Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/3727 E. 2019/21130 K. 27.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3727
KARAR NO : 2019/21130
KARAR TARİHİ : 27.11.2019

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı bankada en son “şube müdürü” olarak çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin gerçeğe uygun, açık, anlaşılır, gerekçeli bir fesih nedeni ileri sürmeden mesnetsiz ve “feshin son çare olması ilkesi”ne ve eşit işlem borcuna aykırı bir şekilde feshedildiğini ve fesih beyanındaki hususların hiçbirinin kabul edilmediğini iddia ederek davacının işe iadesine, boşta geçen sürelere ilişkin olarak 4 aylık bürüt maaşı ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğinin ve işe iadesinin gerçekleşmemesi halinde 8 aylık brüt maaşı tutarında tazminatın ödenmesi gerektiğinin tespite karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunarak davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince,davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından 17.02.2016 tarihinde “şüpheli işlemleri denetlemediği, şube personelleri üzerinde gereken kontrol ortamını sağlamadığı, görev ve sorumluluklarının gerektirdiklerini yapmadığı, bir şube müşterisiyle borç-alacak ilişkisine girdiği, güveni zedeleyici davrandığı, işi eksik ve yetersiz olarak yerine getirdiği, bunun yol açtığı sonuçlar, muhtemel zarar/risk yaratması ve olumsuz durumlar” gerekçesi ile İş Kanununun 17. ve 18. maddeleri ayırınca geçerli neden iddiası ile feshedildiği, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı tarafın feshin geçerli nedene dayandığını kanıtlayamadığı, davacıya atfedilen olaylardan bir kısmının davacı ile ilgili olmadığı, bir kısmının gerçekleştiğinin ispatlanmadığı, bir kısmının da iş akdinin feshini gerektirmediği, davalı bankanın davacının üzerine atılı iddiaları kanıtlayamadığı ve işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; iş sözleşmesinin teftiş kurulu soruşturma raporu disiplin komitesi toplantı tutanağı tüm banka kayıtları gereği 4857 sayılı yasanın 17. ve 18. maddesi gereğince ihsan kaynakları yönetmeliğinin işten çıkarma başlıklı 9.2.3.R hüküm gereğince sona erdirildiğini,davacının görevinin şube müdür olduğunu, görev tanımı dikkate alındığında davacının şubede yapılan tüm işlemlerden sorumlu olduğunu, raporun çelişkilerle dolu olduğunu, yazılı fesih bildiriminin davacıya tebliğ edildiğini,sözleşmesinin geçerli nedenle sona erdirildiğini,davacıya gerekli eğitimlerin verildiğini, 5 aylık brüt ücretin hatalı olduğunu, davacının talebinin aşılarak 4 aylık ücret hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
F) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının Şube Müdürü olarak çalıştığı, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından 17.02.2016 tarihinde “şüpheli işlemleri denetlemediği, şube personelleri üzerinde gereken kontrol ortamını sağlamadığı, görev ve sorumluluklarının gerektirdiklerini yapmadığı, bir şube müşterisiyle borç-alacak ilişkisine girdiği, güveni zedeleyici davrandığı, işi eksik ve yetersiz olarak yerine getirdiği, bunun yol açtığı sonuçlar, muhtemel zarar/risk yaratması ve olumsuz durumlar” gerekçesi ile İş Kanununun 17. ve 18. maddeleri ayırınca geçerli neden iddiası ile feshedildiği ve davacının işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış nedeni olarak kod 4 gösterildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi praporuna göre davacıya atfedilen olaylardan bir kısmının davacı ile ilgili olmadığı, davacının kredi tahsis yönetiminde tahsis koşullarına uymaması, bankacılık teamülleri gereği alınması gereken önlemleri alıp almadığı birimleri bilinçli yanılttığı hususunda davalı tarafça dosyaya sunulan somut bir delilin olmadığı, davacının bankacılık teamülleri gereği yakından takip etmesi gerekliliği açık olan firmalarda yaşanılan sorunlar nedeniyle dolaylı olarak sorumlu olduğu, insan kaynakları yönetmeliği gereğince davacının bu eyleminden dolayı idari yaptırım uygulması gerektiği iş sözleşmesine aykırı davranışta bulunan işçiye yaptığı eylemle orantılı bir yaptırım uygulaması gerektiği, davacının eylemleri dikkate alındığında feshin orantısız olduğu, davalının fesihin kaçınılmaz olduğunu ispat edemediği, feshin son çare ilkesine aykırı hareket ettiği, feshin geçersiz olduğu davalının bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
G) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
H) Gerekçe:
Davacının iş akdi bankada yapılan teftiş incelemesi sonrasında tespit edilen eksik veya güven zedeleyici davranışlar sayılarak geçerli nedenle feshedildiğini savunulmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile feshin geçersiz olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Davacının iş akdinin feshine dayanak gösterilen işlemlerden örnek olarak ağabeyi tarafından yönlendirilen firmalar ile çıkar ilişkisi bulunup bulunmadığı yönünde delil olmasa da factoring çalışanlarınca yönlendirilen firmalar ve “finansal danışman” ünvanıyla firmalara kredi temini yapan kişilerin referanslarında daha dikkatli davranılması gerekliliği” şube müdürünün tecrübe paralelinde öngörülebilir olduğu, şube müşterisi ile borç ilişkisi,davacının bankacılık teamülleri gereği yakından takip etmesi gerekliliği açık olan firmalarda yaşanılan sorunlar nedeniyle dolaylı olarak pay sahibi olduğu,şube personelleri üzerinde gereken kontrolü sağlamaması nedeniyle davacı ve davalı arasındaki iş ilişkisinin güvene dayalı olup ve yapılan eksik işlemler nedeniyle davalı tarafından yapılan fesih geçerlidir. Feshin geçerli nedene dayandığı gözetilerek reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi’nin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi’nin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3.Alınması gereken 44.40 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29.20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine’ye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 1.745,10 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan avansların talep halinde ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, kesin olarak 27.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.