Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/3452 E. 2019/9014 K. 17.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3452
KARAR NO : 2019/9014
KARAR TARİHİ : 17.04.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili işçinin 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’a (Basın İş Kanunu) tâbi olarak 14.03.2006 tarihinde işe başladığı hâlde Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) girişinin yapılmadığını, 14.03.2006-11.05.2007 tarihleri arası SGK primleri ile bu döneme ilişkin aylık ücretlerinin ödenmediğini, işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini iddia ederek ücret, ücret alacağının %5 fazlalığı, fazla çalışma, fazla çalışma alacağının %5 fazlalığı, genel tatil, genel tatil alacağının %5 fazlalığı ile yıllık izin ücreti alacaklarının;
Birleşen davada ise işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın temyiz aşamasında olduğunu, bu dosyada bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alındığını ancak dava ve ıslah dilekçesini aşacak şekilde taleplerin hüküm altına alındığını, miktar olarak talep edilmeyen alacaklardan ücret alacağının %5 fazlalığı, genel tatil alacağı ile genel tatil alacağının %5 fazlalığı alacaklarının harçlandırılmadan hüküm altına alındığından bu miktarları harçlandırılmak suretiyle talep etme zorunluluğunun doğduğunu, ayrıca davacının ödenmeyen son üç aylık ücreti dışında talep edilmeyen diğer aylara ait ücretlerinin de peşin ödenmediğinden ilk işe başladığı tarihten itibaren aylık ücretlerinin geç ödenmesinden kaynaklanan %5 fazlalığı talep ettiğinden bahisle bu alacakların da hüküm altına alınması talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının Basın İş Kanunu’na tâbi olmadığını, bu nedenle günlük %5 fazlasıyla ödenmesi taleplerinin reddi gerektiğini, davacının ödenmediğini iddia ettiği 2009 yılı Ağustos ve Eylül ayı ücretlerinin ödendiğini ancak Ekim ayı ücretinin 19 günlük bakiyesinin ödenmediğini, fazla çalışma ve genel tatil günlerinde çalışmasının söz konusu olmadığını; birleşen davada ise zamanaşımı defi ve derdestlik itirazında bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yargılama Safhası ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen 06/10/2011 tarihli ilk kararda, davacının Basın İş Kanunu’na göre çalıştığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 06.02.2014 tarihli ve 2011/52151 E., 2014/3518 K. sayılı ilamı ile “mahkemece genel tatil, genel tatil alacağının %5 fazlası ile ücret alacağının %5 fazlası alacaklarında davacının dava ve ıslah dilekçesi ile talep ettiği miktar aşılarak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 74’ncü ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 26’ncı maddelerine aykırı karar verilmesi; %5 fazla alacaklarından indirim yapılmaması; davacının 30.08.2008 ve 30.09.2009 günleri izinli olduğu hâlde anılan günler için genel tatil ücretinin hesaplanması ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilirken yetersiz gerekçeyle somut olayla ilişkilendirilmeden vekalet ücretinin üç katına hükmedilmesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak verilen 06.02.2014 tarihli ikinci kararda, bozma kararı ve birleşen dava dosyası da dikkate alınarak bilirkişiden ek rapor alındığı, bu ek rapor ile bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriğinden davanın açılış tarihi itibariyle %5 fazla ödeme alacak tutarlarından %85 oranında indirim yapmak gerektiği, asıl dava yönünden ücret alacağına ilişkin davanın reddedildiği, yine birleşen dava yönünden ücret alacağı %5 fazla ödeme alacağı ile %5 genel tatil fazla ödeme alacağına ilişkin davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 27.05.2015 tarihli ve 2015/14205 E., 2015/19429 K. sayılı ilamı ile; “2-Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra alınan 16.10.2014 tarihli bilirkişi raporunda ücret alacağındaki gecikme nedeniyle %5 fazla alacak olarak 71.955,00 TL hesaplanmış, ancak karar gerekçesinde %5 fazlalıklardan %85 indirim yapılması gerektiği belirtilerek 737,72 TL ücret alacağın geç ödenmesi nedeniyle %5 fazlası olarak hüküm altına alınmıştır.
