YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/9028
KARAR NO : 2019/7341
KARAR TARİHİ : 01.04.2019
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ : … … 27. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunun kabulü ile davacının işe iadesine karar vermiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket nezdinde satış temsilcisi olarak 01/11/2010 tarihinden bu yana çalışmakta iken, davalı işverenin herhangi bir bildirimde bulunmaksızın ve geçerli bir sebebe dayanmaksızın iş aktinin 29/07/2016 tarihinde feshedildiğini, davalı şirket tarafından hukuken geçerlilik arz etmeyen mutabakat beyanı ile ödemelerin niteliğini gösterir ödeme belgesi imzalatılmaya çalışılmışsa da; iş bu belgelerin davacı tarafça imza edilmediğini, savunma hakkı verilmeden ve geçerli bir sebebe dayanmaksızın haksız olarak feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 23/05/2011 tarihinden iş aktinin haklı sebeple feshedildiği 29/07/2016 tarihine kadar satış temsilcisi olarak görev yaptığını, davacının iş aktine 01/08/2016 tarihi itibari ile 4857 sayılı iş Kanunu’nun 25/II-e ve 25/II/h maddeleri uyarınca son verildiğini, davacının iş aktinin davacının usulsüz davranışları sebebi ile haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davacının görev ve sorumluluğu olan verifikasyon denilen işverene ait soğutucunun işverenin belirlediği sürelerde yerinde görülerek el terminali ile merkeze bilgi vermesi gerektiği, bildirim üzerine davalı işverenlikçe denetim yapıldığı, denetim sonucunda Türkiye genelinde davacı dahil 76 çalışanın usulsüz şekilde işlem yaptığının tespit edildiği, rapora göre yerinde yapılması gereken işlemin alana gidilmeyerek el ile manuel olarak yada fotoğrafının çekilerek terminale okutulmasıyla gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, davacının yazılı savunmasında şarj seviyesi düşük olduğundan ve tüm noktalardaki soğutucuların yerinde olduğundan emin olduğundan sipariş cihazı şarja bağlıyken manuel verifikasyon yaptığını beyan ve itiraf ettiği görülmüş, bu durumda davacı ile davalı işveren arasındaki güven ilişkisinin sarsıldığı davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışta bulunduğu kanatiyle işverenin bu yöndeki beyanlarını ispat ettiği anlaşılmış, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e bendi uyarınca davacının iş akdinin, haklı nedenle feshedildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kunun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince özetle, gerek davacı ile aynı eylemi gerçekleştirmiş çalışanları aynı konuda ağırlaştırılmış ihtar cezası verilirken davacının iş akdinin feshedilmesinde işverenin eşit işlem borcuna aykırı davrandığı ve yine daha önceden davacıya bu konuda hiç bir ihtar verilmemiş olması da göz önüne alındığında öncelikle benzer eylemleri gerçekleştiren çalışanlara yapıldığı gibi bir ihtar verilmesi de mümkünken iş akdinin feshedilmesinin feshin son çare olması ilkesine de aykırı olduğu ve davacının iş akdi feshedilmeyip ihtar cezası verilen diğer çalışanlardan farklı bir eyleminin somut olarak ortaya koyulmadığı gibi davalı işveren tarafından dosyaya sunulan 2016 tarihli verifikasyon inceleme raporunda da, aynı şekilde işlem yapan ve sürekli hale getirdiği anlaşılan satış temsilcilerine de ihtar cezası verilmiş olduğu ve dosya içeriğinden davacının kontrol etmesi gereken soğutucuların kaybolması ve bu nedenle davalı işverenin zarara uğramasının da söz konusu olmadığı ve bu nedenlerle davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı geçerli nedene dayanmadığı kanaatine varılmakla mahkemenin aksi yöndeki tespit ve değerlendirmelerinin dosya içeriğine uygun olmadığı, davacı vekilinin istinaf itirazının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulü ile davacının işe iadesine ve İş Yasası’nın 21. maddesi gereğince, davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının beş aylık brüt ücret tutarında belirlenmesine, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosyadaki belgeler, denetim raporu ve delillerin değerlendirilmesi ile, davacının görev ve sorumluluğu olan verifikasyon denilen işverene ait soğutucunun işverenin belirlediği sürelerde yerinde görülerek el terminali ile merkeze bilgi vermesi gerektiği, bildirim üzerine davalı işverenlikçe denetim yapıldığı, denetim sonucunda Türkiye genelinde davacı dahil 76 çalışanın usulsüz şekilde işlem yaptığının tespit edildiği, rapora göre yerinde yapılması gereken işlemin alana gidilmeyerek el ile manuel olarak yada fotoğrafının çekilerek terminale okutulmasıyla gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, davacının yazılı savunmasında şarj seviyesi düşük olduğundan ve tüm noktalardaki soğutucuların yerinde olduğundan emin olduğundan sipariş cihazı şarja bağlıyken manuel verifikasyon yaptığını beyan ve itiraf ettiği anlaşılan eylemlerinden anlaşılacağı üzere davacının işverenin güvenini kötüye kullandığı, iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiği anlaşılmakla davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
Bu sebeple, Bölge Adliye Mahkemesinin, yerinde olmayan gerekçelere dayalı kararı bozularak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-… Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi’nin temyiz edilen yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 44,40 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine’ye irat kaydına,
4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi’’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 01/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.