YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/8247
KARAR NO : 2019/6653
KARAR TARİHİ : 25.03.2019
MAHKEMESİ : … ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi H.M.K.’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince … İş Mahkemesinin 21/04/2017 tarih, … Esas,2017/211 Karar sayılı Kararının kaldırılmasına, dava dosyasının davanın yeniden görülmesi için … İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir
… Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı şirkette yaklaşık 11 yıldır çalıştığını, kalifiye bir eleman olduğunu, davalı işveren tarafından 23/12/2016 tarihli fesih ibranamesiyle 4857 sayılı yasanın 25/II ve 25. Dönem TİS’in 25. Maddelerine istinaden haksız ve hukuksuz olarak işten çıkartıldığını, müvekkilinin uçak bakım teknisyeni olduğunu, fesih ihbarnamesine gerekçe olarak müvekkili hakkında 29/11/2016 tarihli …Sulh Ceza Hakimliğinin tedbir niteliğinde olan ve müvekkilinin iddia edilen suçu işlediğine dair bir tek hukuki delil bile bulunmadığını, iddia ederek; davacının iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespitine, davacının işe iadesine, boşta geçen sürelere ilişkin olarak 4 aylık bürüt maaşı ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin ve işe iadesinin gerçekleşmemesi halinde 8 aylık brüt maaşı tutarında tazminatın davacıya ödenmesi gerektiğinin tespite karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, 19/12/2016 tarihinde sendika temsilcilerinin de yer aldığı Disiplin Kurulu tarafından Kanun Hükmünde Kararnamelerde ifade edildiği şekilde Milli Güvenlik Kurulunca Devletin millgi güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara ‘üyelik’ mensubiyet, veya ‘iltisak’ yahut ‘irtibat’ şeklinde bağlantılarının bulunup bulunmadığı ilişkin olarak değerlendirmeler kapsamında..’ Davacının silahlı terör örgütüne uya olma suçundan İstanbul 6.Sulh ceza hakimliğince tutuklandığı, davacının bu nedenle işten çıkartıldığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince ” Tüm dosya kapsamından; davacının İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 28/11/2016 tarih ve 2016/142229 soruşturma, 2016/520 sorgu zaptında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklandığı, davacının bu durumda davalı ile iş ilişkisi yürütemeyeceği gibi işe iade kararı verilmesi halinde bile davacının görevine dönme durumunun mümkün olmadığı, davacının tutuklanma ve iş akdinin fesih gerekçesi değerlendirildiğinde ise davalı tarafça iş ilişkisinin sürdürülmeyeceği ” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ç)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D)İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf başvurusunda; fesih ihbarnamesine gerekçe olarak, müvekkilim hakkında 29.11.2016 tarihli … Sulh Ceza Hakimliği’nin tedbir niteliğinde olan ve müvekkilimin iddia edilen suçu işlediğine dair bir tek dahi hukuki delil barındırmayan ceza soruşturma dosyasındaki tutuklama kararının gösterildiği, buna dayanılarak yapılan işten çıkarma işleminin de haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bildirerek istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
E)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge adliye mahkemesince, mahkemece feshin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığının sunulan deliller kapsamında değerlendirileceği, işçinin terör örgütü ile bağlantısı, irtibat ve iltisakı var ise feshin haklı veya geçerli nedene dayanacağı,diğer taraftan KHK’lar çıkarılmadan, tazminatları ödenerek davranış, verim veya işletme nedenleri gösterilerek feshedilen işçiler var ve yargılama sırasında terör örgütü ile bağlantıları olduğu savunulup, bu kişiler hakkında soruşturma başlatılmış ise 667 sayılı KHK.’ın 4/2 maddesindeki ” daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler” hükmü nedeni ile işe iadelerine olanak bulunmadığı anlaşıldığından işe iadesini etkilediği için açılan soruşturmanın sonucunun beklenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden yargılamanın sonucu beklenmeden karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacının sair itirazları incelenmeksizin dosyanın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
F)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz talebinde bulunulmuştur.
G) Gerekçe:
6100 sayılı HMK. nın 353/1-a maddesi ” (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa;
a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir.” hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından “… mahkemece değerlendirilme yapılması gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davacının sair itirazları incelenmeksizin dosyanın HMK. nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin “…dosyanın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca mahkemesine iadesine…” ilişkin kararı HMK. nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olduğundan davalının temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
H) SONUÇ;
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı HMK. nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olduğundan davalının temyiz talebinin reddine, dava dosyasının gereği için Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 25/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.