Bilirkişi raporunda 71.995,00 TL‘nin %85 indirim uygulanması ile bulunan rakam 10.793,25 TL dir. Mahkemece hangi gerekçe ile 737,72 TL ye hükmedildiği açıklanmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş toplamda davacının geç ödenen ücret alacağının ve bu geç ödenme nedeni ile % 5 fazla ödemesinin açıkça belirlenmesi ve buna göre indirim yapılması gerekir. Ücretin geç ödenmesi nedeni ile talep edilen % 5 fazla ödeme konusunda gerekçe oluşturulmadan denetime elverişsiz bir biçimde karar verilmesi hatalıdır.
3-Birleşen davadaki masrafların dikkate alınmaması ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK 297 .maddesi gereğince dökümünün yapılmaması ayrı bir bozma nedenidir.” gerekçeleriyle bozulmuştur.
Bunun üzerine Mahkemece, asıl dava ile birleşen davanın dayanağı olan 19.10.2009 tarihli ihtarnamede davacının 2009 yılı Ağustos-Eylül ve Ekim ayları ücreti ile bu ücretin gününde ödenmemesi nedeniyle ücret alacağının %5 fazlalığının talep edildiği, asıl dava açılmadan önce Ağustos ayı ücretinin ödendiğinin asıl dava dilekçesinde belirtilerek ihtarnamedeki diğer kalem alacakların talep edildiği, birleşen davanın ise asıl davadaki fazlaya ilişkin alacakların tahsiline ilişkin ek dava niteliğinde olduğu, başkaca aylara ilişkin ücret ve %5 ücret fazlalığının talep edilmediği, 04.01.2011 tarihli bilirkişi raporunda 2009 yılı Ekim ayından 19 günlük ücret alacağının ve 2009 yılı Eylül-Ekim ücretinin geç ödenmesi nedeniyle %5 ücret fazlalığı alacağının bulunduğu, bu rapor doğrultusunda verilen 06.10.2011 tarihli mahkeme kararının davacı tarafından ücret ve %5 ücret fazlalığı yönünden temyiz edilmeyerek davalı lehine usuli kazanılmış hak doğurduğu, öte yandan 06.02.2014 tarihli bozma kararı sonrasında aldırılan 16.10.2014 tarihli raporda hesaplanan 71.995,00TL’nin %5 ücret fazlalığının dava konusu 2009 yılı Eylül-Ekim ayı ücretine ait olmayıp, 2007 yılı Mayıs-2009 yılı Temmuz ayları ücretine ilişkin %5 fazlalık olduğu, bu bağlamda taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak dava konusu olmayan döneme ilişkin karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.
Direnme kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 31.01.2019 tarihli ve 2016/9-1411 E., 2019/52 K. sayılı kararı ile, “Mahkemece direnmeye esas kararda değinilmeyen ancak bozma kararından da esinlenerek gerekçesini değiştirmek suretiyle direnme kararı verildiği görülmüştür. Dolayısıyla direnme olarak adlandırdığı bu karar, gerçekte direnme olmayıp, değişik gerekçe ile verilen yeni hüküm niteliğindedir.” gerekçesiyle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dairemizin; Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra alınan 16.10.2014 tarihli bilirkişi raporunda ücret alacağındaki gecikme nedeniyle %5 fazla alacak olarak 71.955 TL hesaplandığı, karar gerekçesinde %5 fazlalıklardan %85 indirim yapılması gerektiği belirtilerek 737,72 TL’ye hükmedildiği bilirkişi raporunda 71.955 TL’ye %85 oranında indirim uygulandığında bulunan rakamın 10.793,25 TL olduğu, mahkemece gerekçe belirtilmeksizin 737,72 TL’ye hükmedildiği, Mahkemece yapılması gerekenin davacının geç ödenen ücret alacağının ve bu geç ödenme nedeniyle %5 fazla ödemesinin açıkça belirlenmesi ve buna göre indirim yapılması gerektiği, birleşen davadaki masrafların dikkate alınmaması ve yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK 297. madde uyarınca dökümünün yapılmaması gerekçesi ile verdiği bozma kararı sonrası Mahkemece verilen