YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1930
KARAR NO : 2020/9457
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalı şirketin …’de bulunan … yerinde yurt içi tır şoförü olarak 14/12/2012 tarihinde çalışmaya başladığını, 26/07/2013 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, davacının aylık 1.400,00 TL ücret aldığını, fesih tarihi itibariyle 2013 yılının Haziran ve Temmuz aylarına ait maaşlarını alamadığını, ayrıca 2013 yılının Temmuz ayı yol harcırahının da ödenmediğini, müvekkiline tebliğ edilen sürüş ve dinlenme süreleri formuna hiçbir zaman uyulmadığını, bu nedenlerle davacının 26/07/2013 tarihli noter ihtarnamesi ile … akdini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek; fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ödenmeyen ücret alacağı ve harcırah alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.(Davacı daha sonra … 2. … Mahkemesinin 2015/271 Esas sayılı dosyası ile, davalı aleyhine açtığı davada kıdem tazminatı alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.)
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; … sözleşmesinin sona erme şekli açısından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmasının mümkün olmadığını, tam tersine müvekkil şirketin mağduriyetine neden olduğundan müvekkil şirket lehine ihbar tazminatı talep etme hakkının doğduğunu, davacının müvekkil şirket bünyesinde çalıştığı süre boyunca aylık ücretini gecikme yaşamadan aldığını, şirket kayıtlarında da bu mevzuunun görüleceğini, davacının fazla çalışma ücretlerinin de ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı tarafından temyizi üzerine karar, Dairemizce özetle ve sonuç olarak;
“1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davacının dava dilekçesi ve aşamalarda ki beyanlarına göre, kullandığı yıllık ücretli izin süresi toplamda 10 gün olup, hizmet süresine göre hak kazandığı izin süresinden 10 gün düşülerek, bakiye 4 gün üzerinden hesaplanıp, kabulü gerekirken, yıllık izin ücreti talebinin yazılı şekilde 7 gün üzerinden hesaplanarak hüküm altına alınması hatalıdır.
3-Dosyada mübrez puantaj belgeleri ve takograf kayıtlarına göre, … akdinin feshedildiği Temmuz ayında davacının fiili olarak 6 gün çalıştığı anlaşılmaktadır. İşverence sunulan ödeme belgelerine göre, davacıya 6 günlük harcırah alacağının ödendiği sabittir. Davacının bakiye harcırah alacağı bulunmadığından harcırah alacağı talebinin reddi yerine, kabulü isabetsizdir.
4-Davacı dava dilekçesinde, fesih tarihi itibariyle 2013 yılının Haziran ve Temmuz aylarına ait maaşlarını alamadığını iddia etmiş ise de; Haziran ayı ücret alacağı dava açılmadan önce ödendiğinden, ücret alacağı talebinin Haziran ayına ilişkin kısmında davacı haksız olup, bu durumun davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti ve davalının sorumlu olduğu yargılama giderlerinde gözetilmemesi de hatalıdır.
5- Davacı tarafından açılan dava, belirsiz alacak davası türlerinden kısmi eda, külli tespit davası niteliğinde olduğundan, dava ile istenen miktarlara dava tarihinden, arttırılan miktarlara artırım tarihinden itibaren faiz yürütülmesi yerinde ise de, dava ve artırım tarihlerinin hükümde açıkça belirtilmemesinin, yine kıdem tazminatına ilişkin hükümde fesih tarihinin açıkça yazılmamasının, infazda tereddüt yaratacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmesine rağmen, hükmüne uyulan bozma ilamının 3 numaralı bendi gereği, harcırah alacağı talebinin reddi yerine, kabulü hatalıdır.
3-Bozma sonrası mahkemece verilen hükümde, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti hesaplanırken, yıllık izin ücretindeki kısmi red miktarı gözetilmediği gibi hükmüne uyulan bozma ilamının 4 numaralı bendinde açıklandığı üzere; ücret alacağı talebinin Haziran ayına ilişkin kısmı dava açılmadan önce ödendiğinden bu kısım açısından davacı haksız olup, bu durumun davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti ve davalının sorumlu olduğu yargılama giderlerinde gözetilmesi gerekirken, talep edilen ücret alacağının tamamı red vekalet ücretine konu olmuştur.
Red vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaplanırken; hem reddedilen harcırah alacağı tutarı, hem yıllık izin ücretindeki kısmi red tutarı hemde ücret alacağının sadece Haziran ayı ücretine dair olan kısmının (30 günlük Haziran ve 22 günlük Temmuz ayı maaşı 500,00 TL olarak talep edildiğinden sadece Haziran ayı açısından ücret alacağı 500.00 TL / 52=9,61×30=288,46 TL olarak) esas alınması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.