YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6951
KARAR NO : 2019/20613
KARAR TARİHİ : 21.11.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalıya ait işyerinde 1999 yılı Haziran ayında işe başladığını, 10/02/2012 tarihinde sigortalı gösterildiğini, davacının evlilik nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini, kıdem tazminatı ödemesi olarak 11.850,00 TL ödendiğini iddia ederek; bakiye kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatili alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemenin ilk kararı, Dairemizin 10/01/2019 tarih ve 2017/9026 Esas, 2019/578 Karar sayılı ilamıyla “1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının birden fazla talebi olmasına rağmen hükümde hiçbir talep ayrıştırılmaksızın “Islah talebi de nazara alınarak fazla çalışma, ulusal bayram – genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve hafta tatili çalışması olarak 68.162,05.-TL’nin 10/09/2013 ihtar tarihinden itibaren işleyecek talep gibi yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesiyle yetinilmesi, HMK.nın 297. maddesine aykırı olduğu gibi, hükmün bu haliyle infazının mümkün olmadığının düşünülmemesi hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, davacının taleplerini ayrıştırarak HMK.nın 297. maddesine uygun, infaza elverişli şekilde hüküm kurmaktır.
3-Kabule göre ise; kararı temyiz eden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin ekinde sunulan bordroların nazara alınarak; ayrıca 10/09/2013 tarihli ihtarnamenin de tebliğ şerhli suretinin getirtilerek değerlendirilmesi gerekmektedir.” gerekçeleriyle sair nedenler incelenmeksizin bozulmuştur.
Yerel mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Gerekçeli kararda dava tarihinin 09/10/2013 yerine 22/03/2019 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Dava 09/10/2013 tarihinde açılmış olup, davalı vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde ileri sürmediği zamanaşımı def’ini, cevap dilekçesini ıslah ederek ileri sürmüştür. Dairemiz uygulamasına göre, cevap dilekçesinin süresinde verilmesi kaydıyla, zamanaşımı def’inin cevap dilekçesinin ıslahı yöntemiyle ileri sürülmesi mümkündür.
Açıklanan nedenle, davacının talep ettiği ve hüküm altına alınan fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları bakımından; 09/10/2008 tarihi öncesi zamanaşımına uğramıştır.
Mahkemece bu durumu gözeten 25/05/2015 tarihli ek bilirkişi raporu dikkate alınarak söz konusu alacakların hüküm altına alınması gerekirken, zamanaşımı def’ini gözetmeyen kök rapora göre karar verilmesi hatalıdır.
4-Talep brüt olup, hüküm altına alınan miktarlar da brüt olduğuna göre her bir alacak kaleminde hüküm altına alınan miktarın brüt olduğunun ayrı ayrı yazılması yerine, infazda tereddüde yol açacak şekilde “brüt ücret üzerinden hüküm altına alınan işçilik alacaklarına ilişkin yasal kesintilerin tahsil aşamasında dikkate alınmasına” denilmesiyle yetinilmesi de hatalıdır.
5-Bozma öncesindeki kararda, hüküm altına alınan alacaklara yasal faiz yürütüldüğü halde ve bu hususun davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek; fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları bakımından yasal faizi geçmemek kaydıyla bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerekirken, doğrudan bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi de ayrıca hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.