Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/4092 E. 2019/11969 K. 23.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4092
KARAR NO : 2019/11969
KARAR TARİHİ : 23.05.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının 15.06.2011 tarihinde iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından tek taraflı olarak ihbar öneli verilmeksizin ve neden bildirilmeksizin 4857 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca feshedildiğini, hafta içi 09:00 – 19:00 saatleri arasında, cumartesi günleri 09:00 – 15:00 saatleri arasında çalıştığını, ayda 3 gün maaşların dağıtılması sırasında çalışmanın 09:00 – 20:00 saatleri arasında olduğunu, müvekkilinin haftada 60 saat çalışmasına rağmen 45 saatlik kısmının ücretinin ödendiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının istifa ettiğini, 15 günlük ihbar süresini bitirdikten sonra çalışmasına son verdiğini, davacının fazla mesai yapmadığını, davacının tanık sıfatı ile verdiği ifadeden bunun belli olduğunu, kabul anlamına gelmekle birlikte fazla mesai yapanlara ücretin ödendiğini, hak edişlerinin bankaya yattığını, davacının bordroları kendisinin düzenlediğini, ama imzalamadığını, davacının tanıklarının davalıya dava açtığını, talep edilen işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme’nin 2013/440 Esas sayılı ilamı ile davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verildiği, dosyanın temyiz edilmesi üzerine temyiz incelemesine gönderildiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2015/15957 Esas sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, bozma ilamında; “Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili ilk kez temyiz dilekçesi ekinde 2012 yılında çıkan yangın nedeni ile çıkan karışıklık sonucu yargılama esnasında sunamadığı bazı belgeler olduğunu belirterek bir kısım ödeme belgeleri ibraz etmiştir. Bu belgelerden sadece kalemle üzerine “ek mesai bedeli” şeklinde açıklama yazılmış olan 515,00 TL. ödeme belgesinin dava ile ilişkisi olabileceği anlaşılmıştır. Diğer belgelerdeki açıklamalarda “ödeme tediye” açıklaması bulunduğu gözetilerek, sadece kalemle üzerine “ek mesai bedeli” şeklinde açıklama yazılmış olan 515,00 TL. ödeme belgesinin davacı asil duruşmaya bizzat celbedilerek davacı asilden ve davacı vekili ile davalı vekilinden sorularak irdelenmesi gerekmektedir. Fesih olgusunu işveren ispatlamalıdır. El yazılı 30/05/2011 tarihli, … Hastanesi Genel Koordinatörlüğü’ne hitaben yazılmış bulunan istifa dilekçesinde, “30/05/2011 tarihinde kendi isteğimle ayrılıyorum gereğinin yapılmasını” yönünde ifade bulunmakta olup davacıya atfen “insan kaynakları koordinatörü” sıfatı ile imza taşımaktadır. Davacı vekili, çalışanlardan işe başlarken istifa dilekçesi alındığını belirterek, işçiden irade fesadı veya alacaklarının ödeneceği vaadi ile alınan istifa dilekçelerine dair bir Yargıtay kararını dilekçesine almıştır. Ayrılış bildirgesinde çıkış tarihi 15/06/2011, kod 04-belirsiz süreli iş sözleşmesnin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi olarak belirtilmiştir. Davacı tanıklarının davalı ile davası bulunmakta olup istifa dilekçesine dair bilgileri bulunmamaktadır, genel olarak işçilerden istifa dilekçesi alındığına dair beyanları bulunmamaktadır, ancak, senet alındığını belirtmişlerdir. Bir kısım davacı tanığı beyanında davalının yıldırma politikalarından bahsetmiştir. Davalı tanıkları istifa dilekçesi alınması, yıldırma politikası, senet ve benzeri iddiaları desteklememişlerdir. 30/05/2011 tarihli istifa dilekçesinde 31/05/2011 tarihinde davacının ayrıldığı denmiş ise de davacı 15 gün daha çalışmıştır. Davalı vekili, davacının istifadan sonra 15 gün daha çalışmasını bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde “yerine eleman bulunana kadar çalıştı” şeklinde açıklamıştır. Cevap dilekçesinde ise ihbar süresini bitirdikten sonra 15/06/2013 çalışmasına son verdiği belirtilmiştir. Bununla birlikte davacının 15 gün daha çalışmasının ihbar öneline dayandığına veya ne sebebe dayandığına dair delil bulunmamaktadır, Davacının hizmet süresi bakımından ihbar öneli ise 15 gün değil 8 haftadır. Dolayısı ile davacı asil bizzat duruşmaya celbedilmeli, kendisine istifa dilekçesi açıklatılmalı ve fesih yeniden irdelenerek kıdem ve ihbar tazminatı konusunda olumlu veya olumsuz bir karara varılmalıdır.” gerekçesi ile mahkememiz hükmünün bozulduğu, bozma ilamına uyulduğu, davacının bizzat duruşmaya celbedilerek 23/03/2018 tarihli celsede beyanına başvurulduğu, davacı asılın o dönemde yönetimle bazı fikir uyuşmazlıklarının