kararda, hükmedilen 737,72 TL’ye nasıl varıldığına ilişkin açıklamalar yapılmış ayrıca asıl dava ile birleşen davanın dayanağı olan 19/10/2009 tarihli ihtarnamede davacının Ağustos – Eylül ve Ekim 2009 ayları ücreti ile bu ücretin gününde ödenmemesi nedeniyle ücret alacağının % 5 fazlalığının talep edildiği, asıl dava açılmazdan önce Ağustos ayı ücreti ödendiğinin asıl dava dilekçesinde belirtilerek ihtarnamedeki diğer kalem alacaklarının talep edildiği; birleşen davanın ise , asıl davadaki fazlaya ilişkin alacakların tahsiline ilişkin ek dava niteliğinde olduğu , başkaca aylara ilişkin ücret ve % 5 ücret fazlalığının talep edilmediği, Yargıtay bozması sonrasında aldırılan 16/10/2014 tarihli raporda hesaplanan 71.955,00 TL %5 ücret fazlalığının dava konusu 2009 Eylül – Ekim ayı ücretine ait olmayıp, 2007 Mayıs ile 2009 Temmuz ayları ücretine ilişkin % 5 fazlalık olduğu, bu bağlamda taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak dava konusu olmayan döneme ilişkin olarak karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozma ilamına uyulmayarak birleşen davada ilişkin talep kalemlerinden ücret alacağının %5 fazlalığına reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre; asıl davada, ödenmeyen ücret alacağı ile %5 fazlalığı, fazla çalışma ücreti ile %5 fazlalığı, ulusal bayram ve genel tatil ile %5 fazlalığı ve yıllık ücretli izin alacakları talep edilmiş olup, daha sonra Mahkemece verilen ilk karardan sonra açılan ve birleşen davada ise asıl davada tespiti yapılan bakiye ücret alacağının %5 fazlalığı ile bakiye ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile bakiye %5 fazlalığının yanında ayrı bir kalem olarak aylık ücretlerin geç ödenmesinden kaynaklanan %5 fazlalık talep edilmiştir. Velhasıl birleşen davada talep edilen “aylık ücretlerin geç ödenmesinden kaynaklanan %5 fazlalık” kalemi asıl davadaki ücretlerin ödenmemesinden kaynaklanan %5 fazlalık kaleminden ayrı ve bağımsız bir talep olup, asıl davada tespiti yapılan bir alacağın bakiyesi değildir.
5953 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinin 1 inci fıkrası, “Kararlaştırılan ücret, her ay peşin olarak ödenir.” hükmünü, 2 inci fıkrası ise “Gazetecilere ücretlerini vaktinde ödemeyen işverenler, bu ücretleri, geçecek her gün için yüzde beş fazlasıyla ödemeye mecburdurlar.” hükmünü havidir.
Bu durumda, birleşen davada davacının ücretlerinin ödeme sürelerinin tespiti ile şayet gecikilen bir süre var ise bu süreye göre %5 fazlalık alacağının hüküm altına alınması gereklidir.

Bu safhada Mahkemece yapılacak iş; Dairemizin bozma ilamı sonrasında alınan ve içeriğinde ücretlerin vaktinde ödenmemesi nedeniyle %5 fazlalık hesaplamasının da yer aldığı 16.10.2014 tarihli bilirkişi raporunun bir değerlendirmeye tabi tutulması ile sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenlerle, Mahkemece direnme kararı adı altında verilen ve birleşen dava yönünden “aylık ücretlerin geç ödenmesinden kaynaklanan %5 fazlalık” alacak kaleminin reddi sonucunu doğuran karar isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre; davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hatalı belirlenmiş olmakla birlikte bozma nedenine göre değişeceği ve yeniden hesaplanacağı cihetleriyle, bozma nedeni yapılmamıştır.
4-Ayrıca hüküm fıkrasında temerrüt tarihinin açıkça yazılmamasının infazda tereddüde mahal verebileceğinin ve 6100 sayılı HMK.nın 297/2.maddesine de aykırı olduğunun düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.