YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3919
KARAR NO : 2019/16745
KARAR TARİHİ : 25.09.2019
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ . HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi’nin 19/10/2017 tarih 2016/197 Esas, 2017/480 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar vermiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalı şirkette depo çalışanı olarak görev yapmaktayken 17/01/2016 tarihinde davalı tarafından iş akdinin feshedildiğini, davacının … sendikasına üye olduğunu, işyerinde çalışan işçilerin sendikaya üye olmasını ve sendikanın yetki almasını istemeyen davalı şirket öncelikle kimin sendikalı kimin olmadığı yönünde işyerinde araştırma yaptığını, bu kapsamda sendikalı olduğunu öğrendikleri kişilerin iş sözleşmelerini sendikanın yetki alma sürecinde ve gerçek dışı fesih sebepleri oluşturarak feshettiğini, davacının iş sözleşmesinin de kendisinin sendikalı olması hasebiyle, mesnetsiz bir fesih sebebine dayanılarak sonlandırıldığını, fesih bildiriminde belirtilen işyerinin küçülmesi gerekçesinin kesinlikle gerçeği yansıtmadığını, fesih öncesi ve sonrasında fazla mesailer devam ettiği gibi internet üzerinden iş ilanı verildiğini, feshin son çare ilkesine uyulmadığını, anayasal bir hak olan sendikalı olma hakkı elinden alınan davacının açık bir şekilde davalı tarafından mağdur edildiğini, davacının işe iadesi ve lehine sendikal tazminat hükmedilmesi gerektiğini, feshin geçersizliğini, davacının işe iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının iş akdinin işyeri gereklilikleriyle geçerli sebeple sona erdirildiğini, davalı şirketin organizasyonunun gözden geçirildiğini, organizasyonel değişiklik yapılarak Lojistik Merkezi işyerininde küçülmesi kararının alındığını, bu kapsamda Lojistik Merkezi’nde çalışan pek çok çalışanın iş sözleşmelerinin sona erdirildiğini, iş sözleşmesi feshedilen tek çalışanın davacı olmadığını, işten çıkarılanlara ödenmesi gereken kıdem ve ihbar tazminatları da ödenmek suretiyle hukuka uygun olarak feshedildiğini, davacının iş akdi feshedildikten sonra aynı pozisyonda yeni bir çalışan istihdam edilmediğini, davacının pozisyonunda başka işçi alınmadığını, davacının görev yapmakta olduğu Lojistik Merkezi’nin küçülmesi yoluna gidildiği için davacının görev yaptığı pozisyonda herhangi bir çalışan istihdam edilmemiş olup bu açıdan da feshin geçerli olarak gerçekleştirildiğinin görüldüğünü, davacının iş akdinin feshin son çare olması ilkesine uygun olarak feshedildiğini, davacının davalı şirkete ait Lojistik Merkezi’nde depo elemanı olarak görev yaptığını, davalı şirketin işyerlerindeki sendikal faaliyetlerden ekim 2014 tarihinden beri haberdar olduğunu, eğer davalı şirket gerçekten davacının iddia ettiği gibi çalışanını yalnızca sendika üyesi olması sebebiyle işten çıkartacak olsaydı davacının sendikal durumunu öğrendikten hemen sonra feshedebileceğini, davacının performansının düşük olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacıdan daha kıdemsiz olan ve ondan sonra işe giren kişilerin çalışmaya devam ettikleri halde davacının işten çıkartıldığı, … iş sendikasına üye olan 13 personelin halen davalı işyerinde çalıştığı zararın personel giderinden değil işletmenin finansman giderlerindeki artıştan kaynaklandığı, davacının iş aktinin fesih gerekçesine uygun olarak hangi kriterin dikkate aldındığına dair veri bulunmadığı, … iş sendikasından gönderilen belgeler dikkate alındığında işyerindeki sendikalı sayısının her geçen gün azaldığı ve sendikadan istifa ederek iş yerinde çalışmaya devam eden personellerin olduğu,davacının iş aktinin feshinden 3 ay öncesinde sendikaya üye işçi sayısı 51 iken halen 20 sendikalı işçiye düştüğü, sendikadan istifa ettikten sonra iş yerinde çalışmaya devam eden 13 işçinin bulunduğu mahkememizdeki seri davalar da dikkate alındığında iş akti feshedilen tüm işçilerin … sendikası üyesi oldukları, fesihten sonra davacıların çalışabilecekleri pozisyonlara da işçi alındığı anlaşılmış davalı işverenin davacı ve mahkememizde görülen diğer dosya davacılarını sendika üyesi olmaları nedeni ile işten çıkarttığı anlaşılmış ve davanın kabulüne, feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve sendikal tazminata karar verilmiştir.
Ç) İstinaf Başvurusu:
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, yasal süre içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; ”Somut olayda davalı taraf fesih gerekçesi olarak Lojistik Merkezinin küçültülmesine ilişkin alınan işletmesel karara dayanmış, delil listesinde de bilirkişi incelemesine yer vermiştir. Bu sebeple davalı şirket yönetim kurulunun aldığı işletmesel kararın feshi zorunlu kılıp kılmadığı, davacının aynı veya benzer pozisyonda çalışabileceği ve fesih tarihinde boş olan kadro bulunup bulunmadığı, fesihten üç ay önce ile üç ay sonrasında davacı ile aynı pozisyonda çalışan işçi alımı olup olmadığı hususlarında bilirkişiden gerektiğinde iş yerinde inceleme yapma yetkisi de verilip rapor alınarak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekir.
