YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3291
KARAR NO : 2020/10408
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının asıl işveren olan davalıya ait işyerinde dava dışı alt işveren bünyesinde mikser şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 10.12.2015 tarihli kararın davalı vekilinde temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 21.05.2019 tarihli, 2017/22633 E. – 2019/11273 K. sayılı ilamında belirtilen “…Ancak somut uyuşmazlık yönünden değerlendirme yapıldığında, davacının uyuşmazlık konusu dönemin tamamında … Çimento A.Ş.’nin asıl işveren olarak faaliyet gösterdiği iş kapsamında asıl işverene ait işyerinde çalışıp çalışmadığı belli değildir. Keza kesinleşen dava dosyası içinde uyuşmazlık konusu döneme ilişkin hizmet alım sözleşmelerinin bulunmadığı görülmektedir. Ayrıca dosya kapsamındaki kayıtlara göre davacının 17/06/2004-05/07/2006 tarihleri arasında 1029558, 06/07/2006-24/10/20007 tarihleri arasında 1040613, 25/10/2007 – 27/11/2008 tarihleri arasında 1044171 sicil numaralı… … A.Ş.’ye ait işyerlerinde çalıştığı tespit edilmekle birlikte, bu işyerlerinin … Çimento A.Ş.’nin alt işverenine ait işyeri olup olmadığı, daha doğrusu ihale kapsamında üstlenilen işe ilişkin işyeri olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Hal böyle iken, mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 139 ve 140 madde hükümlerine aykırı olarak tarafların yokluğunda ön inceleme yapılıp, tahkikat aşamasına geçilmek suretiyle herhangi bir yargılama yapılmadan, uyuşmazlık konusu dönemin tamamı yönünden asıl işveren sıfatı ile … Çimento A.Ş.’nin sorumlu olduğu yönünde karar tesis edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. ” gerekçe ile bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek devam edilen yargılama sonunda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Somut olayda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 21.05.2019 tarihli , 2017/22633 E. – 2019/11273 K. sayılı bozma ilamı ile davacının uyuşmazlık konusu dönemin tamamında … Çimento A.Ş.’nin asıl işveren olarak faaliyet gösterdiği iş kapsamında asıl işverene ait işyerinde çalışıp çalışmadığı belli değildir. Keza kesinleşen dava dosyası içinde uyuşmazlık konusu döneme ilişkin hizmet alım sözleşmelerinin bulunmadığı görülmektedir. Ayrıca dosya kapsamındaki kayıtlara göre davacının 17/06/2004-05/07/2006 tarihleri arasında 1029558, 06/07/2006-24/10/20007 tarihleri arasında 1040613, 25/10/2007-27/11/2008 tarihleri arasında 1044171 sicil numaralı… … A.Ş.’ye ait işyerlerinde çalıştığı tespit edilmekle birlikte, bu işyerlerinin … Çimento A.Ş.’nin alt işverenine ait işyeri olup olmadığı, daha doğrusu ihale kapsamında üstlenilen işe ilişkin işyeri olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Hal böyle iken, mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 139 ve 140 madde hükümlerine aykırı olarak tarafların yokluğunda ön inceleme yapılıp, tahkikat aşamasına geçilmek suretiyle herhangi bir yargılama yapılmadan, uyuşmazlık konusu dönemin tamamı yönünden asıl işveren sıfatı ile … Çimento A.Ş.’nin sorumlu olduğu yönünde karar tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, mahkeme yönünden; bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, kararda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve yerine getirilmesi istenilen hususlar kapsamında, yargılama usulünün, davanın sürüncemede kalmaması ve en az maliyetle bir an önce bitirilmesi amacına yönelik “usûl ekonomisi ilkesi” çerçevesindeki hükümleri ışığında, uyulan bozma kararı gereğinin yerine, tam olarak getirilmemesi gerekçesiyle ikinci kez “BOZULMASINA” sebebiyet vermeyecek şekilde, özenle işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama davacı tanıklarının beyanlarına başvurulmuştur. Mahkemece, asıl işveren – alt işveren kavramlarına ilişkin açıklama yapıldıktan sonra “…Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olayda davalı ile dava dışı şirketler arasında yukarıda izah edilen şekil ve şartlarda aslı işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, bu nedenle davacının alacaklarından davalının da sorumlu olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.” gerekçesi ile bozma öncesi gibi karar verilmiştir.
Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 21.05.2019 tarihli , 2017/22633 E. – 2019/11273 K. sayılı bozma ilamı uyarınca mahkemece yapılması gereken, davacının uyuşmazlık konusu dönemin tamamında … Çimento A.Ş.’nin asıl işveren olarak faaliyet gösterdiği iş kapsamında asıl işverene ait işyerinde çalışıp çalışmadığının şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmesi ,bunun için davacının 17/06/2004-05/07/2006 tarihleri arasında 1029558, 06/07/2006 – 24/10/20007 tarihleri arasında 1040613, 25/10/2007 – 27/11/2008 tarihleri arasında 1044171 sicil numaralı… … A.Ş.’ye ait işyerlerinde çalıştığı tespit edilmekle birlikte, bu işyerlerinin … Çimento A.Ş.’nin alt işverenine ait işyeri olup olmadığı, daha doğrusu ihale kapsamında üstlenilen işe ilişkin işyeri olup olmadığının araştırılması , uyuşmazlık konusu döneme ilişkin hizmet alım sözleşmelerinin ve ihale şartnamelerinin dosya içine getirtilerek değerlendirilmesidir. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bu yönüyle bozma gereği yerine getirilmediğinden hüküm hatalı olup bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.10.2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.