Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2018/9863 E. 2019/10987 K. 14.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/9863
KARAR NO : 2019/10987
KARAR TARİHİ : 14.05.2019

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ

DAVA : Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14/05/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirketin yurt dışında (Türkmenistan’da) bulunan iş yerlerinde 08/09/2009-15/09/2014 tarihleri arasında loder operatörü olarak çalıştığını, son ücretinin aylık net 2250 USD olduğunu, sigorta primlerinin eksik ücret üzerinden ödenmesi ve birikmiş ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini haklı olarak fesih ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım aylık ücret, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 08/09/2009 tarihinde 1600 USD ücretle kepçe operatörü olarak çalışmaya başladığını, feshin haklı olmadığını ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin ücretlerin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine davacı tarafça haklı olarak fesh edildiği buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gibi fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu ancak aylık ücret alacağı talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) İstinaf:
Karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, özetle, ” tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesinin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile davalı başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı taraf temyiz etmiştir.
G) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, 6100 sayılı Kanunun 109. madde hükmüne göre açılmış kısmi dava niteliğinde olup, kısmi davada, davacının ıslah işlemine karşı davalı tarafça öne sürülen zamanaşımı def’inin dikkate alınması gerekir.
İlk Derece Mahkemesince, karar gerekçesinde ” zamanaşımı savunması dikkate alınarak hesap yapıldığı anlaşılan 27/10/2016 tarihli ek bilirkişi raporunda yapılan hesaba göre” fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili alcağının belirlendiği açıklanmış ise de, hükmedilen miktarlara bakıldığında, ıslaha karşı zamanaşımı def’inin değerlendirildiği ek rapor yerine, ıslah öncesi ibraz edilen kök bilirkişi raporunun hükme esas alındığı görülmüştür. Bu husus çelişkili olduğu gibi, söz konusu alacaklar yönünden ıslaha karşı öne sürülen zamanaşımı def’inin dikkate alınmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
H) Sonuç:
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK’nın 373/1 hükmü uyarınca dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davalı yararına takdir edilen 2.037,00 TL duruşma avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.