olduğunu, hastane genel koordinatörünün kendisiyle çalışmak istemediklerini bizzat söylediğini ve tazminatını alabilmek için bir istifa dilekçesi yazmasını istediklerini, kendisinin de yılların verdiği güvene dayanarak bu dilekçeyi imzaladığını, zaten …’ya bildiriminin de tazminatlı çıkış olarak yapıldığını, dilekçeyi verdikten sonra 15 gün daha çalıştığını, bu çalışmanın ihbar süresi kullandırımı şeklinde olmadığını, bu sırada davalı yanın yerine eleman araştırdığını, 15 günün sonunda artık işi bırakmasını istediklerini bildirdiği, davalı yanın feshe ilişkin savunması ile …’ya yapılan bildirimin uyumlu olmadığı, davacı asılın beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının istifa iradesinin bulunmadığı, davacı tanıklarının davacının davalı tarafından işten çıkarıldığını bildirmesi, davalı tanıklarının ise bu yönde bilgilerinin olmadığını belirtmesi, davalı taraf için bağlayıcı olan …’ya yapılan bildirimde iş akdinin davalı işverenlik tarafından haklı sebep bildirilmeden feshedildiğinin belirtilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının iş akdinin davalı işverenlik tarafından haksız suretle feshedildiği davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı anlaşılmakla 12/01/2015 tarihli bilirkişi raporunda yapılan kıdem ve ihbar tazminatı hesaplaması gerekçeli,ayrıntılı ve dosya kapsamına uygun bulunmakla hükme esas alındığı, fazla mesai ücreti talebine ilişkin olarak davacı asile davalı tarafça dosyaya sunulan ek mesai bedeli başlıklı belge sureti gösterilerek yazı ve imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulmuş, davacı asil yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını, böyle bir ödeme almadığını bildirdiği, davalı tarafça belge aslı dosyaya sunulmadığından yazı ve imza incelemesi yapılamamış, imzası inkar edilen adi belgeye mahkememizce itibar edilmemiş; bozma öncesi verilen fazla mesai ücretine ilişkin karar usuli kazanılmış hak oluşturmakla aynen hükme esas alındığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, Dairemizin 2015/15957 Esas sayılı bozma ilamında “kalemle üzerine “ek mesai bedeli” şeklinde açıklama yazılmış olan 515,00 TL ödeme belgesinin davacı asıl duruşmaya bizzat celbedilerek davacı asıldan ve davacı vekili ile davalı vekilinden sorularak irdelenmesi gerekmektedir.” şeklinde bozma nedeni mevcuttur.
Davacı asıl bozma sonrasındaki duruşmadaki beyanında “Bana göstermiş olduğunuz Şifa hastanesi genel kordinatörlüğüne hitaben yazılmış olan dilekçedeki yazı bana aittir, imzada bana aittir. Ben dilekçede de belirttiğim gibi 30/05/2011 tarihinde bu dilekçeyi davalı tarafın talebi üzerine verdim. O dönemde yönetimle bazı konularda fikir uyuşmazlıklarımız vardı. Bana hastane genel kordinatörü benimle çalışmak istemediklerini söyledi ve tazminatımı alabilmem için bir istifa dilekçesi yazmamı istedi. Ben de yılların verdiği güvene dayanarak dilekçe verdim. Zaten … dan da çıkışımı konuştuğumuz üzere tazminatlı çıkış yaptılar. Bu dilekçeyi verdikten sonra da 15 gün kadar davalı iş yerinde çalıştım. Bu çalışmam ihbar süresinin kullandırılması şeklinde değildi. 15 günün sonunda artık işi bırakmamı istediler. Ben de işi bıraktım. Bu 15 günlük süreçte benim yerime çalışacak başka eleman hastanede ve dışarıdan araştırıyorlardı. O süreçte bulmuş olabilirler. Ben net olarak bilmiyorum. Çok ilgilenmedim. Zaten davalı iş yerinde işe girerken hepimizden istifa dilekçesi almaktadırlar. Benden de almışlardı. Sanırım o eski tarihli diye onu işleme koymadılar. Bana göstermiş olduğunuz ödeme tediye (ek mesai bedeli) başlıklı belgedeki ne yazı ne de imza bana ait değildir. Ben böyle bir ödeme almadım.” yönünde açıklamada bulunmuştur.
Bozma sonrasında davalı vekiline Mahkeme tarafından kesin süre verilerek belge aslı istenmiştir. Mahkeme gerekçesinde davalı vekilinin belge aslını ibraz edemediğinden, yazı ve imza incelemesi yapılamadığı, bu ödeme belgesinin gözetilmediği yönünde açıklama mevcuttur.
Davalı vekili tarafından önceki temyiz aşamasında sunulan belge aslına ulaşılamadığını, yine bir başka davalı vekili bozma sonrasında beyan etmiş ise de;
Bozma konusu belgenin aslı Dairemiz tarafından görülerek bizzat işaretlenmiştir ve halihazırda dosyada zaten mevcuttur.
Bu nedenle, belge aslı davacı asıl duruşmaya bizzat celbedilerek davacı asıla gösterilip açıklatılarak, gerekir ise imza incelemesi yaptırılarak 2015/15957 Esas sayılı bozma ilamının gerekleri yerine getirilmelidir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten dolayı tekrar BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.