YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/8311
KARAR NO : 2018/17462
KARAR TARİHİ : 04.10.2018
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin …’daki inşaat şantiyelerinde demir ustası olarak 13/01/2007-30/10/2010 tarihleri arasında çalıştığını, şantiye işlerinin bitimi nedeniyle iş akdine davalı tarafından son verildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının değişik şantiyelerde belirli dönemler halinde demirci olarak çalıştığını, son projedeki görevinden iş bitimi nedeniyle kendi isteğiyle ayrıldığını, tazminat talep hakkı bulunmadığını, saat ücreti ile çalışan davacının ücretlerinin ihtirazi kayıtsız olarak ödendiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen ilk karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 19/04/2016 tarihli 2014/32755 E. 2016/9944 K. sayılı ilamı ile;
“… Davacı işçinin fazla … ve hafta tatili alacağının olup olmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece karar gerekçesinde fazla … ve hafta tatili ücret alacakları açısından 25.06.2014 tarihli ek bilirkişi raporunun 2. seçeneğinde belirtilen miktarla sınırlı olarak taleplerin kabulüne karar verildiği belirtilmiştir.
Hükme dayanak yapılan ek bilirkişi raporunda davacının aylık ücret miktarı ihtilaflı olduğundan iddia ve savunmaya göre iki seçenekli hesaplama yapılmış, 1 inci ve 2 inci seçeneğe göre saptanan alacak tutarları belirlendikten sonra bu seçeneklerde de davacıya yapılan ödemelerin mahsubuna göre ayrıca talep konusu alacakların hesaplandığı görülmüştür. Mahkemenin karar gerekçesinde belirttiği seçenek de esasen kendi içinde tercihli bir saptamayı ihtiva etmektedir. Ancak Mahkemece hüküm altına aldığı seçenekteki bu tutarlara neden itibar edildiğine, yönelik bir açıklama yapılmamış ve gerekçe oluşturulmamıştır. Bu yönüyle hatalı olan kararın bozulması gerekmiştir.
Hükmedilen kıdem tazminatı tutarının brüt mü yoksa net mi olduğunun kararda gösterilmemesinin infazda tereddüde mahal verebileceğinin düşülmemesi de isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsiline, diğer istemlerin reddine hükmedilmiş,
Bu ikinci karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 23/07/2017 tarihli 2017/19367 E. 2017/4863 K. sayılı ilamı ile özetle;
” …Davalıya ait yurt dışı işyerinde çalışan davacının hafta tatili ve fazla mesai … karşılıklarının ödenip ödenmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece davacının Ocak 2007 – Kasım 2010 arası dönem için sunulan imzasız bordrolarda her ay değişken saatlerde olmak üzere fazla mesai ve hafta tatili ücreti tahakkuku tespit edildiği, celp edilen banka kayıtlarından bordroların karşılığının davacıya ödendiği, davacının tahakkuk ettirilenden daha çok fazla mesai veya hafta tatili alacağı olduğuna yönelik herhangi bir itiraz şerhi düşmeden bu ödemeleri kabul ettiği, 14/03/2006-31/12/2006 dönemindeki çalışması için de tanıkların bu dönemde davacı ile ortak çalışmalarının olmadığı gerekçesiyle hafta tatili ve fazla mesai … ücreti istemlerinin reddine karar verilmiş ise de, bordrolarda değişen miktarlı tahakkuklara rağmen sonuç miktarın kimi zaman 900,00 Euro, kimi zaman ise 100 Euro avans ile 800,00 Euro olduğu anlaşılmıştır. Davacının imzasını içermeyen aylık ücret bordrolarında saat ücreti ile temel ücret hesabı dışında fazla … ve hafta tatili ücreti gibi tahakkuklara yer verilerek davacının banka hesabına yatan tutar ile uyumlu bir tahakkuka gidilmiştir. Davalı işveren işçinin imzasını içermeyen ve her zaman düzenlenmesi mümkün olan bordrolarla temel ücreti bölmek suretiyle diğer işçilik alacaklarının da ödendiği şeklinde bir uygulama geliştirmiştir. İşçinin banka hesabına yapılan ödemelerde maaş açıklaması dışında başka bir bilgiye de yer verilmemiştir.
