YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/9423
KARAR NO : 2018/20692
KARAR TARİHİ : 15.11.2018
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait iş yerinde 2000 yılında işinin son verildiği gün olan 02/09/2007 tarihine kadar çalıştığını, milli ve dini bayramlarda dahi görevli olduğunu çalışma günlerinde dahi 12 saat çalıştığını, hafta tatili ve milli bayram günlerinde de çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme’nin 2008/244 Esas sayılı kararının davalı vekili temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2012/31224 Esas sayılı kararıyla aşağıda belirtilen “… hizmet tespiti davasının sonucunun beklenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına …” gerekçesiyle bozulduğu, bozma ilamına uyulduğu, bozma sonrasında yapılan yargılamada; Hizmet tespiti talepli davanın sonuçlanmasının beklendiği, …1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 22.06.2015 tarih, 2012/134 Esas, 2015/428 karar sayılı kararında özetle; “a) Davalı … yönünden: davalı …’ın, davaya katılan … Tur. Ltd. Şti.’nin % 99 pay sahibi olduğu, kendi adına bağımsız bir işyeri bulunmadığı anlaşıldığından bu kişi hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, b) Davalı … Tur. Ltd. Şti. yönünden: davacının, davalı işveren … Tur. Ltd. Şti. işyerinde çalışmasının …’ya bildirilerek, primlerinin ödendiği, 01.06.2004-15.08.2005, 20.04.2006-30.11.2006, 02.06.2007-20.09.2007 dönemlerine ilişkin hizmet tespiti yönündeki isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, c) Davacının, davalı işveren … Tur. Ltd. Şti. işyerine 01.06.2004 tarihli işe başlama tarihli imzasını içeren işe giriş bildirgesi ile davacının imzasını içeren 20.04.2006 tarihli işe bildirgesinin kesintili çalışmaya karine oluşturduğundan, her iki bildirge arasında kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalar yönünden açılan davanın tanık sözleriyle kanıtlanamayacağı nedeniyle reddine, d) Davacının, davalı … Tur. Ltd. Şti. işyerinde …’ya bildirilmeyen fiili çalışmasına göre sigortalılığa esas hizmet süresinin, 15.03.2002-31.12.2002 (286) gün asgari ücret, 01.01.2003-31.12.2003 (360) gün asgari ücret, 01.01.2004-15.04.2004 (105) gün asgari ücret, 01.11.2006-31.12.2006 (30) gün asgari ücret, 01.01.2007-01.06.2007 (151) gün asgari ücret şeklinde, toplam 932 gün asgari ücret ile çalıştığının tespitine” karar verildiği, bu durumda, davacının, davalı … Tur. Ltd. Şti. işyerinde, 15.03.2002-20.09.2007 tarihleri arasındaki toplam hizmet süresinin, 5 yıl 6 ay 5 gün olduğu, …1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2012/134 Esas sayılı kararında, davacının dava konusu dönem ücretinin asgari ücret olduğu yönünde hüküm kurulduğu, kararın, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin, 2015/22235 Esas sayılı kararı ile onandığı, bu durumda davacının ücretinin dönem asgari ücreti olduğu sonuç ve kanısına varıldığı, tüm dosya kapsamından davacının iş akdinin davalı ile yanlış bilet satışı nedeniyle çıkan tartışma sonucunda iş akdinin haksız olarak feshedildiği, Noter aracılığıyla gönderilen işe mazeretsiz gelmediği, bu nedenle gelmesi gerektiğine ilişkin ihtarnamenin iş sözleşmesinden feshinden sonra düzenlendiği, davacının işe devamsızlığı yönündeki iddianın iş akdinin feshinden sonra olduğu anlaşılmakla bu durum haksız fesih olduğundan ayrıca yanlış bilet satışından kaynaklanan iddia da ise 6 günlük hak düşürücü sürenin geçirildiği anlaşılmakla davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı sonuç ve kanısına varıldığı, tanık beyanlarından davacının 08-20 saatleri arasında günde 12 saat çalıştığı anlaşılmaktadır. Yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda günlük çalışmadan 1,5 saat ara dinlenme düşüldüğünde, davacının günde 10,5 saat haftada 63 saat çalıştığı ve haftada 18 saat fazla çalışma yaptığının anlaşıldığı, davalının, davacının fazla çalışma ücretlerinin ödendiği kayıt ve belgelerle kanıtlayamadığı, bu durumda davacının fazla çalışma ücreti alacağı olduğu sonuç ve kanısına varıldığı, tüm tanık beyanları ve dosya kapsamından davacının hafta tatili kullanmadığı sonuç ve kanısına varıldığı, davalının davacının hafta tatili ücretlerinin ödendiğini kayıt ve belgelerle kanıtlayamadığı, bu durumda davacının hafta tatili ücreti alacağı olduğu sonuç ve kanısına varıldığı, tüm tanık beyanları ve dosya kapsamından davacının genel tatil günlerinde çalıştığı sonuç ve kanısına varıldığı, davalı tarafça davacının genel tatil ücretlerinin ödendiği kayıt ve belgelerle kanıtlanamadığı, bu durumda davacının genel tatil ücreti alacağı olduğu sonuç ve kanısına varıldığı, davacının 14.10.2005 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiği iddiasıyla açtığı ve 20.04.2006 tarihinde feragat ettiği davasında, istenilen dönem ücretlerine ilişkin istemle ilgili tekrar dava konusu yapılamayacağından, 15.04.2000-14.05.2005 tarihleri arasındaki dönem ücretleri hüküm altına alındığı, bununla birlikte davacının sürekli fazla mesai yapması ve bütün genel tatillerde çalışmış olmasının kabulü hayatın olağan akışına terstir. Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre takdiri delil olan tanık anlatımlarıyla çalışmanın ispatlanması halinde işçinin hastalık, izin gibi sebeplerle çalışma yapmadığı dönemler olacağının kabulü ile hesaplanan alacaklardan makul bir indirim yapılması gerektiği ortaya konduğu, bu bağlamda davacının hesaplanan alacaklarından %30 hakkaniyet indirimine gidildiği, kısa kararda yasa yolu olarak her nekadar İstinaf yolu olarak belirtilmişse de 6100 sayılı yasanın geçici 3. maddesi gereğince yargı yolunun Yargıtayda temyiz yasa yolu olması nedeni ile sehven yapılan yanlışlık gerekçeli kararın taraflara tebliği öncesinde düzeltildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
Davacının açtığı hizmet tespiti davasında davalı … hakkında davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Davalı …’ın hakkındaki davacının temyiz etmediği kesinleşmiş bu Mahkeme kararı ile davalı …’ın işveren olmadığı anlaşıldığından davanın reddi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 15/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.