YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/77
KARAR NO : 2019/10756
KARAR TARİHİ : 13.05.2019
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ . HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; 08/07/2015 – 05/12/2016 tarihleri arasında tanker şoförü olarak çalıştığını, iş akdinin haksız sebeple savunmasının alınarak feshedildiğini iddia ederek, feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş güvenliğine aykırı harekette bulunduğunu, davacının trafikte dolu tankerle geri manevra yaparak iş güvenliğini tehlikeye attığını iş akdi feshinin haklı nedene dayandığını davacının da savunmasında dönecek olması sebebiyle kavşağı belirleyemediğini bu nedenle ihlali yaptığını kabul ettiğini bu nedenle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, fesih bildirimi, davacı asilin beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının yol güzergahını tam bilememesinden kaynaklı yolda duraksama ve çok kısa geri manevra yapmak suretiyle güzergahına devam edebildiği, iddia edilen ihlal nedeniyle herhangi bir zararın oluşmadığı, davacının kastına dayanan bir hareketinin bulunmadığı, anlatımı yapılan fesih bildiriminin iş akdinin feshi gibi ağır bir müeyyide ile karşılanmasının orantısız olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince davalı işverenlikte tanker şoförü olarak çalışan davacıya mevzuatta belirtilen eğitimleri verdiği, kontrol ve denetimini yaptığını isbatlayamadığı, yine feshe dayanak yapılan trafikte durma ve akabinde geriye doğru gitme olayının mevcudiyetinin taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, söz konusu olay sırasında davacının yanında da birisi olduğu iddia edilmediğine göre şoför olarak görev yapan davacının eyleminin iş güvenliğini tehlikeye düşürebileceği açık olmakla birlikte davacının önceden benzer eylemlerde bulunmadığı, bir anlık refleks ile hareket ettiği, kendi isteği veya savsama durumunun bu olayda varlığının kabul edilemeyeceği, kaldı ki belli oranda irade, kasıt veya ihmal iradesine sahip olmayan davacının eylemine fesih yaptırımı uygulanmasının İlk Derece Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere orantısız olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi değiştirilerek davacının işe iadesine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı Yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işverenlikte 08/07/2015 tarihinde çalışmaya başlayan ve tanker şoförü olarak çalışan davacının iş akdi 05/12/2016 tarihli fesih bildirimi ile ” 30/11/2016 tarihinde kontrolünüz altında bulunan … Plakalı araç ile … istasyonunda gerçekleştirdiğiniz sevkiyat esnasında dolu tanker ile akan trafikte duraksadığınız, ardından geri manevra yapmak suretiyle trafik kurallarını ihlal ettiğiniz, iş sağlığı ve güvenliği kurallarını tehlikeye attığınız görülmüş olup savunmanız talep edilmiştir. Konuya ilişkin savunmanızda dönecek olduğunuz kavşağı belirleyememeniz ve ileride başka dönüş görememeniz nedeniyle anılan ihlali gerçekleştirdiğinizi ikrar etmiş bulunmaktasınız. Konuya ilişkin savunmanızda ileri sürmüş olduğunuz kavşak konusunda tereddüt yaşamış olmanızın tarafımıza trafik kurallarını ihlal etmek suretiyle iş sağlığı ve güvenliğini tehlikeye sokma imkanı vermediği sabittir… İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi… Madde hükümlerince haklı nedenle fesih imkanı verdiği sabittir.. .” denilmek suretiyle feshedilmiştir.
Davacı asil duruşma tutanağına geçen beyanında “iş akdinin feshi ile ilgili olan olay benim ilk defa sefere gittiğim …-…’da olmuştur. Ben ilk defa gittiğimden dolayı bir noktada durarak yolu belirlemek için ve belirlediğim yola gitmek için 1 metre kadar geri gittim. Bu geri gitmem aracın bankete çıkma ihtimalini önlemek içindi ve mecburen yapmam gerekiyordu. Bu olayla ilgili herhangi bir trafik cezası uygulanmış değildir. Trafik görevlisi de yoktu. Tahminime göre davalı tarafından o gün görevlendirilen ve beni takip eden birisi tarafından tespit edilmiş olabilir. Bu husus bana açıklanmadı. Fesih bildiriminde de belirtilmedi.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacının duruşma sırasındaki kendi beyanından da açıkça belli olduğu üzere sevk ve idaresinde bulunan akaryakıt yüklü dolu tanker ile seyir halindeyken döneceği yeri geçmesi nedeniyle dönüş yapacağı yere kadar kara yolunda kısa bir mesafe geri geri geldiği bu olaydan bir şekilde haberdar olan davalı işverenin davacının iş güvenliği kurallarına uymadığı ve işi tehlikeye soktuğu gerekçesiyle iş akdini feshettiği sabittir.
Davacının karayolunda akaryakıt yüklü dolu tankerle geri geri gitmesi somut bir zarara yol açmamışsa da kullanılan aracın ağır vasıta olması ve yanıcı tehlikeli madde taşıması nedeniyle trafik güvenliğinin ihlal edildiği ve olumsuzluklara yol açıldığı da sabittir ancak, olayın ilk defa vuku bulması, geri gidilen mesafenin kısalığı gibi olayın oluş özellikleri dikkate alındığında işveren feshinin haklı değil fakat geçerli nedene dayandığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
H) HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 44,40 TL karar-ilam harcından peşin alınan 29,20 TL’nin mahsubu ile bakiye 15,20 TL karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 200 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan avansların talep halinde ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
8-Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 13/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.