Bordroların fazla … ile tatil tahakkuklarını içermediği sonucundan hareketle tanık ifadeleri bir değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmesi gerekirken, Ocak 2007 – Kasım 2010 arası dönem için sunulan imzasız bordrolarda her ay değişken saatlerde fazla mesai ve hafta tatili ücreti tahakkuku tespit edildiği gerekçesiyle fazla mesai ve hafta tatili ücreti istemlerinin reddi hatalıdır. ” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile hafta tatili ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, işverence ödenen ücret içinde fazla … ve tatil ücreti alacaklarının yer alıp almadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içinde yer alan ücret bordroları ve mesai şeritleri imzasız olup, aylık normal …, fazla … ve tatil çalışmalarını da içerir şekilde düzenlenmiştir. Bazı aylarda normal mesai süresi azaltılarak ve karşılığında fazla … ile tatil mesaisi süreleri arttırılarak bordro düzenlendiği, böyle olunca davacı işçiye esasen aylık olarak yabancı paralar üzerinden temel ücret ödendiği ancak imzasız bordrolarla fazla … ile tatil ücretleri de gösterilmek suretiyle tahakkuka gidildiği anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla, bordrolarda yer alan toplam ödeme tutarları sadece temel ücreti ilgilendirmektedir. Bordrolarda yer alan toplam ödeme tutarları sadece temel ücreti ilgilendirdiğinden işverenin kayıtlarında (bordro ve bordrolara uygun olarak tanzim edilen mesai şeritleri) yer alan fazla mesai ve tatil … süreleri davacı işçinin fazla mesai yaptığını ve tatil günlerinde çalıştığını göstermez. Kaldı ki bu bordroların ve mesai şeritlerinin gerçekte alınan ücreti gizlemek için sonradan gerçeğe aykırı olarak tanzim edildiği davacı tarafın da kabulündedir. Bu halde söz konusu alacakların varlığını ispat yükü davacıdadır. Davacı … olgusu yönünden işyeri kayıtlarına ve tanık beyanlarına dayanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, işçinin … olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır.
Diğer taraftan 6100 HMK.’un tanıkla ilgili hükümleri incelendiğinde, 240/1 maddesinde “Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir”, 250. maddesinde “Tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa, bunu iki taraftan biri iddia ve ispat edebilir” ve 254. maddesinde ise “Dinleme sırasında öncelikle tanıktan adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği, adresi, taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı, tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığı sorulur” kurallarına yer verilmiştir.
Dairemizin istikrarlı uygulaması gereği, davalı aleyhine dava açanlar tanık olarak dinlenmiş ise bu işçilerin tanıklıklarına ihtiyatlı yaklaşılmalı ve salt bu tanıkların beyanı ile sonuca gidilmemelidir. İşveren ile husumet içinde olan tanıkların beyanları diğer yan delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanık beyanlarına ve işyeri kayıtlarına göre davacının fazla … yaptığı ve tatil günlerinde çalıştığı kabul edilip alacak hesaplanmıştır. Oysa davacı tanığı olarak dinlenen işçiler aynı şekilde davalı aleyhine dava açan kişilerdir.
Tanıkların konumu, tanıklıklarına duyulacak güveni etkileyecek durumdadır. Bu nedenle tanıklıklarına itibar edilemez. Yukarıda anlatıldığı gibi bordrolarda yer alan toplam ödeme tutarları sadece temel ücreti ilgilendirdiğinden işverenin kayıtlarında (bordro ve bordrolara uygun olarak tanzim edilen mesai şeritleri) yer alan fazla mesai ve tatil … süreleri de davacı işçinin fazla mesai yaptığını ve tatil günlerinde çalıştığını göstermez. Davacı fazla … yaptığını ve tatil günlerinde çalıştığını somut delillerle kanıtlayamadığından bu taleplerin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 04/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.