İlk derece mahkemesince seri 2016/193, 195, 197, 199 ve 201 Esas sayılı dosyalar üzerinde bilirkişi heyet incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporunun dosya arasına alındığı, dosya kapsamına uygun bilirkişi heyet raporu içeriği nazara alınarak davacının iş akdinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı, feshin son çare olma ilkesinin gözetilmediği, davalı tarafın bu yöndeki ispat külfetini yerine getirmediği, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki gerekçesinin ve hüküm fıkrasının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı tarafın sendikal tazminata ilişkin istinaf sebepleri irdelendiğinde ise; sendikal tazminatın hüküm altına alınabilmesi için, feshin sendikal sebebe dayandığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatlanması zorunludur. Davacının sendikaya 18/09/2014 tarihinde üye olduğu, sendikanın 15/10/2014 tarihinde işletmede yasanın aradığı çoğunluğa sahip olduğunun tespit edildiği, iş sözleşmesinin ise 17/01/2016 tarihinde feshedildiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre feshin sendikal nedenle yapıldığının ispat edilemediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi tarafından feshin sendikal nedenle yapıldığı gerekçesiyle sendikal tazminata hükmetmesi hatalıdır. Kaldı ki yetki öncesi süreçte iş sözleşmesi feshedilen … tarafından açılan işe iade davasında feshin sendikal nedene dayandığı yönündeki ilk derece mahkemesi kararı, feshin sendikal nedenle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 01/06/2017 tarih ve 2016/15250-2017/9511 E/K sayılı kararı ile bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalının bu konudaki istinaf sebepleri yerindedir…” gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile sendikal tazminatın reddine, davacının işe iadesine karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Bölge Adliye Mahkemesince kararına dayanak yapılan Dairemizin 01/06/2017 tarih ve 2016/15250 Esas 2017/9511 Karar sayılı ilamında ” Davacı sendikaya 01.08.2014.2013 tarihinde üye olmuştur, üye olmasını müteakip iş sözleşmesi yaklaşık 50 gün sonra 23.09.2014 tarihinde feshedilmiştir. Her ne kadar davacı daha önce sendika üyesi olmuş ise de dosyadaki bilgi ve belgelerden özellikle davacı tanığı Yaşar Balaban’ın ifadesinden davacının iş akdinin işveren tarafından performans düşüklüğü ve sık sık rapor alması nedeni ile feshedildiği, davacıya sendika üyesi olduğu için baskı yapılmadığı, halen işyerinde sendikalı olup da çalışmakta olan işçilerin bulunduğu anlaşılmaktadır. ” şeklindeki gerekçe ile sendikal tazminatın reddine karar verildiği, ilgili kararda davacının fesih nedeninin tanık beyanı ile de açıkça sabit olduğu üzere performansa dayalı olarak yapıldığı anlaşılmıştır.
Dairemiz incelemesinden de geçen emsal dosyalardan, davalı işverene ait işyerinde yetkili sendikanın … İş Sendikası olduğu, yetki çoğunluğunun 10.10.2014 tarihinde elde edildiği,… iş sendikasından gönderilen belgeler dikkate alındığında işyerindeki sendikalı sayısının her geçen gün azaldığı ve sendikadan istifa ederek iş yerinde çalışmaya devam eden personellerin olduğu,davacının iş aktinin feshinden 3 ay öncesinde sendikaya üye işçi sayısı 51 iken halen 20 sendikalı işçiye düştüğü, sendikadan istifa ettikten sonra iş yerinde çalışmaya devam eden 13 işçinin bulunduğu anlaşılmaktadır..
Duruşmada dinlenen, davacı işçi tanıkları beyanlarında özetle; davacının sendikaya üye olduğunu, sendika çalışmalarına katıldığını, sendikaya üye olması sebebi ile iş akdinin feshedildiğini belirtmişlerdir. Davacı ile aynı gün işten çıkarılan ve dairemizin incelemesinden de geçmiş 2019/1812 Esas- 2019/15670 Karar, 2019/3890 Esas – 2019/16743 Karar, 2019/3892 Esas- 2019/16744 Karar sayılı dosya içeriklerinden de davacıların sendika üyesi olmaları nedeni ile işten çıkarıldıkları anlaşılmaktadır. Dosya içeriği ile emsal dosyalardan ve tanık beyanlarından sendika üyesi işçiler işten çıkarılarak işyerindeki sendikaya üye işçilerin giderek azaltıldığı anlaşılmakla davacının işe iade talebi ve sendikal tazminat talebinin kabulü gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince sendikal tazminatın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Dairemizce 4857 sayılı Yasa’nın 20/3 maddesi uyarınca karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın kabulü ile
a-Davalı işverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
b-6356 sayılı Kanunu’nun 25/5. maddesi uyarınca davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğinin kabulü ile davalının ödemesi gereken tazminat miktarının davacının işverene işe başlatılma talebinin olup, olmamasına, işverenin işe başlatması yada başlatmaması şartına bağlı olmaksızın takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında TESPİTİNE,
c-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
4-Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki A.A.Ü.T. si uyarınca belirlenen 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Alınması gerekli 44,40 TL karar harcından 29,20TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15.20 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan harçlar dahil toplam 198,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
9- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgililere iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 25/09/2019 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.