YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3968
KARAR NO : 2019/11676
KARAR TARİHİ : 21.05.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalının ilk defa 31/07/2008 tanzim tarihli, 01/08/2008 başlama tarihli, 31/07/2009 bitim tarihli belirli süreli “Özel Öğretim Kurumlarında Görev Alan Eğitim Personeline Ait İş Sözleşmesi ” ile davacı müvekkiline ait eğitim kurumunda öğretmen olarak çalışmaya başladığını, müteakiben her yıl kendisiyle yeniden sözleşme yapıldığını ve en son olarak 31/07/2014 tanzim tarihli 01/08/2014 başlama tarihli 31/07/2015 bitim tarihli belirli süreli “Özel Öğretim Kurumlarında Görev Alan Eğitim Personeline Ait İş Sözleşmesi” imzalandığını, davacının sözleşmenin bitim tarihinden önce 12/09/2014 tarihinde davalı bir devlet okuluna atanmış olmasını gerekçe göstererek tek taraflı olarak istifa etmek suretiyle iş sözleşmesini fesh ettiğini, dönem başında gerçekleşen bu beklenmedik durum nedeniyle kendisinin okutması planlanan öğrencilerin öğretmensiz kaldığını yerine başka bir öğretmen arayışına girmek zorunda kalındığını, buna bağlı olarak müvekkili kurumun büyük bir mağduriyet yaşadığını, sözleşmeyi süre bitiminden önce tek taraflı olarak fesh edip istifa ettiğinden sözleşme gereğince brüt ücretinin 24 katı tutarındaki 97.984,32 TL. tazminatın davacıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek, cezai şart bedelinin tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkilinin davacı kurumda 2008 yılında öğretmen olarak çalışmaya başladığını, davalı işverenlikte ağır çalışma koşulları müvekkil için artık dayanılmaz hale geldiğini, kamu personeli seçme sınavına girdiği ve ardından atamasının gerçekleştiğini, davacı işverenliğin sözleşmeyi matbu olarak hazırladığını, her yıl sözleşme yenileme döneminde işçilerinin önüne koyduğunu, işini kaybetme korkusu yaşan müvekkili ve onun gibi çalışma arkadaşlarının bu sözleşmeleri itiraz etmeden imzalamak zorunda kaldıklarını, sözleşmeye konulan ceza şartın geçerliliğinden bahsetmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin aylık 2.250,00 T.L maaşla …’de cocuklarından ve eşinden uzakta geçim için öğretmenlik yaptığını, kendisinden talep edilen parayı davacı işverenliğe ödeyebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin bu tazminat miktarını ödeyebilmesi için uzun yıllar hiç harcama yapmadan çalışması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.maddesinin k bendinde “Eğitim personeli iş bu sözleşmeyi 4857 sayılı kanunun 24/II de belirtilen haklı sebepler dışında süre bitiminden önce hiç bir şekilde tek taraflı olarak sona erdiremez ya da bitiremez. Resmi okul yada kurumlara atanma veya nakil suretiyle geçmek ile erkek personel için askerlik dahil herhangi bir sebeple sözleşme bitmedin fesih istifa vb yollarla sözleşmesini sona erdiren, görevinden ayrılan ya da sözleşmesinin 4857 sayılı yasanın 25/II maddesinde yazılı veya MEB mevzuatında yer alan nedenlerden herhangi birine bağlı olarak işverence haklı sebeple feshine neden olan eğitim personeli sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücretin 24 (veya 36) katı tutarında bir tazminatı cezai şart olarak nakden ve defaaten iş verene ödemeyi, ayrıca kendisinin işi bırakmasından dolayı iş verenin uğradığı tüm zararı gidermeyi, iş verenin mahrum kaldığı kazancı ticari itibarının ve güvenilirliğinin zedelenmesi nedeniyle talep edeceği bedelide kendiliğinden ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Kurumda haklı nedene dayanmaksızın eğitim perosenelin sözleşmesini feshederse aynı miktarda tazminatı ödemeyi kendiliğinden kabul ve taahhüt eder. ” şeklinde hüküm olduğu, sözleşmeye konulan erkek personel için askerlik dahil hükmünün Kanunun davacıya tanıdığı bir hak olduğu, haklı feshi ortadan kaldıracak şekilde cezai şart hükümlerinin sözleşmeye konmasının haklı fesih hallerini sınırlayıcı özelliği itibariyle sözleşmenin geçersizliğini ortaya koyduğu, davacı işverene daha fazla yetki veren söz konusu cezai şart hükümlerinin geçersiz olacağı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir. Dairemizin 2015/25096 E. 2018/19858 K. ve 06/11/2018 tarihli ilamı ile özetle ” …taraflar arasında yapılan sözleşmede cezai şartla ilgili bölümde Kanuna aykırı olarak erkek personel için askerlik nedeninin dahi haklı fesih nedeni olamayacağının belirtilmesi sözleşmenin yada cezai şartın değil ilgili kısmın geçersizliğini doğurur. Buna göre sözleşme ve cezai şart geçerlidir. Mahkemece, davacının yaptığı iş, ücreti ve fesih nedeni dikkate alınarak Borçlar Kanunu’nun 182/son madde hükmü gereği indirim yapılarak cezai şarta hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddi bozmayı gerektirmiştir. ” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ve “Somut olayda her ne kadar cezai şart 24 ay olarak kararlaştırılmışsa da, cezai şartın sözleşme süresinden fazla olduğu, belirlenen cezai şartın işçi tarafından ödenmesinin hakkaniyete uygun olmadığı ve işçinin mahvına neden olacak kadar fahiş nitelikte olduğu, bu nedenle cezai şart oranında TBK 181/son’a göre hakkaniyet indirimi yapılarak davalının sözleşme süresinden önce feshetmesi nedeniyle cezai şartın 2 aylık brüt ücret tutarındaki miktarın davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Karar başlığında dava tarihinin 01/12/2014 yerine, bozmadan sonra UYAP’a kayıt tarihi olan 06/12/2018 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda Borçlar Kanunu’nun 182/son madde hükmü gereği cezai şarttan indirim yapılmış ise de cezai şarta ilişkin taraflar arasındaki sözleşme hükmü, yapılan iş ve tarafların durumları gözetildiğinde indirim oranı fazla olup, daha makul oranda indirim yapılmalıdır.
4- Yine, Mahkemece yapılan takdiri indirimden kaynaklı red nedeniyle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.