YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5486
KARAR NO : 2020/11024
KARAR TARİHİ : 07.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacı işçi ile davalı işveren arasında yapılan 09.05.2011 tarihli protokol ile davacının davalı şirketteki çalışmaları karşılığı bakiye işçilik alacağının 65.766,72 USD olduğu ve alacağın belirtili vadelerde 5 taksit halinde ödenmesi hususunda tarafların mutabakata vardıklarını, davalının yalnızca 16.07.2011 tarihinde 20.000 USD ödeme yapmak suretiyle protokol hükümlerini ihlal etmesi nedeniyle bakiye alacağın tahsili için Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2015/2339 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının yetki, asıl alacak, faiz ve feriler yönünden itiraz ettiğini, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla, Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2015/2339 takip sayılı dosyasına vaki itirazının iptalini ve alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 02.07.2019 tarihli bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılamada toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Somut olayda, Mahkeme tarafından 05.04.2016 tarihinde verilen ilk kararda davalı lehine 1.800,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmemiştir. Artık bu durumda davalı lehine daha yüksek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği dosya kapsamından anlaşılsa dahi bu durum davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceğinden bozma sonrasında yapılan yargılamada da davalı lehine daha yüksek bir vekalet ücretine hükmedilemeyecektir. Hal böyle olunca; bozma sonrasında davacının usuli kazanılmış hakkı gözetilmeden davalı lehine 10.777,81 TL vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasının 7. bendi olan “Kendisini vekille temsil eden davalı adına A.A.Ü.T.’ne göre davanın reddedilen değeri üzerinden hesaplanan 10.777,81 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” hükmünde “10.777,81 TL” rakam ve harfleri çıkartılarak “1.800,00 TL” rakam ve harflerinin yazılmasına, hükmün “Kendisini vekille temsil eden davalı adına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre davanın reddedilen değeri üzerinden hesaplanan 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.