Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/2003 E. 2019/8983 K. 17.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2003
KARAR NO : 2019/8983
KARAR TARİHİ : 17.04.2019

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ : … 25. İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu kabul ederek, davacının işe iadesine karar vermiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı İşyerinde 17.01.2013-18.07.2016 tarihleri arasında Bilişim Teknolojileri Uzmanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davalı tarafından yapılan fesihte davacı işçinin hizmetine ihtiyaç duyulmadığının ileri sürüldüğünü, İş Kanunun aradığı anlamda işçinin yeterliğinden yada davranışından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir neden yer almadığını, feshin geçersiz olduğunu iddia ederek; feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının işe iadesine; 4 aylık boşta geçen süre ücret ve diğer hakların davacıya ödenmesine; yasal sürede işe başlatılmaması halinde davacıya 8 aya kadar ücreti tutarında tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu yeni genel kurul kararında kişinin meslekten çıkarılmasına yönelik olarak yapılacak değerlendirme sonucunda oluşacak kanaatin yeterli olduğunun kararlaştırıldığını, kanaate varılabilmesi için belli bir tür delile dayanma zorunluluğu öngörülmediğini, davalı şirketin %73,60 payının Hâzineye ait olduğunu, bu pay sahipliğiyle ilgili her türlü işlemin Hazine Müsteşarlığınca yürütüldüğünü, Müsteşarlık ve diğer ortaklar tarafından seçilen yeni borsa yönetiminin borsayı daha ileriye götürecek projeler üzerinde çalışmaya başladığını, dolayısıyla güncellenen hedefler ve iş stratejileri çerçevesinde hizmetine ihtiyaç duyulmayan personeller ile iş ilişkilerinin sonlandırılmaya başlandığını, bu kapsamda 01 Nisan-15 Temmuz 2016 tarihleri arasında her düzeyden toplam 47 kişi İle iş ilişkilerinin sona erdirildiğini, bu sayının 18.07.2016 tarihi itibariyle 51 kişi olduğunu, daha sonra 05.08.2016 tarihinde 1 kişi ile 11.08.2016 tarihinde de 8 kişinin daha iş ilişkisinin sona erdirildiğini, davacı işçinin bağlı bulunduğu yönetici olan genel müdür yardımcısı tarafından davacı işçinin çalışmalarının verimsiz olduğu bilgisinin genel müdürlüğe iletildiğini, değerlendirme sonucu oluşan kanaatle davacı işçinin iş sözleşmesinin 18.07.2016 tarihli işletmesel karar sonucu feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, … Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 14/07/2017 tarihli yazısı ile davacının şüpheli olarak kaydının bulunması ve KHK hükmü birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı işveren açısından iş ilişkisinin devamı için gerekli olan güvenin sarsıldığı, elverişli, objektif olay ve vakıalara dayanan güçlü bir şüphenin bulunduğu mahkememizce kabul edilmiş ve ayrıca 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Kamu iştiraklerindeki işçiler” başlıklı 7.maddesi gereğince davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedenle yapıldığı ve anılan madde gereğince kamu iştiraki olan işveren nezdindeki işine iadesinin mümkün olmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E)İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili gerekçeli istinaf dilekçesi ile; davacının iş akdinin, “Hizmetlerine ihtiyaç duyulmaması nedeniyle” feshedildiğini, fesih bildiriminde başka hiç bir gerekçe gösterilmediğini, davalı cevap dilekçesinde de müvekkili FETÖ ile bağlantısı olduğu yönünde bir iddiada bulunmadığını, davalının bilirkişi raporu dosyaya sunulduktan sonra, 24.11.2016 ve 20.03.2017 tarihli ek beyanlarında müvekkilin FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu kanaati ile işten çıkarıldığını, bunun bir şüphe feshi olduğunu iddia ettiğini, davacının iş akdinin feshinde böyle bir yola gidilmediğini, davacı hakkındaki soruşturmadan bahsedildiğini, soruşturma listesi zaten işveren tarafından verildiğini, işten çıkarılan kişinin işe iade davasını kazanmaması için bu listeye dahil edildiğini, Mahkemenin bu konuyu araştırması, elverişli, objektif, olay ve vakıalara dayanan güçlü bir şüpheyi gerektiren bir durum olup olmadığını değerlendirmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğu hususunun ispat edilememesi ve iş akdinin de geçerli nedenlerle fesih edildiği hususunun ispat edilememesi gerekçesiyle davacı vekili istinaf başvurusunun kabulü ile feshin geçersizliğine karar verilmiştir.
G)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H)Gerekçe:
Dosya içeriğine göre; davacının iş sözleşmesi 18.07.2016 tarihinde “hizmetlerine ihtiyaç duyulmaması” gerekçesiyle feshedilmiştir. Ancak davalı vekili cevap dilekçesindeki açıklamalarında; davacının FETÖ ile bağlantısı tespit edildiğinden iş akdinin sona erdirildiğini belirtmiş olup, … Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından düzenlenen 2018/ 154671 soruşturma no- 2018/ 68872 karar nolu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda “örgütle üyelik olarak nitelendirilebilecek seviyede ilişki olduğuna dair kamu davası açılmasına yeterli delil bulunmadığı” belirtilmiş ise de, davalı şirketin savunmasına istinaden, terör örgütü ile irtibat veya iltisakı bulunduğuna dair hakkında kanaat edinilen bir işçiyi çalıştırmaya devam etmenin, yani iş sözleşmesinin devamını davalı işverenden beklemek mümkün olmadığı gibi iş sözleşmesinin devamının çekilmez hale geldiğini kabul etmek gerekeceği, davacı işçinin böyle bir şüphe altında iken davalı işverenden işçinin iş sözleşmesinin devamını beklemenin iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gibi davalı işverene de bu nedenle iş akdini sonlandırma yetkisi vermesi gerektiği, feshin, şüphe feshinin şartlarını taşıdığı ve geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddi gerekmekte olup 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-… Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’ nin yukarıda tarih ve sayılı yazılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 44,40 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine’ye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 1.370,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
7-Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 17/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.