Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2018/6838 E. 2018/20584 K. 14.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6838
KARAR NO : 2018/20584
KARAR TARİHİ : 14.11.2018

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi taraflar avukatlarının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 20/10/2007 tarihinden 31/12/2015 tarihine kadar iş makinesi operatörü olarak davalı işyerinde çalıştığını, ekonomik kriz ve sektörün sıkıntıları gerekçe gösterilerek iş akdinin feshedildiğini, davalının ileri sürdüğü nedenlerin somut verilerden uzak olduğunu, ispatlanması gerektiğini, iddiaların aksine iş yoğunluğunun arttığını, feshin gerçek sebebinin davacının sendika üyeliği olduğunu iddia ederek işe iadesini ve bağlı neticeleri ile işe başlatılıp başlatılmama şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata hükmedilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; yetki itirazında bulunarak 2009 yılından bu yana demir çelik sektöründe giderek artan kriz nedeniyle şirketin uzun süre direndiklerini, 2013-2014-2015 yıllarında zarar etmesine rağmen işçi çıkartılmadığını, krizin büyümesi üzerine tedbirler alma gereği doğduğunu, en son çare olarak en az olmasına özen gösterilerek vardiyaların kaldırılması ve kanuna uygun biçimde işçi çıkarılmasına gidildiğini, davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek iş kanununun 17. Ve 18. Maddeleri gereğince sonlandırıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, sendikal feshin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle sendikal tazminat talebinin reddine, davalı işveren tarafından feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Ç)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D)İstinaf Sebepleri:
Taraf vekilleri gerekçeli istinaf dilekçelerini süresi içinde ibraz etmiştir.
E)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, taraf vekillerince ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kamu düzenine aykırılık teşkil edecek bir durumun bulunmadığı, yerel mahkemece delillerin değerlendirilmesi ve takdirinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
F)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G)Gerekçe:
Dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesi ekonomik nedenlerle feshedilmiş ise de işverence feshin geçerliliğinin ortaya konulamaması ve feshin son çare olması ilkesine aykırı davranılması nedeniyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine ilişkin verilen kararın istinaf talebinin esastan reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararı isabetlidir.
İşverence yapılan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25’inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
İşverenin, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25’inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18, 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Dosya içeriğine göre 08/12/2015 tarihinde sendikaya üye olan davacının iş akdi hemen akabinde 31/12/2015 tarihinde feshedilmiştir.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince davacının sendikal tazminat talebi işyerinde sendikalı işçilerin bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacı vekilinin sendikal tazminat talebinin reddi kararına yönelik istinaf talebi esastan reddedilmiş ise de, davacı tanık anlatımlarından işyerinde 2015 yılı sonlarına doğru sendikal örgütlenmeye başladıkları, davacının da içinde bulunduğu ilk aşamada 4 kişinin sendikaya üye olduğu, davacının işyerinde diğer arkadaşlarını sendikaya üye olmaları için davet ettiği ve üye olmalarını sağladığı ve kısa bir süre sonra sendikalı olan davacı, temyiz incelemesi 2018/1297 esas sayılı dosyası ile yapılan ve aynı nedenle işten çıkartılan, sendikal tazminat talebinin kabulüne karar verilen … ve …ın işten çıkartıldıkları, yöneticileri …’ın o dönemde “sendika ile alakalı işlerde uğraşmayın bu işler iyilik getirmez” diye üstü kapalı konuştuğu belirtilmiştir. Doya içinde bulunan, … İş Sendikası’ndan gönderilen belgelerden; davalı iş yerinde örgütlenme çalışmasına başlandığı 08/12/2015 tarihinden itibaren 8 işçinin sendikaya üye olduğu ve 3 işçinin ise sendikalı olduğu gerekçesiyle işten çıkartıldıkları belirtilmiştir. Davacının 08/12/2015 tarihinde … İş Sendikası’na üye olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında davalı işveren geçerli fesih sebebini ispatlayamamıştır. Tanık anlatımlarında işyerinde 2015 yılı sonunda sendikal örgütlenme başladığı ve davacının da içinde bulunduğu … İş Sendikası’na üye olan 3 kişinin akabinde iş akitlerinin feshedildiği ve işyerinde yöneticilerin sendika ile uğraşmamalarını belirttiği beyan edilmiştir. Bu durumda dosyadaki tüm belgeler tanık anlatımları, olayların seyri bir arada değerlendirildiğinde ve işyerinde ekonomik nedenle davacının ve emsal dosya davacısı İbrahim Erdoğan’ın iş akitlerinin feshedilmiş olması ve sendikalı olmayıp da iş akdi feshedilen işçilerin bulunmaması da göz önünde bulundurulduğunda; davacının iş yerinde örgütlenme çalışmasına başlayan … İş Sendikası’na üye olması ve sendikal örgütlenme içinde yer alması nedenleri ile davalı işverenin davacının sendika seçme özgürlüğüne ve sendikal haklarına engel olmak amacıyla sendikal nedenlerle iş akdini fesh ettiği ve tüm bu nedenlerle iş akdi feshinin sendikal nedene dayandığı anlaşılmakla davacının sendikal tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin ve ilk derece mahkemesinin kararlarının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’nin ve ilk derece mahkemesinin kararlarının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının sendikal fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 14/11/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.