YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5846
KARAR NO : 2019/16038
KARAR TARİHİ : 17.09.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenlikte sigortalı işçi olarak çalıştığını, davalı işverenin kamu kurumu tüzel kişisi, davacının ise kamu işçisi olmasından dolayı 6772 sayılı Kanun gereği kendisine ödenmesi gereken ilave tediye alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı temsilcisi, davacı ile davalı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesine göre, personele her yılın Ocak ve Temmuz aylarında ikramiye ödeneceği ve bu ödemeler haricinde nakdi ödeme yapılmayacağının belirtildiğini, zamanaşımı süresinin beş yıl olduğunu ve geriye dönük ilave tediyelerinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 17.04.2017 tarih, 2015/19365 Esas, 2017/6658 Karar sayılı kararı ile “…Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama çıplak brüt ücret üzerinden değil, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen prime esas kazanç miktarları esas alınarak yapılmıştır. Ayrıca davacıya ait ücret bordrolarının tamamı dosyaya getirtilmemiştir. Bu nedenlerle Mahkemece, kamu kurumu olduğu tartışmasız bulunan davalıdan ücret bordrolarının tamamı getirtilip, çıplak brüt üzerinden gerekli hesaplama yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken, eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, hüküm altına alınan miktarın talepten fazla olması da hatalıdır.” gerekçesi ile bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Yine 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Yasanın 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece gerekçeli kararda bozma ilamından sonra alınan 16.07.2018 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin hükme esas alındığı ve davacının 27.943,76 TL ilave tediye alacağı olduğu belirtilmesine rağmen, Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere kısa kararda bozma öncesi hesaplanan 31.112 TL üzerinden hüküm kurulması nedeniyle gerekçeli kararın hüküm fıkrasında da aynı miktara yer verilmiştir. Bu durumda gerekçe/hüküm çelişkisi yaratılmıştır.
Sonuç olarak, HMK’nın 298/2. maddesine aykırı şekilde gerekçe/hüküm çelişkisi içeren ve hesaplanandan fazlasını hüküm altına alan kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.