YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2389
KARAR NO : 2020/10361
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 02.12.2009 – 21.03.2013 tarihleri arasında davalıya ait hastane kompleksi dahilinde kardiyoloji uzmanı olarak aralıksız çalıştığını, davalı tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden haksız bir şekilde tek taraflı iş akdinin feshedildiğini, almakta olduğu son maaşının 15.000,00 TL olduğunu, iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirket usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar (Kapatılan) Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 25.04.2016 tarih ve 2016/10522 esas, 2016/9179 sayılı kararıyla “Dosya kapsamı ile Dairemizce yapılan geri çevirme sonrası temin edilen belgelere göre taraflar arasında prime esas kazancın tespitine ilişkin Antalya 1. İş Mahkemesinin 2013/477 esas sayılı dosyasında mahkemece verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmış olup, ilgili dosyasının sonucu eldeki uyuşmazlığın çözümünü doğrudan etkileyeceğinden o dosyada verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği gözetilmeden sonuca gidilmesi bozmayı gerektirmiştir” gerekçesiyle bozulmuş, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunduğu, davacının gerçek ücretinin aylık 15.000,00 TL olduğunun tespiti ile davalı şirket tarafından ödenen sigorta primlerinin ve kurum kayıtlarının düzeltilmesi talepli dava açtığı, açılan dava neticesinde Antalya 1. İş Mahkemesi’nin 2013/477 esas 2015/562 karar sayılı kararıyla “davacının iddia ettiği ücretin dosyada mevcut sözleşmeler gereğince hizmet akdi bedeli değil, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan ve davacının kurmuş olduğu şirkete sözleşme gereğince ödenen paralar olduğu” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 29/11/2018 tarih 2016/5510 esas 2018/10012 karar sayılı kararıyla onandığı ve bu şekilde kesinleştiği, verilen onama kararının davacının ücretinin miktarı yönünden bağlayıcı olduğu anlaşılmakla Mahkemece davacının asgari ücret yerine aylık brüt 14.000,00 TL ücret aldığının kabulü ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.