Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/2636 E. 2020/10702 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2636
KARAR NO : 2020/10702
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 18/05/2004 tarihinden beri beton santrali operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini beyanla fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkil şirkette 14/04/2006 tarihinde yağlayıcı ve gresleyici olarak işe başladığını, 30/07/2011 tarihinde işten ayrıldığını, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmediğini, davacının kendi iradesiyle işten ayrıldığını, bu durumun davacının müvekkil şirkete vermiş olduğu istifa dilekçesiyle sabit olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma ilamına uyulmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.
Mahkemece tanık beyanlarına istinaden davacının yaz dönemi (9 ay) haftada 32 saat, kış dönemi (3 ay) haftada 14,5 saat fazla çalışması bulunduğu kabul edilerek alacağın hesaplandığı bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulmuş ise de, karar bu yönü itibariyle dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Somut uyuşmazlıkta, tüm dosya kapsamı, yapılan işin niteliği ve tanık beyanlarına göre davacının yılın 9 aylık yaz döneminde haftanın 6 günü 07.00-19.30 saatleri arası 1,5 saat ara dinlenme ile 3 aylık kış döneminde(aralık, ocak ve şubat ayları) ise haftanın 6 günü bir saat ara dinlenmesi ile 08.00 ilâ 18.00 saatleri arasında çalıştığı anlaşılmaktadır. Belirtilen çalışma düzenine göre davacının yılın 9 aylık yaz döneminde haftalık 21 saat, 3 aylık kış döneminde ise haftada 9 saat fazla çalışması bulunduğu kabul edilerek fazla çalışma ücreti alacağı belirlenmeli, uygun bir indirim suretiyle hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile verilen karar isabetsizdir.
3-4857 sayılı İş Kanunu’nun 46 ncı maddesinde işçinin, tatil gününden önce aynı yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla yedi günlük zaman dilimi içinde 24 saat dinlenme hakkının bulunduğu açıklanmıştır. İşçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında ifade edilmiştir.
Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta tanık beyanları ile kanıtlandığı gerekçesiyle yazılı şekilde hafta tatili alacağı hüküm altına alınmış ise de, karar bu yönü itibariyle de isabetsizdir.
Yargılamada dinlenilen davacı tanığı … davacının haftanın 6 günü çalıştığını beyan etmiş, davacı tanıkları… ve…, davacının 7 gün çalıştığını beyan etmiş ise de, bu tanıklar da beyanlarında yılın 9 aylık yoğun çalışılan yaz dönemindedavacının haftanın 6 günü çalıştığını ifade ettiği ve kesin bir durumu ortaya koyamadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre davacının hafta tatili alacağı talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 06/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.