YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5293
KARAR NO : 2019/15958
KARAR TARİHİ : 16.09.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 28/10/2008-19/03/2013 tarihleri arasında primler hariç asgari ücret ile çalıştığını, primler eklenince yaklaşık 1.350,00 TL para kazandığını, primlerin yarısının maaş olarak bordrolarına yansıtıldığını, geri kalan kısmının ise bütün işçilere elden ödendiğini, davacının 07.30-19.00-23.00 arası çalıştığını, davalı işverenin davacıyı herhangi bir ihtarda bulunmadan iş akdini haksız olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatları ile ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirkette 01/09/2009-10/03/2013 tarihleri arasında çalıştığını, davacının tam çalışmalarının sigortaya bildirildiğini, kesinlikle sigortasız çalışmasının bulunmadığını, davacının asgari ücretle çalıştığını, davacı dahil tüm çalışanların ücretlerinin bordro düzenlenerek ve imzaları alınarak yasa gereği bankaya ödendiğini, davacının yaptığı suistimaller için yazılı ve sözle uyarıldığını, davacının göreve gitmesi gerekirken göreve çıkmadığını ve tutanak tutulduğunu, yazılı ve sözle savunmasının istenildiği ve buna dair hiç bir gerekçe gösterilmediğini ve davacının iş akdinin feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kıdem ve ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını ödemeyi gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispatı işverende olup bu konuda davalı yanın iddialarını ispatlar nitelikte delil sunamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; “Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili 09.03.2015 havale tarihli dilekçesinin ekinde 30.10.2008-31.08.2009 tarihleri arasına ilişkin davacıya ait ücret bordrolarını sunmuştur. Bordroların bir kısmı imzalı bir kısmı ise imzasız olup, bazı bordrolarda fazla mesai tahakkuku bulunduğu anlaşılmıştır. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre fazla mesai alacağı, ihtirazi kayıtsız fazla mesai ücreti ödenen aylar için hesaplanamaz. İmzalı ücret bordrolarında fazla mesai tahakkuku bulunan aylar ile imzasız olup fazla mesai tahakkuklarını da içeren ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapıldığı anlaşılan ayların fazla mesai alacak hesabından dışlanması gerekirken, söz konusu ücret bordroları dikkate alınmadan yapılan hesaba itibarla hüküm kurulması hatalıdır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hak edilen kıdem tazminatı brüt 5.402,23 TL, ihbar tazminatı ise brüt 2.353,40 TL olarak hesaplanmasına karşın, Mahkemece hak edilenden fazla şekilde brüt 5.600,80 TL kıdem tazminatı ile brüt 2.611,50 TL ihbar tazminatının hüküm altına alınması isabetsizdir.
Mahkemece davacının yıllık izin ücreti talebi hakkında hüküm fıkrasında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi HMK’nın 297. maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleri belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece 2.353,40 TL brüt ihbar tazminatına hükmedilmiş olup 500 TL’sine dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verildiği dikkate alındığında bakiye 1.853,40 TL’ye ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken 2.111,50 TL’nin ıslah tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesi, hükmedilen 1.164,00 brüt TL fazla çalışma alacağının 500 TL’sine dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verildiği dikkate alındığında bakiye 664,00 TL’ye ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken 2.110,48 TL’nin ıslah tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nın geçici 3/2 maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Temyize konu kararın hüküm fıkrasının 2 ve 3 numaralı bentlerinin çıkartılarak, yerlerine;
“ 2- 2.353,40 TL brüt ihbar tazminatının 500,00 TL’sinin dava tarihi olan 21/03/2013 tarihinden itibaren, 1.853,40 TL’sinin ıslah tarihi olan 01/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3- 1.164,00 brüt TL fazla çalışma alacağının 500,00 TL’sinin dava tarihi olan 21/03/2013 tarihinden itibaren, 664,00 TL’sinin ıslah tarihi olan 01/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” bentlerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, nisbi temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16/09/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.