğunun, maaşı ile birlikte yıllık izin vd. ücret alacaklarının kendisine ödendiğini, işçinin kendi rızasıyla istifa etmesi dolayısıyla kıdem tazminatı ödenmediğini, bununla birlikte ihbar süresinde çalışmadığı halde ihbar tazminatı da işçi tarafından müvekkili üniversiteye ödenmediğini, davacının aynı gün müvekkili Üniversiteden 10 dan fazla hekimin iş akdinin feshedildiği iddiasının da kabul edilemeyeceğini, 16/03/2017 tarihinde sadece Dr. …ve Dr. …’ ın iş akdinin feshedildiğini, bu iki çalışanın iş akdinin 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen olaylar sonrasında Ülkenin içine düştüğü şartlar dolayısıyla ilanı edilen OHAL kapsamında çıkarılan ve TBMM genel kurulunda kabul edilen 6749 sayılı Olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin kanun hükmünde kararnamenin değiştirilerek kabul edilmesine dair kanun gereğince feshedildiğini, davacının iddiasının gerçek dışı olduğunu, istifasını haklı kılacak herhangi bir neden olmadığı gibi dava dilekçesinde de hiçbir bilgi ve delil ileri süremediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davalının beyanında davacının iş akdinin 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen olaylar sonrasında Ülkenin içine düştüğü şartlar dolayısıyla ilanı edilen OHAL kapsamında çıkarılan ve TBMM genel kurulunda kabul edilen 679 sayılı Olağanüstü Hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin kanun hükmünde kararnamenin değiştirilerek kabul edilmesine dair kanun gereğince feshedildiğinin beyan edildiği bu yönde araştırma yapıldığı, yapılan araştırmalar, davalı beyanı ile davacının 16/03/2017 tarihinde kendi isteği ile kurumdan istifa ettiği, kendisine maaşı ile birlikte yıllık izin ve diğer alacaklarının ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E)İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf başvurusu sebeplerini; “Davalı feshin geçerli olduğunu ispat edecek hiçbir delil ve tanık sunamamıştır. Davalı müvekkil dahil OHAL kapsamında işten çıkarılmayan 8 hekime ilişkin kayıtları da yerel mahkemeye sunmamıştır. Halen davalı kurumda çalışmakta olan tanık beyanları tüm iddialarımızı destekler niteliktedir. Müvekkil yeni yönetimin kendi kadrosunu oluşturma arzusunun kurbanı olmuş, gözdağı ve baskı altında gözyaşları içerisinde istifa ettirilmiştir. FETÖ iddiası yargılama sırasında tanık beyanlarında gündeme gelmiş olup, FETÖ olayının dosyamız ile bir ilgisi de bulunmamaktadır. Davalı taraf fesih nedeni olarak istifa gerekçesine dayanmaktadır. Oysa tanık beyanları ile anlaşıldığı üzere davacıdan istifa etmesi istenmiş aksi takdirde FETÖ ile bağlantılı olduğunuzu söyleyerek işten çıkarırız tehdidinde bulunmuşlardır. İşverenin dayanmamasına rağmen mahkemece, müvekkilin FETÖ ile bağantısının bulunup bulunmadığı araştırılmış, ancak yapılan yazışmalarda müvekkilin temiz bir sicile sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Buna rağmen mahkeme akılalmaz bir şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve haklı davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz.” şeklinde belirtmiştir.
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, dosyaya davalı vekilince sunulan ve istifa olarak nitelendirdiği 16.03.2017 tarihli belgede davacının “16.03.2017 tarihi itibariyle Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Ana Bilim Dalı’ndaki görevimden istifa ettiğimi bildiririm. Gereğini arz ederim” şeklinde bir beyanı bulunmaktadır. Uzun yıllardır davalı işverenlikte çalışan, halen Yard. Doç. olarak aynı zamanda çalıştığı birimde Ana Bilim Dalı Başkanı olarak çalışan ve fesih tarihinden sonraki kısa zaman diliminde Doçent olmaya hazırlanan davacının, yolunda yürümekte olan akademik kariyerini kesintiye uğratma pahasına ve hiç bir gerekçe belirtmeksizin işten ayrılması olağan yaşama ve çalışma yaşamına aykırılık oluşturur. Dinlenen tanık … duruşmada alınan yeminli beyanında; davacının endodonti bölümünde yardımcı doçent ve ana bilim dalı başkanı olarak görev yaptığını, kendisinin ise araştırma görevlisi olarak çalıştığını, olay günü öğleye kadar herşeyin yolunda olduğunu, yemekten sonra davacı ile birlikte 10 kişinin işten çıkarıldığını öğrendiğini , davacıdan “ya istifa edin, ya da FETÖ ile bağlantınızdan dolayı KHK’dan dolayı sizi işten çıkarırız” şeklinde baskı ile istifa dilekçesi alındığını, davacının istifa iradesinin bulunmadığı anlaşılmış olup. iş akdinin işveren tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiği anlaşılmış olup, mahkemece davanın reddine dair verilen kararın isabetli olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
G)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H)Gerekçe:
Dosyada yer alan 16.03.2017 tarihli davacının el yazısı ile düzenlediği belgede “16.03.2017 tarihi itibariyle Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Ana Bilim Dalı’ndaki görevimden istifa ettiğimi bildiririm. Gereğini arz ederim” şeklinde beyanı yer almaktadır. Her ne kadar davacı taraf baskı altında dilekçeyi imzalamak zorunda kaldığını iddia etmiş ise de; davacı tanığının beyanları duyuma dayalı olup, iradenin fesada uğratıldığını ispata elverişli değildir. Davacının kendi isteği ile işten ayrıldığı, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-… Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi’ nin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davacının davalı aleyhine açtığı davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 31,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4,50 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine’ye irat kaydına,
4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 128 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi’’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 12/11/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.